| Navigasyon |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
Erkek İsimleri
A Harfi
Abakay :Bir Türk boyunun adı
Abay :Ustalık, beceri, hüner
Abdullah :Allah'ın adamı- Allah'a ait olan,onun yolundan giden kişi
Abidin :Dua eden / Duacı
Acar :Güçlü, gürbüz, dinç, iriyarı, yiğit, atılgan, gözüpek, kabaday, çalışkan, becerikli, çevik, tezcanlı, açıkgöz, zeki, yeni
Acaralp :Güçlü, yiğit
Acarbay :Güçlü ve zengin kimse
Acarbey :Güçlü bey
Acarer :Yiğit erkek, yürekli er, gözüpek erkek
Acarkan :Güçlü, gözüpek, atılgan
Acaröz :Özü yiğit, özü güçlü, yiğit kimse, yiğit özlü
Acarsoy :Yiğit soy, güçlü soy, gözüpek soy
Acartürk :Yiğit Türk, gözüpek Türk, güçlü Türk, becerikli Türk, çalışkan Türk
Acatay :Güçlü tay
Acun :Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren
Acunal :Evrenle, dünya ile ilgili, evrensel
Acunalp :Dünya yiğidi
Acuner :Dünya eri, dünya yiğidi
Acunseven :Dünyayı seven, evreni seven
Açıkalın :Alnı açık kimse, açık alınlı kişi, temiz kişi
Açıkgün :Güneşli gün, bulutsuz gün
Adal :İyi bir ün kazan, adın yayılsın
Adalan :Adı bilinen, tanınan, iyi ünü olan
Adalır :Adlanır, ad alır, bilinir
Adar :Uygur metinlerinde geçen bir Türk adı, olgunluk, erginlik, süre zaman
Adaş :Adları eş olanlar, aynı adı taşıyanlardan her biri, kardeş, edinilmiş olan, arkadaş
Adem :Allah'ın yarattığı ilk insan / Adam
Adıgün :(Gündüz doğan çocuğa verilir) adı aydınlık, gün gibi olan
Adısönmez :Adı sürekli olarak yaşar, adı sürer gider, kuşaktan kuşağa sürer
Adıvar :Adı yok değil adsız değil, adlandırılmış
Adil :Adaletli / Hakça davranan
Adlığ :Adı var, adı sanı bilinen, tanınmış ünlü
Adnan :Eski Türk isimlerinden / İki gökyüzü, iki cennet anlamında
Adsay :1434'te öldüğü bilinen Moğol hakanlarından biri
Affan :Kendini kötülüklerden uzak tutan
Afşar :Eli çabuk, çabuk iş gören, Oğuz Han'ın oğullarından birinin adı, Türkmenlerin bir boyunun adı
Afşın :bkz. Afşin
Afşin :Tuğrul bey ve Alpaslan döneminde Anadolu'nun ele geçirilmesinde Yeri olan ünlü Türk komutanı, savaşlarda kullanılan, giysi, kargı
Agah :Bilgili / Bilen / Haberli / Uyanık
Ağa :Büyük kardeş, ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan Varlıklı kimse, eski Türklerde kimi örgütlerin başında bulunanlara verilen san
Ağabay :Ağa ve çok varsıl kimse
Ağan :Geceleri gökte, ara sıra, hızla akıp gittiği görülen ışıklı nokta, göktaşı, akanyıldız
Ağaner :Akanyıldız gibi güzel er, akaner
Ağarantan :Işımakta olan sabah vakti, sabahın erken vakti, tan vakti, güneş doğmadan önceki vakit
Ağca :Rengi beyaza yakın, beyazca akça,
Ağçelik :Çok iyi su verilmiş, çelik, ak çelik
Ağer :Temiz kişi, temiz erkek, ak er
Ağırtaş :Ağırlığı çok olan taş, ağırbaşlı kimse
Ağış :Su buharının havaya çıkış durumu, yükseliş
Ahmet :Övülmeye değer/ Beğenilmiş / Allah'a şükreden /
Ahsen :En güzel
Ahter :Yıldız
Aka :Büyük, saygıdeğer kimse,ağa
Akabay :Ağa, varlıklı kimse, ağabay
Akabey :Varlıklı kimse, ağa ve bey
Akad :Mezopotamya'da kurulmuş çok eski bir devlet, temiz ad, iyi ad
Akadlı :Adı ak, soyu temiz
Akagündüz :Asıl adı Enis Avni olan bir yazarımızın takma adı, Aka Gündüz
Akal :Beyaz ve al
Akalan :Ak alan, ak meydan, beyaz alan
Akalın :Temiz alın, açık alın, ak alın
Akalp :Ak yiğit, ak er, temiz yiğit
Akaltan :Hem beyaz hem al sabah vakti
Akaltın :Beyaz altın, ak altın
Akan :Akıp gitmekte olan
Akanay :Akıp giden Ay
Akaner :Akıp giden yiğit
Akansu :Akıp giden su
Akant :Beyaz yemin, ak yemin
Akar :"Akmak" eylemini yapar
Akarca :Akıp giden su, akan su, akarsu
Akarçay :Akıp giden su, akıp giden çay
Akarsel :Akıp giden sel.
Akarsu :Dere çay, ırmak gibi akıp giden suların genel adı
Akartuna :Akıp giden Tuna Irmağı
Akartürk :Su gibi akıcı Türk
Akasoy :Ağa soylu, soyunda ağalık bulunan kimse ağa soyu
Akat :bkz. Akad
Akata :Temiz ata, namuslu ata, lekesiz ata
Akatay :Temiz ve herkesçe bilinen kimse
Akay :Parlak ay, aydınlık, ışık Ay, dolunay adam, erkek, Kuzey Türklerinde erkek çocuklarından büyüğe verieln ad, ağa
Akaydın :Temiz ve aydınlık, ak aydınlık
Akba :Sazlık, bataklık, ağba
Akbal :Ak renkte bal, beyaz bal, bir tür tatlı
Akbaran :Ak güç
Akbaş :Tane tutamamış ekin, başağı, bir tür ak buğday, şahinden büyük bir av kuşu
Akbaşak :Ak başaklı buğday, ak buğday, gözü ekilen, kabuğu beyaz, yumuşak bir tür buğday, ince ve sık yapraklı ak çiçekli yabanıl bir ot
Akbatu :Temiz ve güçlü
Akbatur :Namuslu ve yiğit
Akbay :Namuslu ve varsıl, Mısır Türk Kölemenlerinden bir kişi
Akbayar :Namuslu, temiz ve yüce
Akbeğ :Namuslu ve varsıl, akbay, ak bey
Akbek :Namuslu ve varsıl, akbay, ak bey, ak beğ
Akbel :Ak, beyaz, ile "bir dağın iki tepesi arasında geçit veren çukurca yer anlamına gelen "bel" sözcüğünden oluşan bir ad
Akbilge :Lekesiz ve bilge, temiz bilge
Akbora :Ak yel, ak fırtına
Akbudak :Ak renkli budak
Akbulut :Beyaz bulut, pamuk bulut
Akburç :Ak renkli ak renkli kale burcu
Akburçak :Bir metre boyu olabilen bir burçak türü
Akcan :Temiz can
Akça :Oldukça ak renkli, beyaza yakın, beyazca
Akçakaya :Oldukça ak renkli kaya, beyazca kaya
Akçakıl :Ak renkte küçük taş, akarsu kıyılarındaki ak renkli küçük taş
Akçal :Ak renge yakın, beyaza yakın beyaza çalan
Akçalı :Beyaz çalı, paraya bağlı, para ile ilgili, parası olan zengin
Akçasu :Ak su, duru su
Akçay :Duru çay, ak su
Akçayel :Anadolu'nun kimi yerinde kuzeyden, kimi yerinde de kuzey batıdan esen yel
Akçıl :Beyaza yakın, beyazı çok, içinde ak renk bulunan, kırçıl
Akçınar :Bir çınar türü
Akçit :Ak Güneş, aydınlık yüz, ışıklı yüz
Akdağ :Anadolu'nun kimi yerlerindeki dağların adı, ak renkli dağ
Akdal :Beyaz dal
Akdamar :Beyaz damar, akan damar
Akdemir :Döğme demir
Akdeniz :Ülkemizin güneyindeki deniz
Akdik :Ak renkte ve dik
Akdiken :Gövem eriği ya da geyik dikeni de denilen bir bitki alıç
Akdoğ :Doğ ve ak git
Akdoğan :Kıvrık ve kısa gagalı, yırtıcı bir kuş
Akdoğdu :(Beyaz tenli doğan bebeğe verilir) ak tenli doğan kimse
Akdoğmuş :Akça pakça doğmuş, beyaz tenli doğmuş
Akdoğu :Beyaz şafak, ak ışıklı doğu
Akdora :Ak renkte dağ tepesi, ak doruk
Akdoruk :Beyaz renkte, ağaçsız dağ tepesi
Akduman :Beyaz duman
Akdur :Ak ve dur, akıp git ve dur, akıp dur, sürekli olarak ak
Aker :Namuslu yiğit
Akergin :Ak ve olgun
Akersan :Yiğit sanlı
Akersoy :Namuslu ve yiğit soylu
Akgiray :Temiz ve yaraşır
Akgüç :Namuslu ve güçlü
Akgün :Aydınlık gün, mutlu gün
Akgündüz :Aydınlık gündüz
Akgüner :Aydınlık sabah vakti
Akgüngör :Aydınlık günler gör
Akhan :Ak soylu han
Akı :Eli açık, yiğit, ağa, kardeş
Akıalp :Eli açık, yiğit, yiğitler yiğidi
Akıman :Eli açık, yiğit, yiğit kimse
Akın :Düşman ülkelerine yapılan saldırı
Akınalp :Akın yiğidi
Akıner :Ekın eri, akın yapan er
Akıneri :Akın yapan yiğit, akıncı yiğit
Akıntan :Tan vakti, tanyeri ağarırken yapılan akın
Akif :Dünya işlerinden uzaklaşıp, ibadet için Allah'a yönelen
Akil :Akıllı , Rüştünü kanıtlama konumuna gelmiş , yaptıklarının farkında olan
Akkor :Işık saçan aklığa varıncaya değin ısıtılmış olan, beyaz kor, beyaz ateş
Akköz :Ak renkte göz, ak kor
Akman :Lekesiz, temiz kimse, temiz ak, güzel, ak alımlı
Akmaner :Lekesiz yiğit, ak alınlı kimse
Akmeriç :"Ak gibi Meriç" duru sulu meriç
Akmut :Lekesiz ve mutlu
Aköz :Özü ak, temiz,
Akpolat :Ak çelik, Manas Destanı'nda geçen bir ad
Akpulat :bkz. Akpolat
Aksal :"Birçok kalın direğin ya yana bağlanmasıyla yapılan, düz ve korkuluksuz deniz ya da ırmak taşıtı" demek olan "Sal" ile "ak"tan oluşmuş bir ad
Aksan :temiz, lekesiz ün
Aksay :Ak renkte yassı ta, boz renkli kayalık yer
Aksel :Beyaz sel
Aksın :Akıp gitsin, aksın gitsin, doğrusun temizsin
Aksoy :Temiz soy, lekesiz soy
Aksu :Kayalardan sızan tatlı ve duru su, Anadolu'da birçok akarsu ve yer adı
Aksungur :Atmacaya benzeyen bir kuş, akdoğan
Akşın :Teni ve kılları ak renkli kimse
Akşin :bkz. Akşın
Akşit :Işıklı yüz, aydınlık yüz, Güneş, gün yüzlü, kutlu, uğurlu
Aktaç :Gelin tacı
Aktan :Aydınlık sabah vakti, avlu, evin önündeki açıklık
Aktaş :Beyaz taş, kireçtaşı
Aktay :Beyaz tay; Toktamış Han'ın başkomutanı, Kırgızlardan bir boyun atası
Aktekin :Ak şehzade
Akter :Beyaz ter
Aktimur :Dövme demir, akdemir
Aktolga :Ak kargı
Aktuna :Duru tuna, berrak Tuna
Aktün :Aydınlık gece, ışıklı gece
Akün :İyi ad, temiz ad, temiz ün
Akünal :Temiz ün sahibi ol
Akyel :güneyden esen yel, lodos, (kimi yerde) doğudan esen yel, (kimi yerlerde) kuzeyden esen yel, poyraz
Alaatin :Dini yükseltmek, yüceltmek için çalışan
Alanay :Alanları aydınlatan Ay
Alaner :Alan eri, meydan yiğidi
Alangu :Altın geyik
Alatan :Güneş'in doğuşundan önceki vakit
Alaz :Yanan ve ışık veren nesnelerin türlü biçimlerde de uzanan dili, yalaz, yalım alev
Alçın :Al, kırmızı, kırmızıya çalan küçük bir kuş
Aldemir :Ateşte ısıtılıp kırmızı hale getirilen demir Al-Demir
Aldoğan :Bir tür doğan
Alev :Yanan nesnelerin ve gazların türlü biçimlerde görünen parlak ve ışıklı dili, alaz, yalaz, yalım
Algan :Ele geçiren, alan, kentleri, ülkeleri ele geçiren
Algın :Sevdalı, tutkun, vurgun, aşık, güçlü, dolgun, keskin, iyi, güzelAlgün kızıl gün, al renkli Güneş, kızıl Güneş
Alhan :Al renkli prens
Ali :Yüce, yüksek, şanlı, onurlu kimse
Alican :Cana yakın, içtenlikli, candan, sıcakkanlı, girişken
Alim :Bilim adamı, bilgin ilim bilen,ilimle uğraşan kimse
Alkan :Kızıl kan
Alkım :Yağmur sonu gökte beliren renkli görüntü, gökkuşağı
Alkın :Korkusuz, yiğit, kızıl kın
Alkor :Kıpkırmızı ateş, kızıl köz
Alkun :El gün, herkes
Alp :Yiğit, soylu, kahraman Türkçe adlarda bazen başa ya da sona da konulan ek
Alpagut :Mal mülk sahibi, çiftlik sahibi, kurt seçkin yiğit
Alpağan :Yiğit
Alpar :Yiğit, kahraman, yiğit er, alp er, yiğit kişi
Alparslan :Korkusuz, yiğit, Soylu, aslan gibi anlamında
Alpartun :Yiğit ve onurlu
Alpas :Kızıl pas al renkli pas
Alpat :Yiğit al
Alpay :Yiğit Ay, yiğit ve Ay gibi güzel
Alpaydın :Yiğit ve aydınlık, yiğit ve bilgili yiğit ve aydın
Alpçetin :Yiğit ve çetin kişi
Alpdemir :Yiğit ve demir gibi
Alpdoğan :Yiğit ve doğan kuşu gibi, yiğit ve yırtıcı, yiğit doğmuş olan, yiğit doğan
Alper :Alp + Er Cesur erkek Soylu erkek anlamında
Alperen :Yiğit ve ermiş kişi
Alpergin :Yiğit ve ergin, yiğit ve olgun
Alpermiş :Yiğit ve ermiş kişi
Alpertunga :Kaplan gibi yiğit erkek, tarihsel Türk adlarından İran mitolojisinde Afrasiyap'ın Türkçe adı. Yiğitlik simgesi
Alpgiray :Kırım hanlarından. "Giray" Kırım hanlarına verilen bir ünvandı. Yiğit ve yaraşır
Alphan :Yiğit han
Alpkan :Yiğit, yiğit kanlı, soyca yiğit olan
Alpkutlu :Yiğit ve uğurlu, uğurlu yiğit
Alpman :Yiğit kimse
Alpsoy :Soyca yiğit olan, soylu
Alpsü :Yiğit asker, yiğit subay, yiğit er
Alptekin :Alp+ Tekin Soylu prens, güvenilir ve soylu
Alptuğ :Yiğit tuğu, yiğitlik simgesi
Alptuğrul :Yiğit alıcı kuş, yiğit doğan
Alsaç :Al renkli saç, kızıl saç, al ve saç, al ve ortalığa dağıt
Alsan :Ünlen, san, al tanın
Altan :Al + Tan Kırmızı + şafak, güneşin şafaktaki kırmızı rengi
Altaner :Kızıl tan eri, kızıl şafak yiğidi, altın renkli şafak
Altay :Altın, yüce dağ, Orta Asya'daki Tanrıdağı, Tiyanşan Dağları, Asya'da bir Türk budunu
Altemur :Kızıl kor durumuna gelmiş demir
Altınay :Altından yapılmış ay
Altıner :Altın gibi değerli kimse
Altınöz :Özü altın gibi olan kimse
Altınsoy :Çok değerli soy, altın gibi soy
Altıntuğ :Çok değerli tuğ
Altuğ :Al renkli tuğ, kızıl tuğ, kızıl tuğlu
Altuna :Al renkli Tuna, Kızıl Tuna
Altunay :Altından yapılmış Ay altın Ay
Altunç :Kızıl tunç
Altuner :Çok değerli kimse, altın yiğit
Altunhan :Çin'de cumhuriyet kuruluncaya değin hanlık yapmış olan ünlü devlet adamı
Altuntaş :Üçüncü Harzem Devleti'ni kuran kişi
Amaç :Ulaşılmak istenilen yüce ülkü, erek
Andaç :Anı için verilen şey, armağan, anı
Andak :Ak ant, temiz yemin, diken, sellerin oyduğu yar
Angın :Ünlü, tanınmış
Anı :Yaşanmış olgulardan belleğin sakladığı her türlü iz, bir olguyu anımsatan şey, hatıra
Anıl :("Anılmak"tan buyruk) "unutulmayasın, sonsuza değin anılasın", sakin, yavaş, ağır, amaç, erekAnsı unutma, herzman an, her zman anımsa
Ant :Tanrı'yı, kutsal bilinen şeyleri tanık göstererek yapılan onama ya da yansıma, söz verme
Apa :Büyük kız kardeş, abla
Apaydın :Işıklar içinde, çok aydınlık
Arabul :Arabuluculuk yap, iki yanın arasını bul, ara ve bul
Aral :Asya'da bir göl, iki şey arası iki şey arasındaki göl ya da deniz, sıra dağlar
Aran :Ova, kuytu, yer, sıcak yer, kışlak
Aras :Doğu Anadolu'da bir ırmak, Erzurum'a bağlı bir bucak, bulunulmuş mal
Arat :Yürekli kişi, yüreklilik
Arbas :Çok güçlü erkek
Arbaş :Mavi gözlü ve sarı saçlı erkek, yaramaz
Arca :Çam, çam ağacı, temiz
Arda :Halef, ardından gelen
Ardıç :Güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen bir ağaç, dağ servisi, Çamgillerden kokulu bir ot
Ardıl :Arkadan gelen, sonra gelen (ilk ya da birkaç çocuktan sonra doğan), öncekinden sonra, ardından gelen
Argın :Yorgun, bitkin, zayıf, bir tür yaban armudu
Argun :Yorgun, bitkin, zayıf, argın, pars türünden bir yırtıcı, Cengizhan soyunun İran'da kurulduğu İlhanlı Devleti'nin dördüncü hükümdarının adı; Kamıştan yapılmış bir çalgı; gizli, saklı, arınmış, çok temiz
Argün :Temiz gün, günlük güneşlik, yaşama sevinci veren gün
Arhan :Temiz han, temiz yönetici, yiğit han.
Arı :Katışık olmayan, temiz, çiçeklerden bal yapan, iğnesiyle sokan böcek,
Arıbal :Arının yaptığı bal, arı balı, tatlı kimse, hoş kimse, katışıksız, bal, temiz bal, saf bal
Arıbaş :Temiz kimse, çalışkan kimse, arı gibi çalışan baş
Arıca :Temizce arı gibi
Arıcan :Temiz kimse
Arıç :Dirlik, düzenlik, barış
Arıel :Dürüst, temiz kimse, temiz elli, temiz el
Arıer :Temiz er, katışıksız, er, temiz kimse
Arığ :Arı, temiz, saf, katışıksız, eti yağı erimiş, arık zayıf
Arıhan :bkz. Arhan
Arık :Eti yağı erimiş, zayıf
Arıkal :Temiz kal
Arıkan :Saf kan, temiz kan, soylu kan
Arıker :Temiz kimse, çelimsiz erkek
Arıkut :Temiz ve kutlu
Arıman :Dürüst ve temiz kişi
Arın :Temiz arı, saf, katışıksız, tertemiz ol, arılaş
Arınç :Erinç, huzur, barış
Arısal :Arı gibi çalışkan
Arısan :Adı, sanı temiz kimse
Arısoy :Katışıksız soy, temiz soy, soyu temiz kimse
Arısu :Katışıksız su, arı duru su, temiz su, saf su
Arış :Kağnı otu
Arıt :Arınmasını sağla, temiz bir duruma getir, arılaştır
Arıtan :Temiz bir duruma getiren, temizleyen
Arıtaş :Temiz taş
Arıyüz :Temiz yüz, temiz yüzlü
Arkadaş :Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kişilerden her biri, bir işte birlikte bulunanlardan her biri, dost, yardım eden ve arka çıkan, destek olan kimse, kendisiyle yakınlık kurulan, kendisine yakınlık ve dostluk duyulan kimse
Arkan :Arı kan, temiz kan, soylu kan
Arkın :Arkada, geride olan, ağır, yavaş, sakin dingin
Arkun :bkz. Arkın
Arkut :Temiz ve uğurlu arı ve kutlu
Armağan :Birine karşılıksız olarak verilen şey, birini sevindirmek, gönlünü hoş etmek İçin verilen şey ödül
Arman :İstek, amaç, dürüst, temiz insan, arı insan
Arol :Arı ol, çalışkan ol
Arpad :Macaristan'ı ele geçiren, Macaristan'daki Fin Uygur halkının önderi, Arpadlar Hanedanının kurucusu
Arpağ :Büyü, sihir
Arpak :bkz. Arpağ
Arpat :bkz. Arpad
Arsal :Arı gibi, arısal, kumral
Arsan :Yüce gönüllü, adı sanı, temiz kimse, arı san
Arsen :Kurtuluş
Arslan :Aslan
Arslaner :Aslaner
Arsoy :Arısoy
Arsu :Arısu
Artaç :Ar + Taç Utanma duygusunu baş tacı eden
Artam :İyilikçilik, doğruluk, yiğitlik gibi övgüye değer niteliklerin genel adı, erdem
Artuk :Artmış olan, artan, kalan, üstün, ünlü Selçuklu emiri
Artun :Kendine güvenen, onurlu, ağırbaşlı
Artunç :Arı tunç, katışıksız tunç
Aru :Arı, katışıksız temiz
Arukan :Soylu kan, temiz kan, arı kan
Arun :bkz. Arın
Aruz :Türk Edebiyatında kullanılan ölçü
Aryüz :Temiz yüz, arı yüz, temiz yüzlü
Arzık :Dine çok bağlı kimse, uysal, iyi huylu
Asal :Bir şeyde öğe olan, temel
Asıl :Başlıca, başta gelen, bir şeyin kendisi, başkası değil, kök, köken, gerçeklik
Asım :Temiz, namuslu, sağlam karakterli
Asil :Soylu, soylu bir aileden gelen,seçkin insan
Aslan :Etoburlardan, yırtıcı ve güçlü orman hayvanı, yürekli, yiğit, güçlü kimse
Aslaner :Yiğit erkek, yiğit kimse, aslan gibi kimse
Asu :Pek yaramaz çocuk, van yakan hırçın,
Asutay :Yaramaz, huysuz tay, yaramaz çocuk
Aşan :Öte yana geçip giden, yüksek bir yerin, ötesine geçen, uygur yazıtlarında geçen bir ad
Aşar :Aşıp gider, öte yana geçer,
Aşkın :Çok, fazla, üstün, üzüm bağ ve asmalarında yeni göğeren dallar, dalların ucundaki yapraksız, meyvesiz uzantılar, ışkın
Aşkınay :Aşıp gitmekte olan, Ay, yeni Ay, ışkın Ay
Aşkıner :Üstün er, üstün kimse
Aşkun :bkz. Aşkın
Ata :Baba, ced, ecdat, büyükbaba, bilge
Atabay :Saygıdeğer ve varsıl kimse, Seçuklular döneminde bir unvan, atabey
Atabey :bkz. Atabek
Atacan :Hoşgörüsü olan kimse, babacan
Ataç :Atalardan sürüp gelen
Atadan :Atalardan sürüp gelen, ataç
Ataeli :Ata yurdu, ataların doğup büyüdüğü, yaşadığı yer
Atahan :Büyük yönetici, ata durumundaki han
Atak :Atılgan yiğit, yürekli
Atakan :Atalardan gelen kan
Ataker :Atılgan yiğit, atılgan ve yiğit
Atakol :Atılgan ol
Atakul :Ataya kul, ataya kul olan, ata kulu, lala
Atalay :Benim atam
Ataman :Ata, ata kişi, başkan bağbuğ
Atamer :"Benim atam er kişidir", yiğit atam
Ataner :"Senin atan er kişidir, yiğittir
Atanur :Atasından aldığı nuru taşıyan
Ataol :Gelecek kuşaklara baba, ata olasın
Ataöv :Atalar seni övsün
Atasagun :Hekimlerin babası, atası
Atasay :Atayı say, ataya saygı göster
Atasev :Atayı, ataları, babayı sev
Ataseven :Atasını, babasını seven
Atasever :Atalarını seven kimse
Atasevin :Atalarınla sevin
Atasoy :Ata soyu, atadan
Atasü :Asker babası, asker atası
Atay :Herkesçe bilinen, tanınmış, ünlü
Ateş :Yanmakta olan cisim
Atıf :Eğilimli, birine şefkatle eğilen, sevgi duyan / Bir şeye yönlendirilen
Atıl :("Atılmak"tan buyruk) "ileri doğru koş", "saldır" "fırla"
Atılay / Atalay :Kolaylıkla ileri atılabilen, cesur kimse
Atılay :Ay gibi güzel ve atılgan
Atılgan :Güçlüklerden ve tehlikelerden yılmayarak daima ileriye atılan, Girişken, tez canlı
Atım :Atılan bir şeyin gidebildiği uzaklık
Atınç :"Sevinç" "övünç" gibi sözcükler örnekleşerek "atmak" eyleminden yapılmış bir sözcük
Atik :Çok hızlı davranan, çevik
Atila :bkz. Attila
Atilla / Attila :Hunların "Tanrının Kırbacı" denilen büyük hükümdarı
Atilla :bkz. Attila
Atlan :Ata bin, at sahibi ol
Atlı :Atı olan, iyi bir adı bulunan, ünlü, tanınmış, adlı,
Atlığ :bkz. Atlı
Atlıhan :Ünlü han, atı olan, han, söylenceye göre, Oğuz Han'ımın atası Attila hunların büyük imparatoru
Avar :VII. Yüzyıl sonuna değin Orta Avrupa'da güçlü bir devlet olarak Yaşayan bir Türk boyu
Avni :Yardım etmek, yardımda bulunmak, yardımla ilgili
Avşar :bkz. Afşar
Avunç :İnsanı avutan, teselli eden şey
Ayalp :Ay gibi güzel ve yiğit
Ayanç :Saygı
Ayas :Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, ayaz
Ayata :Eski Türklerin inanışına göre gökyüzünün ikinci katında oturan tanrı, Ay tanrısı
Ayataç :Ay'a taç olan kimse
Ayaydın :Çok aydınlık, Ay gibi aydınlık, ay ışığı
Ayaz :Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, bulutsuz ve Ay ışıklı gecede Çıkan soğuk
Aybar :İnsanda saygı uyandıran görünüş, görkem
Aybars :Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı, (Hun İmparatoru Attila'nın amcasının adı)
Aybay :Ay kadar güzel ve zengin
Aybek :Hindistan'da saltanat süren Raziye Hatun'un ünlü komutanı, daha sonraki adı Kutluğ Han
Ayberk :Ay kadar güzel olan
Aybey :Ay gibi doğan erkek, bey
Aybora :Ay kadar güzel, fırtına kadar yıkıcı, Ay ve fırtına
Ayca :Yüzü Ay gibi aydınlık ve güzel olan
Aycan :Ay gibi kimse, Ay ve can
Ayçetin :Ay kadar güzel ve çetin
Aydan :Aya benzer, ay gibi aydınlatan
Aydar :Manas Destanı'nda adı geçen bir kahraman, perçem
Aydemir :Doğtamacı keseri, Ay biçiminde bir balta
Aydeniz :Ay ile deniz
Aydın :Beyni çağdaş düşüncelerle aydınlanmış, bilgili kişi
Aydınalp :Aydınlık ve yiğit
Aydınay :Her yeri aydınlatan Ay, aydınlık Ay, parlak Ay
Aydıner :Aydınlık yüzlü kimse
Aydıntan :Işıklı sabah vakti, aydınlık sabah vakti
Aydinç :Dinç Ay, Ay gibi güzel ve dinç
Aydoğan :Ay gibi doğmuş olan
Aydoğdu :Ay gibi doğmuş olan, Ay gibi doğan
Aydoğmuş :Ay gibi doğmuş, ay kadar güzel olan
Aydolun :Ay'ın on dördü, dolunay
Aygen :gönül arkadaşı, sevgili
Aygören :ay'ın doğduğunu, gören, aylı gecede doğan
Aygün :Ay gibi parlak ve ışıklı güzel gün
Ayhan :Ay gibi güzel ve ışıklı han
Ayık :Anlayışlı, uyanık, açıkgöz, zeki
Aykaç :Güzel söz söyleyen, ozan
Aykan :Kanı ay gibi parlak ve temiz Ay Kanlı
Aykut :Ay gibi kutlu, ay kadar uğurlu
Aykutalp :Ay kadar kutlu ve yiğit, Ertuğrul Gazi'nin yanında Anadolu'ya geçen Bir Türk komutanı
Aykutlu :Ay gibi güzel ve uğurlu, uğurlu Ay
Aykün :bkz. Aygün
Aylan :Açıklık, alan, tarla, sulamakta kullanılan kuyu
Ayman :Ay gibi güzel kimse
Aymete :Ay ve Hun İmparatoru Mete'den oluşmuş bir ad
Aymutlu :Ay gibi güzel ve mutlu, mutlu Ay
Aypar :Görkem, saygı uyandıran görünüş, aybar
Aypars :Ay gibi güzel ve pars gibi yırtıcı bkz. Aybars
Aypolat :Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam
Ayral :Başkalarından değişik olan, ayrı olan
Aysal :Ay'la ilgili, Ay gibi
Aysan :Ay gibi güzel ad.
Aysen :Sen Ay gibisin
Aysev :Ay'ı sev
Aysın :Ay gibi güzelsin, sen Ay'sın
Aysoy :Ay gibi güzel soy
Aytaç :Ay gibi taçlı
Aytan :Ay gibi güzel, tan gibi aydınlık
Aytar :Olanları bildiren, haber veren
Aytek :Ay gibi tek olan
Aytekin :Ay gibi parlak ve biricik. Çok değerli Ay + Tek
Aytemur :Ay gibi güzel ve demir gibi sağlam
Aytigin :bkz. Aytekin
Aytimur :Horasan'da 1344 yıllarında hüküm süren bir Türk hanı
Aytok :Ay gibi güzel ve tok
Aytolun :Ay'ın on dördü, ay'ın dolunay durumu, dolunay
Aytop :Yuvarlak ay, nurtopu gibi
Aytun :Ay ve gece, Aylı gece
Aytuna :Ay gibi güzel ve Tuna Irmağı gibi görkemli
Aytunca :Ay gibi güzel ve Tunca Irmağı gibi görkemli
Aytunç :Ay gibi güzel ve tunç gibi sağlam
Aytün :Aylı gece
Aytürk :Ay gibi güzel ve Türk gibi güçlü
Ayverdi :Ay'ın verdiği kimse, Çağatay oymağından birinin adı
Ayyüce :Yücelerdeki Ay
Azim :Bir şeyler yapmak için kararlı kişi, Azmeden, Azimli
Aziz :Onur sahibi yüce, Saygıdeğer, Manevi gücü çok üstün
Azmi :Kemikli, kemikle ilgili / Azim sahibi
Azrak :Çok az bulunur, değerli
B Harfi
Babür :Hindistan'da yaşayan bir tür kaplan/Babür imparatorluğunun kurucusu Babürşah'tan
Badak :Ufak tefek, ufak yapılı
Badak :Ufak tefek, ufak yapılı
Badakalp :Ufak tefek yiğit
Bagatur :Yiğit, kahraman, batur, alp, bahadır
Bağatur, :bkz. Bagatur
Bağatur :Bkz. Bagatur
Bağdaç :Bağdaşan, uyuşan dost
Bağış :Bağışlanmış olan şey, (mecaz olarak) Tanrı'nın bağışladığı kimse
Baha :Değer fiyat, kıymatinin karşılığı, Ederi
Bahadır :Yiğit , kahraman, atak, gözünü daldan budaktan esirgemeyen
Bahri :Denizle ilgili, denizci, denizingücü, sonsuzluğu
Bahtiyar :Mutlu, talihli, Hayatından memnunolan
Baki :Süreklilik sahibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz, sonu olmayan..
Bala :Küçük çocuk, Yavru, Korunması gereken
Balaban :Bir tür yırtıcı kuş. İri cins birtür Doğan (kuş)
Balamir :M.Ö. 475 yıllarında Don Irmağı'nı geçerek Rusya'yı alan, Tuna kıyılarına dek dayanan bir Türk hükümdarı
Balatekin :Küçümen ve biricik, küçük şehzade
Baldaş :Bal gibi tatlı, taş, gibi sağlam, sert
Baler :Bal gibi tatlı kimse, bal gibi erkek, yiğit
Balı :Türk erenlerinden biri, gömütü Sofya'da bulunan Balı eren.
Balım :Bektaşiliğe düzen veren Balım Sultan'ın adı; bal gibi olanım, tatlım
Balkan :Sarp ve ormanlık sıradağlar
Balkar :Kafkasya’da yaşayan Kıpkaçlar’ın bir kolu
Balkı :Şimşek, ışık, parlayış, çok güzel
Balkır :Işıl ışıl parıldar, ışık saçar
Baltaş :Balı gibi tatlı taş gibi sağlam, sert
Bangu :Çığlık, tiz, ses, yüksek ses, bağırtı, yankı
Barak :Çok akıllı kimse, Sarı Saltık'ın mürütlerinden Barak Baba'nın Adından; vaktiyle Gaziantep öresinde yerleşmiş olan bir aşiretin adı; Nizip ilçesine bağlı bucak (ki adını buraya yerleşmiş Barak aşiretinden alır
Baran :Durağanlığı harekete çeviren etken, direnci kıran ya da Direnç doğuran özellik, güç, ulu, yüksek
Baranalp :Güçlü yiğit
Baransel :Güce, kuvvete ait. Güçsel.
Barbaros :"Barba Rosse" Kırmızı sakal. Asıl adı Hızır olan büyük Türk amiraline Avrupalıların taktığı ad.
Barçın :Süslü ipekli kumaş
Barın :Güç, baran; Moğol döneminde Orta Asyada'ki büyük Türk boylarından birinin adı
Barış :Savaştan ya da dargınlıktan sonra, iki yanın uzlaşması, anlaşması
Barışkan :Barışsever, barış düşkünü
Barışta :Barış zamanı doğmuş olan
Barkın :Gezgin, Seyyah, Sürekli gezipdolaşan
Barlas :İyi savaşa, savaşçı yiğit
Bartu :En eski Türk hanlarından birinin adı
Bartunç :Güçlü tunç
Baskan :Düşmanı alt etme, yengi
Baskın :Beklenmedik bir zamanda yapılan saldırı, sıcak sisi, sağlıklı üstün
Basri :Gören, görme ile ilgili, görebilmek
Başağa :Ağaların başı, kıdemli
Başak :Buğday, arpa gibi ürünlerin tanelerini taşıyan başları, koçanları
Başar :Gereken biçimde bitir, yapacağın işte başarıya ulaş
Başaran :Yapacağı işte başarıya ulaşan, işi gereken biçimde bitiren Ereğine ulaşan
Başarı :Başarılan iş, bir işte ulaşılan isteğe uygun sonuç
Başat :Hepsinden üstün, benzerlerinden üstün, egemen, en başta gelen
Başay :Ilk ay
Başbay :Çok varsıl kimse, baş zengin
Başdoğan :İlk doğan
Başeğmez :Güçlü, başeğmeyen, yenilmez
Başer :Başta gelen kimse, başta gelen er
Başhan :hanların başı
Başkal :Her zaman baş kalasın
Başkan :Baş olan kimse, bir topluluğun başı, önder
Başkut :Uğurlu kimse
Başman :İleri gelen, sözü geçen kimse, bir topluluğun ileri gelen başı
Başol :Yöneten bir kimse ol
Batı :Güneş'in battığı yön
Batıbek :Batı beyi
Batıhan :Batının sultanı, hanı
Batıkan :Batı+ Khan Batının Hanı ya da Batının Kanı anlamında
Batıray :Yiğit Ay, hem yiğit hem ay gibi
Batırhan :Yiğit han
Battal :Kahraman. Oldukça iri yapılı, Alışılmışın dışında büyük
Batu :Güçlü Kuvvetli
Batuğ :Güçlü, yiğit, alp, güneşin battığı yön, batı
Batuğhan :Güçlü han, yiğit, yönetici
Batuhan :bkz. Batuğhan
Batuk :Güçlü, alp, yiğit, bkz. Batu, batuğ
Batur :Alp, yiğit, yürekli, bahadır
Baturalp :Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
Baturay :Hem yiğit hem Ay gibi olan
Bayar :Büyük, ulu yüce.
Baybars :Eskiden Türklerin besledikleri bir tür küçük kaplan; çok zengin ve kaplan gibi yiğit Türk Memluk İmparatorluğu'nun dördüncü sultanının adı
Baybora :Hem zengin hem fırtına gibi
Baycan :Zengin kimse
Baydar :İlhanlı Devleti komutanlarından
Baydoğan :Çok zengin doğmuş olan kimse, varsıl doğan
Baydu :Hülagü'nun torunu, İlhanlı hükümdarı
Bayduhan :Kutluk Devleti şehzadelerinden
Baydur :Zengin ve ölümsüz olan
Bayduralp :Zengin ve ölümsüz yiğit
Bayezit/Beyazıt :Birçok Osmanlı şehzadesinin ortakadı.
Baygüç :Zengin ve güçlü
Bayhan :Zengin han
Bayır :Bir tepenin eğilimli yeri, yokuş
Baykal :Yaban atı, Moğolistan'da büyük bir göl, deniz
Baykam :Sağaltman, sağlığa kavuşturan kimse
Baykan :Soylu kimse, zengin ve soylu
Baykara :Doğan türünden yırtıcı bir kuş
Baykurt :Malı mülkü çok olan kurt, zengin ve kurt gibi olan
Baykut :Zengin ve uğurlu kimse
Baykutay :Zengin, kutlu ve Ay gibi güzel kimse
Bayman :Zengin kimse
Bayraktar :Bayrak taşıyan.
Bayram :Ulusca kutlanılan, Kutsal ve önemli günler.
Bayrav :Çok yeğin, şiddetli
Bayrı :Çok eskiden bu yana var olan, Gazne hükümdarı Alptekin'in yerine geçen kimsenin adı
Bayruk :Eskimiş
Baysal :Dirlik düzenlik içinde, sakin,gürültüsüz.
Baysan :Varlıklı ve ünlü
Baysu :Varlıklı ve su gibi değerli
Baysungur :Şahin türüden yırtıcı bir kuş, Timur'un torunu
Baytaş :Bir beye hizmet eden kimse
Baytekin :Bengin ve biricik, varlıklı şehzade
Baytok :Zengin ve gönlü tok, bir kırgız oymağının kurucusunun adı
Baytüzün :Varlıklı ve adaletli
Bayülken :Eski türk inanışına göre göğün on altıncı katında oturan barış
Bedi :Bir eşi daha bulunmayan benzersiz
Bedih :Çok saygın ve çok büyük bir ünü olan anlamında
Bedir :Ayın ondördü. Dolunay. Ay.
Bedirhan :Ay+ Han gibi Bedir + Han
Bediz :Açık, belli, görünen. 2.Süs
Bedrettin :Ayın ondördü gibi ışık saçan, temiz ve yüce
Bedri :Ay gibi, aya benzeyen, Aya ait
Beha :Ender, zor bulunan
Behçet :Sevinç, güzellik, güler yüzlülük.
Behiç :Şen güzel, güzel yüzlü
Behir :Deniz
Behlil / Behlül :Çok gülen, hayır sahibi, güleryüzlü
Behlül :Çok gülen, şakacı 2.Hayırsever kimse
Behnan :İyimser ve sempatik kişi alamında
Behram :Merih Yıldızı.
Behzad / Behzat :Doğuştan iyi soylu
Behzat :Doğuştan iyi, soylu kişi
Beker :Güçlü, kuvvetli
Beki / Bekri :El değmemiş, Bakir, Tertemiz, bozulmamış.
Bekir :Sabah erken kalkan.
Bektaş :Saygın, aziz, denk, eşit.
Bektürk :Türk geleneklerine güçlü bir şekilde bağlı olan
Belek :Armağan
Beler :Hun İmparatoru Attilla'nın dedelerinden
Belger :Benzerlerinden ayrı olan
Beliğ :Telafuzu düzgün olan
Benam :Şöhretli ve iyimser kişi
Benan :Parmaklar, parmak uçları
Bender :Liman
Bener :Kendisinin koruyucu olduğuna inanan kişi
Bengialp :Yiğitliği ve kahramanlığıyla sonsuza dek anılacak olan kişi
Bengibay :Saygınlığıyla sonsuza dek anılacak olan kişi
Bengisan :Adı sonsuza dek anılacak kişi
Bengisoy :Soyu sonsuza dek yaşayacak olan
Benian :Hep beni anımsa
Bentürk :Türklüğü ile övünen kişi
Beran :Koç başı
Berat :İzinli, müsaadeli olmak / Diploma
Berdan :Eşitliği sağlayan kimse
Bereket :Bolluk, gürlük, ongunluk
Berge :İz
Bergin :Güçlü, kuvvetli
Berhan :Sağlam, güçlü kan 2.Güçlü komutan
Berk :Sert, sağlam, katı 2.Yıldırım
Berkal :Sağlam, güçlü, sert ol
Berkan :Parıldayış, şakıma
Berkant :Bozulamaz yemin 2.Sağlam, güçlü 3. Orta Asya'da sıradağlar
Berkay :Güçlü ve ay gibi
Berke :Kamçı, kırbaç
Berkel :Güçlü el, sağlam
Berker :Güçlü, sağlam erkek
Berki :Çok parlak
Berkin :Çok kuvvetli 2.Pekiştirilmiş
Berkkan :Geçmişi sağlam olan kimse
Berkman :Kişiliği sağlam olan kimse
Berkok :Güçlü ok
Berkol :Güçlü, sağlam ol
Berksal :Güçlü, sağlam
Berksan :Adı, sanı sağlam bilinen
Berksay :Sert kaya
Berksin :Güçlü, sağlam, kuvvetli
Berksoy :Güçlü, kuvvetli soy
Berksu :Sert su
Berksun :Gücünü ver
Berktan :Tanyeri gibi güzel ve güçlü
Berkün :Sağlam ün, şan
Berran :Keskin
Bertan :Tan yeri gibi güzel ve güçlü kimse
Berter :Üstün ve değerli kimse
Besim :Güler yüzlü
Beşer :İnsanoğlu
Beşir :Müjde getiren, güler yüzlü
Betim :Bir şeyin resmi ya da heykeli 2.Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı
Beyda :Çöl
Beydaş :Dürüstlük, doğruluk, hakkaniyet
Beykan :Soylu ve zengin bir geçmişe sahip anlamında
Beykara :Saygın ve sert kişi
Beyrek :Çok kibar 2.Kederli
Beysan :Bey, efendi 2.Zenginlik 3.ün, şöhret
Beyzat :Doğuştan soylu
Bihay :Bilgili
Bilal :Suyla ıslatan; ıslaklık
Bilan :Değerli taşlarla süslenmiş kılıç kemeri
Bilge :Bilgi dağarcığı ile yücelmiş kimse. 2.Göktürk hakanı
Bilgealp :Bilgili ve cesur kişi
Bilgeer :Bilgili ve sözüne güvenilir kişi
Bilgehan :Bilgili ve hükümdar kişi
Bilgekağan :Bilgili ve savaşçı kişi
Bilgen :Bilgiye doymuş kişi
Bilget :Bilgiye ulaştıran yetenekli
Bilgihan :Göktürk İmparator'u
Bilgin :Bilgi sahibi. Alim
Bilginer :Bilgili kimse
Bilhan :Bilgili olmak, yönetici olmak
Bilkan :Bilgili soydan, kandan gelen
Binalp :Çok yiğit, cesur kişi
Biran :Aniden etkileyen anlamında
Birant :Rek yemin, tek ant
Bircan :Çok değerli, can kadar değerli
Birce :Tek, eşsiz, benzersiz
Birdal :Tel kalmış dal
Birge :Her beraber anlamında
Birhan :Biricik hakan, tek hükümdar
Birkan :Aynı kandan, aynı soydan olan
Birmen :Tek olan, eşsiz olan
Birol :Bir tane olan
Birsel :Biricik
Birsen :Yalnız sen anlamında
Birtan :Bir yerde, tan gibi.
Boğaçhan :Efsaneleşmiş Türk kahramanı. dede Korkut Öykülerinde adı geçen yiğit
Bolat :Çelik gibi sert
Bora / Boran :Ardından yağış getiren şiddetlirüzgar.
Bora :Yağmur getiren fırtınalı sert rüzgar
Borahan :Sert hakan
Boran :Rüzgar şimsek ve gökgürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı
Bozkurt :Türklerin Orta asyadan çıkışında yol gösterdiğine inanılan efsanevi kurt
Börteçin :Dağı eriterek Türkleri Ergenekon'dan çıkartan demirci
Buğra :Erkek deve
Buğrahan :İlk İslam devletlerini kuran Türk hükümdarlarından bazılarına verilen ad
Bulgan :Bilge kişi
Bulut :Bildiğimiz bulut. (Havada bulut sen bunu unut gibi)(!)
Bumin :Baykuş, Puhu kuşu.
Burağan :Kısa süreli güçü yel
Burak :Hz. Muhammed'in Miraç'da bindiği atın ismi
Burçak :Baklagillerden mercimeğe benzer bir bitki
Burçin :Dişi geyik.
Burhan :Bir şeyi ispat etme aracı, kanıt
Burhanettin :Dinin kanıtı, dinin delili, isbatı
Burkay :Buruk ay
Burkhan :Heykel, özellikle Buddha heykeli
Büke :Pehlivan 2.Bilgili, zeki kişi 3. Ejderha
Bülent :Yüksek, uzun, erişilmesi zor, yüce
Bünyamin :Hz. Yakup'un oğlu
Bürkan :Yanardağ
C Harfi
Calp :Güçlü
Can :İnsanın kendi varlığı, yaşam, birey kişi, ruh, güç kuvvet
Canal :Can alıcı, (mecaz olarak) yiğit ol, canlar yak
Canalp :Can yiğit
Canay :Ay gibi güzel kimse
Canber :Sert kişi, sağlam kişi, canı sağlam
Candan :İçten, samimi
Candaş :Can yoldaşı, arkadaş, dost, sevgili
Candeğer :Uğrunda ölmeye değer
Candemir :Canı demir gibi sağlam, demir gibi kimse, demir canlı
Caner :Yürekten sevilecek kimse
Cangür :Yaşam dolu, canlı
Cankat :"Cana can kat katmak"tan buyruk, ailemize can katasın
Cankut :Kutlu kimse, uğurlu can
Canol :"Yaşamım ol, canım ol, bana can ol"
Canöz :Kişinin kendi öz canı, öz can
Canpolat :Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimse
Cansen :"Yaşam sensin, can sensin"
Cansın :Çok cana yakınsın
Cansun :Yaşam sun, canlılık ver
Cansunar :Yaşam verir diriltir
Cansunay :Yaşam sun ve Ay gibi güzel ol
Cantekin :Biricik can, can şehzade
Caymaz :Sözünden dönmez, verdiği sözü tutar, vazgeçmez
Celasun :Gürbüz, yiğit, bahadır, genç yiğit
Celayir :Moğolların kollarından birinin adı
Cem :Hükümdar, şah
Cengiz :Yılmaz, dönmez, yumuşamaz kimse, güçlü kimse, asıl adı Timuçin olan Ve Büyük Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Türk hanı, Cengiz Han
Cenk :Savaş
Cesur :Cesaretli, gözüpek, korkusuz
Ceyhan :Çukurova'daki bir ırmak ve adını bu ırmaktan alan bir ilçe
Ceyhun :Orta Asya'da bir ırmak
Cindoruk :Bir dağın en yüksek noktası, doruğu
Coşar :Taşarak kabına sığmaz, coşkun
Coşku :Olağanüstü bir biçimde kendini gösteren duygu yükselmesi, heyecan
Coşkun :Coşmuş olan, kabına sığmayan
Coşkunay :Kabına sığmayan ve Ay gibi güzel olan
Coşkuner :Kabına sığmayan kimse, coşkun yiğit, coşkun erkek
Coşkunsu :Taşmış olan akarsu
Cömert :Pinti olmayan, eliaçık, gönlü yüce
Cumhur :Topluluk, kalabalık
Cüneyt :İyi ata binen binici
Ç Harfi
Çaba :Bir işte iyi bir sonuca ulaşmak için harcanan güç
Çağ :Başı ve sonu belli olan ve bir özellik taşıyan, kimi zaman birkaç
Çağa :Küçük çocuk, yavru, küçük kuş yavrusu
Çağacan :Yeni bir çağ başlatan kimse, çağ açan
Çağacar :Yeni bir çağ başlatan kimse, çağ açan
Çağakan :Çağ, yani zaman gibi akan
Çağan :Mutlu gün, bayram
Çağatay :Cengiz Han'ın oğlu
Çağda :Çağın içinde
Çağdan :Çağın içinden
Çağdaş :Aynı zamanda yaşayan, çağımıza uygun, çağımıza yaraşır
Çağıl :Çağ ile ilgili, çakıl
Çağın :Çağda olan, çağa uyan, çağa uygun, çağın olan
Çağlar :Çağıl çağıl akar, çağıldar, çağlayarak akar
Çağlasın :Çağıldayarak aksın, çağıldasın
Çağlayan :Bir akarsuyun yükseklerden köpürerek düştüğü yer, çavlan
Çağman :Çağdaş kimse, çağın insanı
Çağrı :Birini bir yere çağırma /Davet
Çağrıbey :Selçuklu Devleti'nin kurucularından
Çaka :Çavaş baltası
Çakabey :Oğuzlar’da bir Türk beyi
Çakıl :Deniz ya da akarsu kıyılarındaki yuvarlak küçük taşlar
Çakır :Doğan ya da atmacaya benzeyen bir avcı kuş, ela gözlü kimse
Çakırbey :Alpaslan'ın babasının adı
Çakırer :Çakır kuşuna benzeyen kimse, ela gözlü kimse
Çakmur :Eli sıkı kimse
Çalışkan :İşten yılmayıp çok çalışan
Çamer :Çam ağacı gibi güzel ve yiğit
Çanga :İyi bir soydan gelen, soylu
Çapar :Durmadan koşan yiğit, atlı ulak
Çapın :Çok hızlı koşabilen
Çavlan :Bir akarsuyun yüksekten köpürerek döküldüğü yer, çağlayan
Çavlı :Tanınmış, ünlü, Selçukluların devlet adamlarından birkaçının adı
Çelebi :Bey, ağa, görgülü ve ince kimse
Çelik :Su verilip sertleştirilen demir, polat
Çelikel :Eli çelik gibi olan, çelik elli
Çeliker :Çelik gibi sağlam kimse
Çelikkan :Sağlam kan
Çeliköz :Özü çelik gibi sağlam olan kimse, çelik özlü
Çepni :Yürekli, yiğit, Oğuzlar'ın bir boyunun adı
Çeri :Asker, yeniçeri
Çetin :İstenilen yola getirilmesi, elde edilmesi zor, güç olan, Kolay olmayan, sert, sarp
Çetinalp :Zorlu ve yiğit, sert yiğit
Çetinel :Zorlu el, güçlü el
Çetiner :Sağlam ve güçlü kimse, çetin kimse
Çetinkaya :Sağlam kaya, kaya gibi çetin
Çetinöz :Özü çetin kimse, çetin özlü
Çetinsoy :Kolayca yenilmeyen soy
Çevik :Kolaylıkla, çabuklukla davranan, hareketleri hızlı, canlı
Çeviker :Hızlı yiğit
Çeviköz :Özü çevik olan, çevik kimse
Çevren :Gökyüzünün yerle birleşmiş gibi olduğu yer, göz erimi, ufuk
Çınar :Boyu otuz metreyi bulan, uzun yıllar yaşayan, geniş yapraklı ağaç
Çınay :Gerçek Ay
Çıray :İnsan yüzü
Çıvgın :Rüzgar ve karla karışık yağan yağmur
Çoğaş :Isı ve ışık kaynağı olan gökcismi, Güneş
Çokan :Dağın en yüce yeri doruk
Çoker :Çok yiğit
D Harfi
Dağaşan :Dağları aşıp giden, engel tanımayan
Dağhan :Oğuz Han'ın oğlu, eski Türk inanışına göre doğa tanrılarından
Dağlı :Dağlık yerleşim yerlerinde yaşayan kimse
Dağtekin :Dağ gibi ve biricik, dağ gibi şehzade, dağ prensi
Dalan :Dal gibi olan, dal gibi ince yapılı
Dalay :Deniz, dal gibi ince Ay gibi güzel
Dalayer :Deniz yiğidi, dal gibi ince ve ay gibi güzel kimse
Dalbaşar :Saldır ve başarıya ulaş
Dalca :Dal gibi, dala benzer
Dalım :Dal gibi güzel olanım
Dalince :Dal gibi ince yapılı
Dalsar :Saldır ve sar, saldır ve kuşat
Daniş :Bilgi, bilme, danışma
Darcan :Sıkıntılı, sabırsız kimse, serçe büyüklüğünde boz renkli kuş..
Dardoğan :Zamanını beklemeden doğan, sabırsız doğan
Dayanç :Katlanma gücü, dayanma gücü, dayanış
Değer :Bir şey için kararlaştırılan, biçilen fiyat, bir şeyin ya da bir kimsenin Taşıdığı yüksek nitelikler
Deha :Dahi, zekaca çok üstün olan
Demir :Bildiğimiz, demir / Ondan korkanlar trene binmez.
Demiralp :Demir gibi sağlam yiğit
Demiray :Demir gibi sağlam ve Ay gibi güzel
Demirbilek :Sağlam bilekli, güçlü kimse
Demirbüken :Demiri bükebilecek denli yiğit kimse
Demircan :Demir gibi sağlam kimse
Demirdelen :Demiri delebilecek güçte olan
Demirel :Güçlü el
Demirer :Demir gibi sağlam kimse, güçlü kimse
Demirgüç :Sağlam ve güçlü kimse
Demirhan :Yakut Türklerinden olan Sular arasında tanrı sayılan ve dağ Başlarında oturduğuna inanılan kutsal ruhlardan biri
Demirkan :Sağlam ve güçlü kan
Demirkaya :Demir ve kaya gibi sağlam kimse
Demirkıran :Güçlü kimse, babayiğit
Demirok :Sağlam ok, demirden yapılmış ok
Demirol :Demir gibi güçlü ol
Demiröz :Özü demir gibi sağlam olan
Demirtaş :Demir ve taş gibi kimse, güçlü kimse, demir gülle
Demirtiken :Demir gibi sağlam biricik olan, demir şehzade
Demirtuğ :Demirden yapılmış sorguç
Demirtürk :Demir gibi Türk
Demiryürek :Yürekli, yiğit, korkusuz, güçlü kimse
Dengiz :Deniz
Dengizer :Denizci, deniz eri, deniz adamı
Deniz :Bu da bildiğimiz masmavi sular
Denizalp :Denizler yiğidi
Denizer :Denizci, deniz eri, deniz adamı
Denizhan :Ünlü Oğuz Destanı'na göre, Oğuz Han'ın altı çocuğundan En küçüğü, eski Türklerin inanışına göre doğa tanrılarından biri
Denizman :Denizci, deniz adamı
Deniztekin :Deniz şehzadesi
Denker :Uygun er
Denktaş :Yük yüklemeye yarayan, taş, denk taşı, aynı yaşta bulunan, Yaşıt, akran, eşit özdeş
Deren :Tırmık da denilen bir tarım aracı; ekini biçip toplayan, derleyen
Derin :Dibi, yüzeyin ya da ağzından uzak olan, çok içten gelen ve içe işleyen kendi türünde son derecesine ulaşmış, derinliği olan
Derinöz :Özü derin olan kimse, derin özlü
Derlen :Başkaları seni toplasın, derleme işine konu ol, toparlasınlar, toplan
Derman :Güç, dinç olabilme durumu
Derviş :Alçak gönüllü, hoşgörü sahibi
Destan :Efsane
Devlet :Belirli bir toprak parçası üzerinde içte güvenliği, dışta bağımsızlığı amaçlayan halk topluluğu
Devrim :Kısa sürede meydana gelen önemlive temelli değişiklik
Devrimer :Devrimci, devrim yapan kimse, devrimin yiğidi
Dicle :Kaynağı Kuzeydoğu Anadolu'da bulunan, ülkelerimizden sonra Irak topraklarından da geçerek denize dökülen büyük akarsu..
Dikalp :Dik başlı yiğit
Dikçam :Eğik olmayan çam
Dikdal :Eğik olmayan dal
Diker :Başı dik kimse, dik başlı yiğit
Dikmen :Koni biçiminde sivri tepe, dağların en yüksek yeri, doruk, dik, Yerdeki orman, yayla, dikilerek oluşturulan ağaçlık, çam ve başka Ağaçların gövdeleri, dik olan yer
Diktaş :Eğik olmayan taş
Dilaver :Yiğit / Yürekli
Dilek :İstenilen şey, dilenen şey, istek
Diler :Dileyen kimse, isteyen kimse
Dilercan :Dileyen can, dileyen kimse
Dilmen :Dil bilen kimse, dilci
Dincel :Dinç bir duruma gel, dinçleş, dinç el güçlü el
Dinç :Sağlık durumu iyi, güçlü, gücü yerinde, canlı
Dinçalp :Güçlü yiğit, güçlü ve yiğit
Dinçay :Güçlü ve ay gibi
Dinçel :Güçlü el, güçlü kimse
Dinçer :Dinç + Er / Yorgunluk bilmeyen güçlü sağlam
Dinçerk :Güçlü kuvvetli kişi
Dinçkal :Herzaman sağlıklı ve güçlü kal
Dinçkaya :Güçlü kaya, kaya gibi sağlam güçlü
Dinçmen :Sağlam, güçlü, kimse, güçlü erkek
Dinçok :Sağlam ok, güçlü ok
Dinçol :Gücü kuvveti yerinde biri ol, güçlü ol
Dinçöz :Dinç kimse, dinç özlü, güçlü kimse
Dinçsan :Dinç ve ünlü
Dinçsel :Güçlü sel
Dinçtaş :Güçlü taş
Dinçtürk :Sağlıklı, sağlam Türk, güçlü Türk
Diren :Karşı koy, dayan, harmanda sapları yaymaya yarayan, uzun çatallı, ağaçtan yapılmış bir tarım aracı
Direnç :Karşı koyn güç, dayanan güç
Dirican :Sağlıklı güçlü kimse
Dirim :Yaşama gücü
Dirisoy :Güçlü soy, canlı soy
Dirlik :Düzen içinde mutlu yaşam, mutluluk, sevinç, iyi geçinme, erinç
Doğa :Kendiliğinden var olan, canlı, ve cansız nesnelerden oluşan, Kendini sürekli olarak değiştiren varlığın tümü, tabiat
Doğaç :Önceden düşünülüp hazırlanmadan ortaya çıkan düşünce, eylem
Doğal :Olağan olarak ortaya çıkmış olan, doğaya uygun, yapay Olmayan, yapmacıksız
Doğan :Küçük kuşlarla beslenen, ava alıştırılarak kuş avında kullanılan, Akdoğan, çakırdoğan, aladoğan gibi türleri olan bir kuş, şahin
Doğanalp :Şahin ve yiğit yiğit kimse
Doğanay :Ayın ilk günlerinde Ay, yeni Ay (ayın ilk günleri doğan çocuklara verilir
Doğaner :Şahin gibi kimse, şahin gibi yiğit
Doğangün :Doğmakta olan, doğan güneş
Doğantan :(Şafakta doğan için) tan gibi doğmuş olan, yeni tan
Doğar :Doğmazlık etmez
Doğruer :Yalan söylemeyen, haksızlık yapmayan kimse, içi dışı bir kimse
Doğrul :Herhangi bir yöne doğru yönlen, toparlan, dik duruma gel doğru ol
Doğruol :Eğrilikten kaçın, haksızlık etme, içi dışı bir ol
Doğruöz :İçi dışı bir kimse, özü doğru
Doğu :Güneşin doğduğu yön
Doğuer :Doğu yiğidi
Doğukan :Doğunun hakanı
Doğuş :Doğma, doğma biçimi, yaradılış
Dolun :Dolgun, dolarak biçimi yuvarlaklaşmış, ayın ondördü
Dolunay :Yuvarlaklaşmış ay, dolgunlaşmış Ay, Ay'ın on dördü Çok güzel kimse, Ay gibi kimse
Dora :Doruk
Doruk :Dağ ya da tepenin en yüksek yeri/ Şahika
Doruktekin :Yüce ve biricik, yüce şehzade
Dost :Sevilen ve güvenilen yakın arkadaş, gönüldeş
Dönmez :İnandığını yapar, tuttuğu yolda gider, caymaz, vazgeçmez
Dönmezer :İnandığını yapan kimse, inandığı yolda giden kimse, sözünde duran yiğit
Duman :Bir maddenin yanmasıyla çıkan renkli gaz
Dumrul :Dedem Korkut öykülerinde geçen bir ad
Duran :Ölmeyen, yaşayan, kalan, gitmeyen, devinmeyen
Duraner :Duran yiğit
Durcan :"Sen cansın, sevgilisin ve yaşamalısın" anlamında, çocuğu yaşamayan ailelerin koyduğu bir ad
Durgun :Hareketli olmayan, sakin
Durguner :Sakin kimse
Durhan :Turhan
Durmuş/Dursun :Çocukların sık ölümleri karşısında konulan dilek ifadesi
Duru :Bulanık olmayan, temiz berrak
Durualp :Temiz ve yiğit kimse
Durukal :Temiz kal, berrak kal
Durukan :Soylu kan sahibi
Durul :("Durulmak'tan buyruk) duru bir duruma gel, durulaş, berraklaş
Duruöz :Temiz özlü kimse
Durusan :Adı sanı temiz kimse
Durusel :Bulanık olmayan sel, berrak sel
Durusoy :Temiz soylu, saf kanlı
Durusu :Bulanık olmayan su, katıksız su, saf su, berrak su, pırıl pırıl
Durutekin :Temiz ve biricik, pırıl pırıl ve bir tane olan kimse, temz şehzade
Duyal :Duygulu duyarlı çabuk duygulanan
Duygu :Duyabilme, his, gönülde uyanantepki
Duygun :Duygulanabilen, içli, duyarlı, duygulu
Duysal :İçli, duyarlı, çabuk duygulanabilen, duygulu, duygu ile ilgili, Duyusal
Dünya :Yeryüzü
E Harfi
Ece :(Öz Türkçe "eçü") ulu, ana, ileri gelen, başkan kraliçe, XIV Yüzyılda yaşamış bir türk komutanı, ağa, arkadaş, erkek kardeş
Ecebay :Varlıklı ve ulu kişi
Ecer :Güzel, yeni acar
Ecevit :Afacan, ele avuca sığmaz, çok yaramaz
Edgü :İyi
Edgüalp :İyi ve yiğit, iyi yiğit
Edgüer :İyi kimse, iyi er, iyi yiğit
Edip :Edepli terbiyeli / Edebiyatla ilgilenenkişi
Edis :Değerli, ulu yüce, yüksek
Ediz :Değerli yüksek
Efdal :En değerli en yüksek.
Efe :Batı Anadolu yöresi yiğitlerininortak adı
Efecan / Afacan :Hareketli, ele avuca sığmaz, akıllı
Efekan :Yiğit bir soydan gelen
Eflatun :Açık mor, leylak rengi ile erguvan arası / Bilgin, bilgili, herşeyi bilerek doğan çocuk
Efsun :Büyü, sihir
Ege :Ulu, büyük, Türkiye ile Yunanistan arasındaki denizin adı
Egemen :Bir yere hakim olan
Eğilmez :Hiçbirşey karşısında eğilmeyen, boyun eğmeyen
Ejder :Bir masal yaratığı, korkulan, güçlü
Ekber :Kebir kelimesinden, En büyük
Eke :Usta, bilgili, deneyli, yetişkin, açıkgöz, zeki
Ekemen :Açıkgöz kimse, zeki kimse, bilgili, görgülü, deneyli kimse, eke
Eken :Toprağa tohum atan serpen
Ekener :Toprağa tohum serpen kimse
Ekim :Sonbahar mevsiminde bir ay
Ekin :Tahılın ekiminden, harman dönemine kadarki hali / Kültür
Ekiner :Tarımla uğraşan kimse
Ekrem :Pek cömert, iyiliksever
Elbek :İl beyi, ellerin beyi
Elbir :Uzlaştırıcı, arabulucu, bir işi birlikte yapan
Elçi :Uzlaştırmacı, aracı
Elçin :Deste, demet, bir tutam, bir avuç, kışın ocak başında, öten cırcırböceği
Eldem :Sevimli kimse, sıcak kanlı kimse, cana yakın kimse
Elgin :Evinden ocağından uzak düşmüş kimse, gurbete çıkmış kimse, Gurbetçi, elsever
Elgün :Kamu, herkes
Elhan :Nameler, ezgiler
Elvan :Renk renk, çok renkli
Emek :Bir işin yapılmasında harcanan kafa ya da beden gücü, uzun ve özenli çalışma, çaba harcama
Emin :Güvenilen, inanılan kimse
Emir :Reis, aşiret başı, Emreden
Emrah :Saz çalıp oynayan
Emre :Aşık, dost, Beylerbeyi, Büyük erkek kardeş
Emri :Emirle ilgili
Enç :Güvenilir kimse, erinçli kişi
Ender :Seçkin, eşi benzeri az bulunan
Ener :En yiğit, en er kişi
Engin :Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş
Enginalp :Engin yiğit
Enginer :Engin yiğit, engin er, engin kimse
Enginsoy :Geniş soy
Enginsu :Ucu bucağı görünmeyen su, açık deniz
Engiz :Ağaç filizi
Engür :Hepsinden gür olan
Enis / Enes :Sevimli, dost canayakın
Enmutlu :Herkesten mutlu olan
Enver :En ışıklı, en parlaki
Er :Erkek, yiğit, kahraman, yürekli, yetenekli, rütbesiz asker
Eracar :Güçlü er gürbüz kimse
Erakalın :Alnı açık yiğit, ak alınlı kimse
Erakıncı :Akıncı yiğit, akıncı asker
Eralkan :Al kanlı yiğit
Eralp :Yiğit erkek, yiğit kimse, yiğitler yiğidi,
Eraltay :Altay dağlarından gelmiş yiğit
Eran :Yiğit diye anılacak kişi; anmakta geç kalma
Erandaç :Başkasından anı kalmış yiğit
Eranıl :Yiğit olarak anılasın
Eray :Ay gibi parlak erkek
Eraydın :Aydın yiğit aydınlık yiğit
Erbaşat :Egemen olan yiğit
Erbatur :Yiğitler yiğidi, er yiğit, bahadır
Erbay :Yiğit ve zengin kimse
Erben :"Ben yiğidim, ben erim, yiğit ben'im
Erberk :Sağlam, yiğit, sert yiğit
Erbey :Yiğit bey
Erbil :Bir zamanlar Hakkari'de egemen olmuş Erbil atabeylerinin adı
Erbilek :Yiğit bilekli, bükülmez bilekli
Erbilen :Bilgili, yiğit, bilen er
Erbilir :Bilen kimse, bilgili ve yiğit
Erbuğ :Yiğitler başı, komutan
Erbuğa :Boğa gibi yiğit kimse, yiğit boğa
Ercan :Er canlı, korkusuz yiğit
Erce :Yiğitçe, yiğide benzer bir biçimde
Ercüment (d) :Saygıdeğer, itibarlı, onur sahibi
Erçelik :Çelik gibi yiğit, çelik er
Erçetin :Sağlam yiğit çetin er, güç er, zorlu er
Erçevik :Canlı, hareketli yiğit
Erçin :Erken doğan, En erken davranan
Erda :bkz. Erdağ
Erdağ :Dağ gibi er, dağ gibi yiğit
Erdal :Erken yeşeren dal / Er + Dal
Erdem :Fazilet, hüner
Erdemalp :Erdemli yiğit
Erdemer :Erdemli yiğit
Erdemir :Demir gibi yiğit, güçlü yiğit
Erden :Bakire, el değmemiş
Erdenalp :El değmemiş yiğit
Erdenay :El değmemiş Ay, erken doğan ay
Erdener :El değmemiş yiğit
Erdeniz :El değmemiş iz, yeni iz, yiğit deniz
Erdi :Ulaştı, yetişti, olgunlaştı, büyüdü, başakları olgunlaşmış ekin
Erdik :Ulaştık, yetiştik, kavuştuk, eriştik
Erdilek :Erken dilenen şey
Erdim :"Tanrı yolunda ermiş durumuna geldim" "eriştim" "olgunlaştım" Anlamında
Erdin :Ereğine ulaştın; Tanrı yolunda ermiş duruma geldin, olgunlaştın Yetiştin
Erdinç :Dinç erkek Er + Dinç
Erdoğ :Erken doğ, yiğit doğ
Erdoğan :Doğuştan yiğit / Erken doğan
Erdoğdu :Yiğit olarak doğdu, erken doğdu
Erdöl :Erkek çocuk
Erdölek :Ağırbaşlı, yiğit, uslu yiğit
Erdur :Yiğit kal
Erduran :Duran, yaşayan yiğit
Erduru :Katışıksız er, duru er
Erek :Ulaşılmak istenen, ardından koşulan şey, amaç, erişilmek İstenen sonuç
Ereken :Vaktinden önce eken, erken eken
Erel :Yiğit el
Erem :Olurunu bildirme işi, onaşma, pelin
Eren :Ermiş kişi Ermekten
Erenalp :Ermiş yiğit
Erenay :Ermiş olan Ay gibi nurlu
Erencan :Ermiş kimse, ermiş can
Erenel :Ermiş el, yiğit el
Erener :Ermiş yiğit
Erengüç :Ermiş ve güçlü kimse
Erenöz :Özü ermiş kimse
Erensoy :Ermiş soy, yiğit soy
Erensü :Ermiş asker, yiğit subay
Erentürk :Tanrı'ya ermiş Türk, eren Türk yiğit Türk
Erenuluğ :Ermiş ve ulu kimse
Erer :Erişir, yiğit er, yiğit erkek
Erez :Buğday ve arpa tarlalarında yetişen deliceotu da denilen bir bitki
Ergener :Henüz evlenmemiş evlenecek çağa girmiş yiğit
Ergi :İyi, güzel istenilen bir şeye erme durumu, erişme, ulaşma
Ergican :İstenilen iyi ve güzel şeye erişmiş kimse, erişilmş can Kendisine kavuşulmuş can
Ergil :Er ile ilgili
Ergin :Olgunlaşmış, güngörmüş
Erginalp :Yetişkin yiğit
Erginay :Yetişmiş, olgunlaşmış, ve Ay gibi olmuş, olgunlaşmış, olmuş Ay
Erginbay :Erişmiş, yetişmiş, olgunlaşmış ve zengin
Ergincan :Olgunlaşmış kimse
Erginer :Yetişmiş, olgunlaşmış er.
Erginsoy :Ergin bir hale gelmiş soy
Ergisoy :İstediğine ulaşmış soydan olan kimse
Ergökmen :Gök yüzlü ve sarışın erkek
Ergör :Erken gör
Ergun / Ergün :Sert başlı oynak hızlı at / Sulu serpken kar..
Ergüç :Güçlü er, erkek ve güçlü
Ergüder :Başka erleri güdecek denli yiğit
Ergül :Erken açan gül, geç değil erken gül, er gül, yiğit ve gül gibi kimse
Ergüleç :Güler yüzlü kimse, güleç yiğit
Ergülen :Gülen er, mutlu kmse
Ergün :Erken doğan güneş, yumuşak, uysal, sulu sepken, sulu kar..
Ergüneş :Erken doğan güneş
Ergüvenç :Güvenç olan kimse, güvenilir er
Erhan :Yiğit hakan
Erışık :Yiğit ışık
Eriker :Ermiş ve yiğit, yetişkin yiğit
Erim :Bir şeyin erişebileceği uzaklık, muştu, iyi bir şeye işaret olan durum, sevgi
Erimer :Sevilen kimse, muştu olan er
Erinç :Dirlik düzenlik, eksiği olmamak
Erinçer :Mutluluk içinde yaşayan kimse, dirlik düzenlik içinde yaşayan erkek
Eriş :("Erişmek"ten buyruk) ulaş, yetiş
Erişen :Olgunlaşan, erginleşen, ulaşan, yetişen
Erişken :Erişkin
Eriz :Yiğidiz, erkeğiz, er izi, er yolu
Erizgi :Akıllı kimsei zeki erkek
Erk :Yaptırma gücü, güç sözü geçerlilik
Erkal :Yiğit kal
Erkan :Erkek kanlı
Erke :İşe çevrilebilen güç,
Erkel :Güçle ilgili, güçsel
Erker :Güçlü erkek, güç sahibi kimse
Erkınay :Çalışkan kimse
Erkış :Erken gelen kış
Erkin :İstediği gibi davranabilen, özgür
Erkiner :İstediği gibi davranabilen erkek, özgür kimse, özgür yiğit
Erkmen :Güçlü kimse, güçlü erkek, sözü geçen kimse
Erkoç :Yiğit koç, koç gibi erkek
Erkoçak :Eliaçık erkek, cömert kimse, yiğit er, koçak er
Erkol :Güçlü ol, güç sahibi ol, yiğit ol
Erksal :Güç Sal, güç gönder
Erksan :Güç sahibi ün, güçlü ad
Erksin :Güçlü ve kuvvetlisin
Erksoy :Güçlü soy
Erksun :Güç ver güç sun
Erktin :Güçlü ruh
Erkul :Yiğit kul, yiğit kimse
Erkunt :Sağlam er, dayanıklı er
Erkurt :Yiğit kurt
Erkut :Uğur getiren yiğit, uğurlu yiğit
Erkutay :Yiğit, uğurlu ve Ay gibi kimse
Erkutlu :Uğurlu yiğit, kutlu yiğit
Erlaçin :Sarp er, yalçın kaya gibi erkek, şahin gibi erkek
Erman :Er kişi, yiğit kişi
Ermutlu :Mutluluk içinde yaşayan er
Eroğan :Yiğit barış tanrısı, güçlü er
Eroğul :Yiğit oğul
Eroğuz :İyi ve doğru erkek, iyi erkek arkadaş, tosun gibi erkek Gürbüz erkek
Erol :Erkek ol sözünde dur anlamında
Erolan :Yiğit olan, erkek olan, er olan
Erozan :Yiğit ve şair kimse, yiğit şair
Eröz :Özü yiğit, yiğit özlü, yiğit kimse
Ersal :Erkenden gönder, erken salıver
Ersan :Yiğit ünlü, er sanlı
Ersay :Yiğit olarak saygı göster
Ersayın :Saygıdeğer yiğit, saygı gösterilmesi gereken kimse
Ersel :Yiğit sel
Ersen :Kolay, zor olmayan
Ersev :Erkek ol ve sev, erken sev
Erseven :Erken seven kimse, yiğit kimse
Ersevin :Erkenden, vaktinden önce sevinç duy, vaktinden önce sevin
Ersezen :Vaktinden önce sezen kimse
Ersezer :Erken sezer, vaktinden önce sezer
Ersin :"Yiğitsin" "erkeksin" erişsin, ulaşsın, gelişsin, yetişsin, olgunlaşsın
Erson :"Son yiğit, son erkek" anlamında, ailenin sonuncu erkek çocuğuna verilen ad
Ersoy :Erkek soy, yiğit soy
Ersöz :Yiğit sözü
Ersun :Erken sun, vaktinden önce sun
Ersungur :Yiğit ve doğan gibi yırtıcı
Ersü :Yiğit asker, yiğit subay
Erşan :Yiğit, ünlü, yiğit şanlı
Erşat :Doğru yolu bulan
Erşen :Şen, yiğit, şen erkek.
Ertaç :Erkekliği taç gibi taşıyan
Ertan :Güneş'in doğma zamanından az önce, şafaktan önce
Ertana :XIV. Yüzyılda Orta Anadolu'da kendi adını taşıyan bir beylik kuran kimse
Ertaş :Yiğit ve taş gibi sağlam kimse
Ertay :Yiğit tay
Ertaylan :Yiğit ve uzun boylu kimse
Erte :Sonraki, gün; şafak sökme zamanı; herhangi bir işteki ilk başarı
Ertek :Yiğit ve tek er,
Ertekin :Yiğit ve tek, yiğit ve biricik, biricik yiğit, yiğit prens
Ertem :bkz. Erdem
Erten :Erkek tenli
Ertöz :Yiğit ve cevherli kimse
Ertuğ :Sorguçlu yiğit, tuğlu yiğit.
Ertuğrul :Doğru ve yiğit kimse, Seçuklular'ın uç beyi ve Osmanlı İmparatoluğu'nun kurucusu Osman Gazi'nin babası
Ertuna :yiğit Tuna Irmağı
Ertunca :Yiğit Tunca ırmağı
Ertuncay :Yiğit ve tunçtan yapılmış Ay
Ertunç :Tunçtan yapılmış, sağlam, yiğit erkek
Ertunga :Erkek kaplan, Uygur yazıtlarında adı geçen kişi, Alpertunga olarak da bilinir
Ertün :Akşamın ilk saatleri, gecenin başlangıç saatleri
Ertürk :Yiğit Türk, erkek Türk
Ertüz :Yiğit ve adaletli
Ertüzün :Düzgün er, yiğit ve düzgün kimse
Erülgen :Ulu yiğit, yüce yiğit, metin yiğit
Erün :Yiğit diye tanınan, ünlü yiğit
Erünal :Yiğit olarak tanın, yiğit olarak ün al.
Erüstün :Üstün yiğit
Eryalçın :Çıplak, yalçın kaya gibi yiğit kimse
Eryaman :Her bakımdan alışılmışın üstünde olan yiğit
Eryavuz :Çok sert yiğit, yavuz erkek
Eryılmaz :Hiçbir şeyden korkusu olmayan yiğit, gözü korkusuz yiğit
Eryiğit :Yiğit erkek
Esad / Esat :Çok uğurlu ve mutlu
Esen :Hiçbir sayrılığı, hiçbir sakatlığı olmayan, sağlık ve mutluluk içinde olan sağlıklı
Esendemir :Sağlıklı ve demir gibi
Esenel :Sağlıklı yiğit
Esener :Sağlıklı yiğit
Esentürk :Sağlıklı Türk
Eser :Yel, sert esen yel; esme işini yapar, esinti olur yel olur
Esin :Tatlı tatlı esen sabah yeli, içe doğan güzel şey
Esiner :Sabah yeli gibi talı ve yiğit kimse, esin veren kimse
Eskin :Yel, sert esen yel
Eskinalp :Sert esen yel gibi yiğit
Esmen :Esen yel gibi kimse
Eşref :Şerefli, şeref sahibi / Uğurlu
Ethem / Edhem :Kara, yağız at
Eti :M.Ö. 1900-1200 yılları arasında Anadolu'da büyük bir Uygarlık kurmuş olan Orta Asyalı bir ulus
Etiz :Yüce, yüksek, değerli
Etkin :Hareketli, yaptırıcı
Evin :Buğday tanesinin içi, özü, çok taneli başak, tohum, burçak Başağı, ürün
Evre :Bir olayda birbiri ardınca gelen değişik durumların Her biri, alınan yol aşama
Evren :Kainat, yaratılmışların tümü
Evrensel :Dünya ölçüsünde olan
Evrim :Ağır ağır ve kendiliğinden olan değişim, kendiliğinden gelişme
Eylem :Belli bir erekle ve yöntemle yapılan iş, etkili davranış
Eyüp :Sabırın simgesi olmuş bir peygamber
Ezdi :"Ezmek" eylemini yaptı, ezip geçti, yendi
Ezgi :Kulağa hoş gelen ve belli bir kurala göre oluşturulan Sesler dizisi, melodi
Ezgü :Hiçbir kötü yanı bulunmayan, iyi
Ezgütekin :İyi şehzade
F Harfi
Fadıl :Erdemli, üstün kişi.
Fahim :Ulu, yüce, onurlu.
Fahir :Övünülecek kadar, övünen, gösterişli ve değerli.
Fahrettin / Fahri :Karşılıksız kabul edilen görev,iş
Faik :Başkalarından daha ileri, üstün
Fakir :Yoksul
Faruk :Bir işi sonuca ulaştıran
Fazıl :Erdemli, manevi değerce üstün
Fehmi / Fehim :Anlayışlı, çabuk kavrayan
Ferda :Yarın, gelecek zaman
Ferdi :Bireysel, tek başına.
Ferhan :Sevinç, neşe. İyi haber karşısında verilen ödül. Güçlükleri aşıp bir yeri ele geçirme.
Ferhat :Rahatlık
Feridun :Tek başına, eşsiz.
Ferit (d) :Eşsiz benzersiz
Ferit :Sıralanmış inci taneleri. Tek başına. Emsalsiz.
Ferruh :Kutlu, uğurlu, aydınlık yüzlü
Ferzan :Bilim, hikmetler. Nefsinden kurtulmuş.
Fethi :Fethiye ilişkin.
Fevzi :Kurtuluş ve zafere ilişkin. Selamet.
Feyezan :Su baskını, sel
Feyyaz :Berekeli, gür, verimli. Eli açık.
Feyzi :Verimlilik, bolluk
Feza :Gökyüzü, uzay
Fırat :Bir nehir adı. Türkiye'den geçip Basra'ya dökülür.
Fikri :Düşünce ile ilgili / fikir sahibi
Firuz :Mutlu, üstün gelmiş
Fuat (d) :Yürek, kalp gönül
Fuat :Gönül, yürek. Düşünce.
Furkan :İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki herşeyi gösteren.
Füruzan :Çok parlak, parlayıcı
G Harfi
|
Gaffar :Acıyan, bağışlayan
Gafur :Bağışlayıcı, günahları affedici
Galip :Yenen, üstün gelen
Gani :Zengin, cömert, bol çok, elindekiyle yetinen
Garip :Kimsesiz, yalnız, yabancı / Tuhaf
Gazi :Savaşta yara alan
Gediz :Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesi'nde bir akarsu; adını bu akarsudan alan bir ilçe
Gencalp :Genç, yiğit, bkz.Gençalp
Gencay :bkz. Gençay
Gencer :Delikanlı, genç yiğit bkz. Gençer
Genco :Genç olmaktan,genç o anlamına
Genç :Yaşı ilerlememiş olan, yaşlı olmayan, canlı, dinç
Gençalp :Genç yiğit
Gençay :Yeni doğan Ay, ilk ay
Gençer :Delikanlı, genç yiğit
Gençkal :Hiç yaşlanma, her zaman genç kal
Gençsoy :Yaşlı olmayan soydan, dinç kimse, genç soylu, soylu genç
Geray :Açık maviye yakın, gök rengindeki Ay
Gerçeker :Aslına uygun nitelikler taşıyan yiğit, gerçek yiğit
Gezgin :Yeni yerler görmek ereğiyle geziye çıkan kimse
Giray :Uygun, eskiden Kırım hanlarına verilen ünvan
Girgin :Herkesle çabucak ahbaplık, yakınlık kurabilen, sokulgan kimse
Gizay :Gizemli Ay, saklı Ay
Gizer :Giz gibi saklanan yiğit
Gizmen :Giz saklayan kimse, sırdaş
Göğem :Göğermiş ekin, yapraklanmış, ekin; yeşile bakan mor; Bir tür yaban mersini
Göğen :Gök, mavi, yeşillik
Göğüş :Sarı saçlı ve mavi gözlü kimse, gökmen
Gökada :Samanyolu gibi bağımsız uzay adası
Gökalp :("Alp"taki "I" kalın okunur) gök gözlü yiğit
Gökay :Gök ve Ay gibi güzel olan
Gökbaran :Gökteki güç; gök gücü
Gökbay :Gök yüzlü ve zengin kimse
Gökbel :Yeşil bir dağın geçit veren yeri
Gökbelen :Yeşil bir dağın geçit veren yeri; yeşil tepe
Gökben :Mavi renkli benek
Gökberk :Mavi ve gözlü ve sert
Gökbey :Mavi gözlü bey
Gökcan :Mavi gözlü ve can yakan kimse
Gökçe :Gökrengi, göğce
Gökçeer :Mavi gözlü yiğit, sevimli yiğit
Gökçel :Gök ile ilgili, gök rengini andıran
Gökçem :Mavi gözlüm
Gökçen :Güzel, seviml, mavi gözlü ve sarışın, yiğit, efe
Gökçener :Mavi gözlü yiğit
Gökçer :Mavi gözlü yiğit, gökçe er.
Gökçin :Külrengi, kır, kurşuni
Gökdal :Yeşil dal, taze dal
Gökdeniz :Mavi deniz
Göker :Gökyüzü gibi er
Gökhan :Göklerin hakanı Gök gibi büyükhan
Gökhun :Eski Türk isimlerinden Gök+Hun
Gökmen :Gök rengi gözlü
Gökmenalp :Mavi gözlü ve sarışın yiğit
Gökmener :Mavi gözlü ve sarışın erkek, mavi gözlü sarışın yiğit
Göksagun :Mavi gözlü hekim
Göksekin :"Gökyüzü senindir" anlamında
Göksel :Gökle ilgili, göğe ait
Gökseven :Mavi seven, gökyüzünü seven
Göksever :Mavi sever, göğü sever, gökyüzünü sever
Göksu :Mavi su, Türkiye'nin birçok yerinde akarsu adı
Göksun :Kahramanmaraş ilinde bulunan ve Seyhan Irmağı'na Karışan bir çay ve bu çaydan adını alan bir ilçe
Gökşen :Mavi gözlü ve şen kimse
Gökşin :Yağmurdan sonra gökyüzünde görülen yedi renkli kuşak, Gökkuşağı, alkım
Göktan :Mavi şafak, mavi tan
Göktaş :Mavi taş, uzaydan yere düşen taş, göktaşı
Göktekin :Gökyüzlü ve biricik, mavi gözlü şehzade
Göktuğ :Gök renkli Tuğ sahibi
Göktuna :Mavi Tuna
Göktunç :Mavi gözlü ve tunç gibi
Göktürk :552-745 yılları arasında Orta Asya'da hüküm süren, Bumin Han'ca kurulmuş olan Türk devleti ve bu devletin Halkından olan kimse
Gönen :Mutlu ol, sevin
Gönenç :Varlık, bolluk, mutluluk, sevinç
Görgün :Görme yetisi olan, gören, görmüş olan, iyi gören
Görkay :Güzel Ay, görkemli ay
Görkem :Gösteriş, görünüş, gürbüz, iyi gelişmiş, göz alıcı ve Gösterişli olma hali, göz alıcılık, gösterişlilik
Görker :Güzel ve yiğit kimse
Görkmen :Alımlı, yakışıklı yiğit, görkemli erkek
Göze :Bir akarsuyun çıkış yeri, kaynağı, kaynak, pınar
Gözen :Albenisi olan, göze güzel görünen, çekici, pınar, kaynak, göze
Gurur :Özsaygı, içdeğer
Gücüm :Dayandığım şey, dayanağım, güç aldığım
Gücümer :Benim dayanağım olan yiğit, gücüm olan yiğit
Güçal :Kuvvet al, güç al
Güçhan :Çetin han, güçlü han
Güçkan :Güçlü soydan olan kimse
Güçlü :Dayanıklı, zorlu, gücü olan, kuvvetli, sözü geçer
Güçlüer :Dayanıklı, zorlu yiğit, güçlü yiğit, sözü geçer yiğit
Güçlütürk :Dayanıklı, zorlu Türk, kuvvetli Türk
Güçsel :Çetin sel, zorlu sel, güçle ilgili, enerjik
Güçyener :Yenici güç, zorlu güç
Güçyeter :Yeter güç
Güleç :Her zaman gülen, güler yüzlü ve sevimli
Güleçer :Güler yüzlü yiğit
Gülener :Güler yüzlü yiğit, güleç er
Gülertan :Gülümseyen sabah vakti
Gülesin :"Gülmek" eyleminden bir iyi dilek
Gülez :Gülü ayaklarında çiğne
Gülhan :Gül gibi güzel hakan
Gülmen :Güler yüzlü kimse, güleç
Gültan :Sabah vaktinin gülü, tan gülü
Gültekin :Kültigin adından.. Güvenilen, herkese hayrı dokunan
Gün :Güneş'in yeryüzüne saçtığı ışık, gündüz, güneş
Günal :Kırmızı Güneş, al Güneş
Günalp :Güneş gibi ve yiğit
Günaltan :Kızıl sabah vakti ve Güneş
Günaltay :Altaylar'dan doğan Güneş, Altay Güneşi
Günay :Güneş ve ay, güneş gören yer, güney
Günaydın :sabahları söylenen bir esenleme sözü, "gününüz aydın olsun"
Günberk :Güneş gibi yakıcı ve sert
Günce :Gün, yani Güneş'e benzeyen, günü gününe tutulan, Yazılan anı, günü gününe tutulan anıların tazıldığı defter
Gündaş :Aynı günde doğanlardan her biri, aynı gün olan, gündeş
Gündeniz :Güneş ve deniz, güneşli deniz
Gündeş :Aynı günde doğanlardan her biri, aynı günde olan
Gündoğan :(Güneş doğarken doğan çocuklara konulan adlardan) Doğan Güneş, doğan gün
Gündüz :Gecenin karşıtı
Güner :Güneşin doğma zamanı
Güneş :Gezegen sistemimizin enerji kaynağı
Güngör :İyi günler yaşa anlamında
Günhan :Oğuz'un altı oğulundan Güneşi simgeleyenin adı
Gür :Bol ve güçlü çıkan
Güral :Kıpkırmızı, çok kırmızı
Güray :Bereketli, bolluk içinde olan ay
Gürcan :Herkesi seven, herkes için özveride bulunan
Gürel :Sürekli oluşum ve dönüşüm halinde olan
Gürsel :Gürlükle ilgili, gür olan
Güven :İtimat, emniyet
Güvenç :Güvenme duygusu
|
|
|
|
H Harfi
Habib :Sevgili, dost
Hacı :Hicaz'a gidip hac törenine katılan
Hadis :Hz.Muhammed'in söz ve davranışları
Hafız :Ezberleyen/ Özellikle Kuran-ı Kerimi ezbere okuyan
Hakan :Büyük Han, Hanlar hanı (Hükümdar anlamına=Han)
Haldun :Kalp, yürek / Yüreklilik
Haliç :Kara içine uzanmış dar deniz
Halil :İçten, dost çok yakın arkadaş
Halim :Yumuşak huylu, sakin yaradılışlı
Halis :Saf katkısız duru
Halit :Süregelen, sürekli, geç yaşlanan
Haluk :Herkesle iyi geçinen iyi ahlaklı
Hamdi :Hamd eden, şükreden / Tanrı ileilgili
Hami :Koruyan, arka çıkan, koruyucu
Hamit (d) :Şükredici, hamdedici
Hamza :Aslan
Hanefi :Tanrı'nın birliğine iman eden
Hansoy :Han soylu, bey soyundan gelen
Harun :Huysuz at / Postacı / İnatçı
Hasan :Güzellik, iyi davranma, iyilik
Hasip / Hasbi :Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen
Haşim :Ezen, kıran, parçalayan
Haşmet :İhtişam, büyüklük, görkemlilik
Hatay :İl adı Antakya olan kentimizinadı
Hatem/ Hatemi :Sonuncu en son olan / Mühürcü
Hayati :Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan
Haydar :Aslan / Çok cesur
Hayrettin :Hayır eden, hayır sahibi
Hayri :Hayırla, iyilikle ilgili
Hayrullah :Allah'ın hayırlı ettiği
Hazar :Barış / Bir yerde oturma hali
Hazım :Hezimete uğratan
Heper :Bütünüyle yiğit, hep yiğit, her zaman yiğit
Hepgüler :Her zaman güler
Hepyener :Her zaman yener, hiç yenilmez
Hıfzı :Saklamak, korumak, hafızaya almak
Hıncal :Öc al, intikam al anlamında
Hınçal :Öcünü onda koyma, öcünü al, öç al
Hızır :Darda kalanların yardımına koşan
Hızlan :Elini çabuk tut, hızını artır
Hicri :Göç eden / Hicrete ait, hicretle ilgili
Hidayet :Doğru yolu arama / Yol gösterme
Hikmet :Felsefe, gizli, bilinmeyen güç
Hilmi :Yumuşak huylu, sabırl
Himmet :Çalışma, çaba
Hisar :Eskiden taştan yapılan,yüksek kuleli kale
Hişam :Eski bir Endülüs hükümdarının adı
Hitit :Anadolu’da kurulan Eti İmparatorluğu
Hulki :İyi ahlaklı iyi huylu
Hulusi :Saflık, doğruluk, içtenlik
Hurşit :Güneş
Hüdaverdi :Allah verdi, çocuk özlemi çekenaileler ilk çocuklarına genellikle bu adı verirler
Hülagü :İlhanlılar Devleti'ni kuran Türk Moğol hükümdarı
Hür :Özgür
Hürriyet :Özgürlük
Hüsam / Hüsamettin :Keskin kılıç / Dinin keskin kılıcı
Hüseyin :Ruh ve madde güzelliği
Hüsnü :Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
I Harfi
Ilgar :Akın
Ilgaz :Çankırı-Kastamonu arasında, Batı Karadeniz Bölgesi'nin En yüksek dağlar topluluğu
Ilgazer :Ilgaz dağlarının yiğidi
Ilgın :Genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunan, beyaz ya da pembe çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaçcık
Ilgıt :(Esinti ve akış için kullanılan ve "yavaş yavaş" anlamına gelen "Ilgıt ılgıt" ikileme ve belirtecinden esinti, akış
Ilıcan :Yumuşak, ılımlı kimse
Irak :Uzak
Irmak :Akarsuların en büyüğü
Işık :Cisimleri görmemize yardım eden fiziksel erke
Işıkalp :Işıklı yiğit
Işıker :Aydınlık yiğit, ışıklı yiğit
Işılar :Parlaklık verir, pırıl pırıl eder, ışıldar, ışık yayar, parlar şavkır
Işıltan :Şafak ışığı
Işıltı :Titrek ışık, pırıltı, parıltı
Işın :Bir ışık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi
Işıner :Işın saçan yiğit
Işıt :(Işımak"tan buyruk) ışık ver, aydınlat
Işıtan :Aydınlatan, ışık veren
Işkın :Ağaçta yeni sürmüş dal, ince ve taze kal
Itri :Korkuya ait
İ Harfi
İbrahim :İbranice'de hakların babası anlamında
İçöz :İçi özü olan
İdris :Beyaz renkli çiçek açan bir ağaç cinsi
İğdemir :Araba okunun demiri, dülgerlerin ve heykelcilerin Ağaç yontma aracı
İhsan :Bağışlamak, yardım etmek, iyilik etmek
İklim :Bir bölgenin hava koşullarıyla beliren durumu
İlbars :Ülkenin parsı, XVI.yüzyılda Harizm ya da Özbek Hanlığı Devleti'ni kuran kişi
İlbay :Bir ilin, bir obanın yöneticisi
İlbey :Egemen olan
İlbilge :Ülkenin, yurdun bilgesi
İlçi :Elçi
İldeniz :Ülkenin, yurdun denizi,
İlgi :Dikkati öncelikle belirli birinin üzerinde toplama
İlgün :Bütün ülke, bütün halk, herkes el gün
İlham :İçe doğma, esin
İlhan :Bir ülkenin egemen hanı
İlkan :İran'da İlhanlılardan sonra kendi adıyla bir devlet kuran Türk...
İlkay :(Doğan ilk çocuk için) Ay'ın ilk günlerindeki durumu, hilal
İlke :(İlk çocuk için) kendisinden vazgeçilmeyecek ana düşünce, Uyulması gereken davranış kuralı
İlker :(Doğan ilk erkek çocuk için) birinci yiğit, ilk yiğit, ilk erkek
İlkgün :(İlk çocuk için) birinci gün
İlki :(İlk çocuk için) birincisi
İlkin :(İlk çocuk için ya da ikiz doğumda ilk doğan için) ilk önce, önce
İlkiz :(İlk çocuk için) birinci iz
İlköz :(İlk çocuk için) özden doğmuş ilk kişi, birinci
İlkut :Kutlu ülke, kutlu yurt
İlkutlu :Uğurlu il, kutsal ülke, kutlu ülke
İlsavaş :Ülke için savaş
İlsavun :Ülkeyi savun
İlsev :Ülkeyi sev
İlseven :Ülkeyi seven
İlsever :Ülkeyi sever, ülke sever
İltan :Ülkenin ışığı
İltay :Ülkenin yavrusu, çocuğu
İltekin :Ülkenin şehzadesi
İlter :Yurdu koruyan, yurdu savunan, yurdu kayıran, ülkesever, yurtsever
İlteriş :Ülkeyi derleyip topralayan
İltüzer :Ülkeyi düzene sokan, derleyip toplayan
İlyas :Mersin ağacı
İmdat :Yardım dilemek, yardım istemek , yardım beklemek
İmge :Düş, görüntü, tasarım
İmre :Dost, arkadaş, ağabey
İmren :("İmrenmek"ten buyruk) beğenilen bir şeyin benzerini edinme İsteği, imrenme
İnal :Güvenilir arkadaş, inanılır kimse, dost, inanca veren, inanılan, şehzade, Prens, han
İnalkut :İnanılır ve uğurlu kimse, uğurlu şehzade
İnaltekin :Güvenilir ve biricik olan, şehzade, prens
İnan :Tanrı'ya inanış, bir kimsenin ya da bir şeyin doğruluğuna, gücüne, büyüklüğüne sarsılmaz bir duygu ile inanma
İnanç :Tanrı'ya ya da bir düşünceye olan inanma duygusu, bir şeye duyulan güven, inan
İnanır :İnanan kişi, inanan ve güvenen kimse
İnanöz :İnanan kimse, özüyle inanan kişi, inanan öz
İnayet :İyilik, lütuf
İncebey :İnce yapılı ve soylu kişi, incelikli bey kişi
İnsel :İnden, mağaradan çıkan sel, in seli
İpar :Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen Bir çeşit dikenli otun güzel kokulu sarımtrak çiçeği Çiçeği, bu çiçeğin kokusu, misk amber
İren :Kendini Tanrı'ya adamış kimse, ermiş kimse, eren
İrtek :Erken doğan, er doğmuş
İsa :Hristiyanlığın kurucusu peygamber
İshak :Hüzünlü öten bir tür kuş
İskender :Tarihte fetihleriyle ünlü bir hükümdar
İslam :Hz. Muhammed'in kurduğu son din/ Teslimiyet
İsmail :İbrahim peygamberin Tanrı'ya kurban adadığı oğlunun adı
İsmet :Haramdan ve günahtan çekinen
İsrafil :Dört büyük melekten biri
İstemi/han :Göktürklerin ünlü hakanı
İstemi :Göktürk Devleti'nin kurucusu Bumin Kağan'ın kardeşi İstemi Han'ın adından
İstemihan :Göktürk Devleti'nin kurucusu Bumin Kağan'ın kardeşi, Göktürk Devleti'ni güçlendiren Türk hakanı
İşcan :Becerikli, çalışkan, işçen
İşçen :İş sever, çalışkan, becerikli, işbilir
İzgü :Akıllı ve adaletli
İzgütay :İyi yavru, iyi tay
İzzet / İzzettin :Değer, kıymet, ululuk, yücelik
J Harfi
Jerfi :Derinlik
Jiyan :Kızgın, hısımlı
K Harfi
Kaan / Kağan :Hükümdar, hanların hanı
Kader :Alın yazısı,
Kadir :Değer, onur, incelik
Kadri :İtibar, değerle ilgili
Kahraman :Savaşta yiğitlik gösteren, cesur
Kamber :Sadık hizmetkar / Hz Ali'nin kölesinin adı
Kamer :Ay ışığı
Kamil :Tam, eksiksiz, olgun
Kamuran :Dileğine, kavuşmuş olan
Kanat :Kuşların ve uçucu böceklerin uçmalarını sağlayan organları
Kandemir :Sağlam kan, kanı sağlam olan kimse, sağlam demir
Kaner :Kanlı yiğit
Kansu :Çerkez Memluk beyi, Çin'de bir il, Memluk sultanlığının Son Çerkez sultanı
Kapkın :Ansızın yakalayıp alabilen, ısırıp parçalayan, hemen kapan, Alan, kapgın, kapan
Kaplan :Hindistan ve Afrika ormanlarında yaşayan, aslan büyüklüğünde, Postu çizgili, kedigillerden yırtıcı, güçlü bir hayvan
Karaalp :Karaalp yiğit
Karaca :Geyik türünden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, Dağkeçisi, yaban keçisi, eti yenen bir kuş, (mecaz olarak) Karayağız, yağız, ünlü halk ozanı Karacaoğlanın adından
Karacan :Yağız, bir ağaçcık, Dedem Korkut öykülerinde bir yiğit
Karan :Karanlık
Karanalp :Kara yağız yiğit
Karayağız, :Yağız, ünlü halk ozanı Karacaoğlan'ın adından
Karer :Yağız yiğit
Kartal :Kızıl kara tüylü, güçlü kıvırcık gagalı, iri ve güçlü, yıryıcı bir kuş
Kasım :Bölen, kısımlara ayıran
Kaya :Büyük ve sert taş kütlesi, pek sert
Kayaalp :Kaya gibi sert yiğit
Kayaer :Kaya gibi sert ve sağlam yiğit
Kayahan :Kaya gibi sert hakan
Kayan :("Kaymaktan" kayma işini yapan, akar gibi yer değiştiren, kayıcı, Kayarak giden akarsu, sel, çığ
Kayarak :Giden akarsu, sel, çığ
Kayatekin :Kaya gibi sağlam şehzade
Kayatimur :Kaya demir, sert demir
Kayatürk :Kaya gibi sağlam ve sert Türk
Kayı :Osmanlıların kökeni olan Oğuz boylarından birinin adı, sağlam, sert, güçlü, sağanak, bora
Kayıhan :Güçlü kağan, sert han, sağlam han
Kaynak :Bir suyun çıktığı yer, göze, pınar
Kayra :Tanrı yardımı; Tanrı'dan ya da büyük bir kimseden Gelen iyilik, kayırma, yardım, destek
Kazım :Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyen
Kemal :Bilgi ve erdem bakımından olgunluk
Kemalettin :Bilgi ve erdem sahibi
Kenan :Nuh peygamberin oğlu ya da Nemrut'un babası sanılan kişi
Keramettin :Bağış, ihsan ağırlama
Kerem :Cömertlik, soyluluk büyüklük
Kerim :Kerem sahibi, cömert
Keskin :Çok kesici, iyi keser, çok sert, çok etkili
Keskiner :Sert yiğit, keskin erkek
Kılıç :Uzun ve kesici savunma aracı
Kılıçalp :Kılıç gibi keskin yiğit
Kılıçaslan :Selçuk sultanlarının üçüncüsü, Türklerin Anadolu'yu yurt edinmesini sağlayan, Haçlıları Anadoku'dan kovan Türk beyi
Kılıçer :Kılıç gibi keskin yiğit, kılıç gibi yiğit
Kınay :Hiç durmadan çalışan, çalışkan
Kıraç :Su bulunmayan toprak, kurak toprak, verimsiz toprak
Kıralp :Rengi kırçıl olan yiğit, kırçıl renkli yiğit, kır yiğit
Kıraner :Vurup ezerek parçalayan yiğit
Kırca :Kırçıla yakın, kıra benzer, kır gibi
Kırhan :Kırçıl han
Kırtay :Kır renkli at yavrusu, kır renkli tay
Kırtekin :Kırçıl şehzade
Kıvanç :Mutlu bir olgudan duyulan şey, sevinç öğünç
Kıvançer :Sevinç olan yiğit, övünç olan yiğit, sevindiren kimse
Kıvılcım :Yanmakta olan bir şeyden çevreye sıçrayan ateş parçası...
Kıymet :Değer, panha, bedel
Koçer :Koç yiğit, yiğitler yiğidi
Koçhan :Yiğit kağan
Konur :Kumral, kestanerengi, açık sarı, boz ile sarı arası, (renk) süslü, Çalımlı, kimseyi beğenmeyen, gururlu, kahraman, yiğit
Konuralp :Yiğitler yiğidi, onurlu yiğit
Konurata :Yiğit ata, onurlu ata
Konurbay :Onurlu ve varsıl, onurlu bey
Kor :İyice yanarak içine, özüne değin ateş olmuş kömür ya da odun parçası, (mecaz olarak) kıpkırmızı
Koral :Sınır muhafızı
Koralp :Kor gibi, kor ateş gibi yiğit
Koray :Kamış, kargı gibi, içi boş şeyler
Korcan :Kanı sıcak, kanı kaynayan
Korel :Kor ateş durumuna gelmiş el
Korer :Kızıl ateş gibi yiğit, kor gibi erkek
Korgün :Kızıl Güneş, kor durumdaki Güneş
Korhan :Ateş gibi hakan
Korkmaz :Hiçbirşeyden çekinmeyen, yiğit, yürekli
Korkut (d) :Büyük dolu tanesi
Korkut :Dedem Korkut öykülerinin anlatıcısı sayılan kişinin adından; "korkutmak"tan buyruk
Kortan :Kıpkızıl şafak, Güneş'in doğmasından önceki kızıllık
Koşal :Koşarak git ve al
Köker :Soyca yiğit olan kimse, kökü yiğit
Köknar :Çam türünden, yatay dallı, kerestelik bir orman ve süs ağacı
Köksal :"Yerinden kolayca oynatılamayacak durumda yerleş!"kökünü derinlemesine sal" "kökleş yerleş" anlamında buyruk
Köksalan :Kökleşmiş olan, kök salmış olan
Köksan :Köklü ün, köklü ad
Köksoy :Kökü derinlere giden soydan olan
Kubilay :Cengiz Hanın torununun adı
Kuday :Tanrı
Kudret :Güç, kuvvet
Kunt :Sağlam yapılı, sağlıklı, dayanıklı, kalın, sert
Kunter :Sağlam yapılı yiğit, sert yiğit
Kuntman :Sağlam ve iri yapıl erkek
Kuraner :Kurucu kişi
Kurt :Sürülere saldıran, köpek türünden yırtıcı, yabanıl hayvan (mecaz olarak) işini iyi bilen, aldanmaz
Kurtalp :Kurt gibi yiğit
Kurter :Aldanmaz yiğit, işini iyi bilen yiğit, kurt yiğit
Kurtul :Güç bir durumdan kendini kurtar
Kurtuluş :Tehlikeli ve kötü bir durumdan kurtulma
Kuru :Suyu, nemi olmayan, çelimsiz, sıska, arık
Kut :İyilik getiren şeyin durumu, iyilik getiren şey, uğur; mutluluk, saadet
Kutal :Uğur al, uğurla ilgili, uğursal
Kutalp :İyilik getiren yiğit, uğurlu yiğit
Kutan :Uzun kanatlı büyük bir kuş
Kutay :İyilik getiren Ay, uğurlu Ay, kutlu ay, kutlu ve ay gibi
Kutbay :Uğurlu bey
Kutberk :Uğurlu ve sağlam
Kutcan :İyilik getiren kimse, kutlu kimse
Kuter :İyilik getiren yiğit, kutlu yiğit
Kutgün :Kutsal gün, kutlu günde doğmuş
Kuthan :Uğurlu kağan, kutlu kağan
Kutkan :Uğurlu kan, kutlu kan
Kutlay :Uğurlu Ay, kutlu Ay
Kutlu :İyilik, uğur getirdiğine inanılan, uğurlu kutsal
Kutlualp :Uğurlu yiğit
Kutlubay :İyilik ve zenginlik getiren
Kutlubey :Uğurlu bey
Kutlucan :Uğurlu ve can kimse
Kutluel :Uğur getiren el
Kutluer :Uğurlu yiğit
Kutluğ :İyilik ve uğur getirdiğine inanılan, uğurlu, kutlu
Kutluğhan :Uğur getiren kağan, Oğuz Han'ın torunu
Kutluhan :Uğur getiren kağan
Kutlutekin :Uğurlu ve biricik, uğur getiren şehzade, uğurlu prens
Kutlutin :Kutsal ruh
Kutlutürk :Uğurlu Türk, kutsal Türk
Kutman :Uğur getiren, uğurlu kimse
Kutsal :Mübarek, kutlulukla ilgili
Kutsalan :Uğur getiren, uğur salan
Kutsalar :Uğur getiren kimse, uğur getiririr, kut gönderir
Kutsan :Uğurlu ad, kutlu ad
Kutsay :Uğurlu say
Kutsi :Kutlanan, kutluluk sahibi
Kutsoy :Kutlu soydan gelen, soyu kutlu
Kuzey :Kuzey yönü / Şimal
Kuzgun :Bir tür karga
Küntay :Sağlam yapılı, kunt Ay
Kürşat (d) :Eski bir Türk adı
L Harfi
|
Lacin :Bir cins şahin - Sarp, yalçın
Ladin :Çamgiller ailesinden bir ağaç
Lami :Sert, çatık kaslı veya Aslan
Latif :Allah'ın kulu
Ledün :Tanrı katı, Tanrısal gizler
Lema :Herseye gücü yeten
Lemi :Becerikli, atılgan
Levent :Dünya,varlık
Lider :Önder
Lirik :İçten gelen duyguların coşkuyla anlatımı
Lokman :Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
Lutfi :Cennette ölümsüzlüge kavuşan
Lutfullah :Çok övülmüş, methedilmiş
|
|
|
|
M Harfi
Macit :Şan ve şeref sahibi
Mahir :Usta, elinden her iş gelen
Mahmut :Övgüye değer
Mahzun :Hüzünlü, duygulu, üzgün
Makbul :Alınan kabul olunan
Malik :Sahip, efendi
Malkoç :Ünlü bir akıncı soy olan Malkoçoğullarının atası Malkoç Mustafa Bey'in adından
Martı :Denizlerde yaşayan eti yenmez su kuşu
Mazhar :Birşeyin göründüğü ortaya çıktığı yer
Mazlum :Zulüm gören, zulmedilen kişi
Mecit :Çok şerefli, büyük şan sahibi
Mecnun :Deli, aklı başında olmayan
Medet :Yardım eden
Mehmet :Aslı Arapçada Muhammed, çok övülmüş anlamında
Melih :Güzel, şirin
Melik :Hükümdar, han
Memduh :Övülmüş, övülmeye değer
Menderes :Ege bölgesinde bir ırmak adı
Mengü :Sonsuza değin yaşayacak olan, ölümsüz, bengi
Mengüalp :Ölümsüz yiğit
Mengüç :Güçlü ben / Men + güç
Mengüer :Ölümsüz yiğit
Mengühan :Ölümsüz kağanı Hulagu Han'ın kardeşi, Moğol hanı
Mengütaş :Ölümsüz taş, bengi taş
Mengütekin :Ölümsüz şehzade
Mengütimur :Ölümsüz ve demir gibi sağlam, ölümsüz demir
Meriç :Bulgaristan'dan çıkıp edirne yakınlarında Arda ve tunca ile Birleştikten sonra Türk-Yunan sınırları boyunca akraka enez Yakınlarında Ege Denizi'ne dökülen ırmak
Meriçtan :Meriç Irmağı'nın şafağı, Meriç kıyısındaki sabah vakti
Merih :Güneş sistemimizdeki 5. gezegen
Mert :Sözünün eri, sözünde duran
Merter :Sözünün eri; yiğit
Mertkal :Her zaman mert olarak yaşa
Mertol :Sözünün eri ol, yiğit ol
Mestan :Savruk. Cüret sahibi
Mesut :Mutlu, sevinçli, neşeli
Mete :Büyük Hun imparatoru
Metin :Sağlam, dayanıklı
Mevlut :Doğma, dünyaya gelme ( Mevlid-Mevlüd)
Mevzun :Biçimli, oranlı, uyumlu
Mikail :Allaha en yakın olduğuna inanılan dört melekten birinin adı
Miralay :Albay
Moran :Dereden büyük akarsu, ırmak, müren
Moray :Mor renkte Ay
Muammer :Uzun ömürlü, çok yaşayan
Mucip :Gerektiren, gerektirici
Muhammed :Çok övülmüş, hamdedilmiş
Muharrem :Din tarafından yasaklanan
Muhip :Seven, sevişen
Muhittin :Dini güçlendiren
Muhlis :İnanç ve eylemlerinde içtenlikle davranan
Muhsin :Sağlamlaştıran
Muhtar :Dilediği şekilde hareket edebilen
Muhterem :Saygın, saygıdeğer
Muhteşem :Görkemli, gözkamaştırıcı
Munis :Sıcakkanlı sevimli
Murat (d) :Amaç, maksat, istek
Murtaza :Mürteza- Seçkin seçilmiş
Musa :Sudan gelmek anlamındadır. Bir peygamber adı
Mustafa :Temizlenmiş, saf hale getirilmiş
Muştu :Sevindirici haber, iyi haber
Muti :İyi kalpli, yumuşak başlı
Mutlu :Bütün istek ve özlemlerine kavuşmuş olan, mesut
Mutlualp :Özlem ve isteğine kavuşmuş yiğit
Mutluay :Mutlu ve ay gibi olan
Mutlugün :Sevindirici gün; mutluluk veren gün
Mutluhan :İsteklerine kavuşmuş kağan
Mutlutekin :Özlem ve isteklerine kavuşmuş ve biricik kimse, mutlu şehzade
Mutver :Mutluluk ver, mutlu et
Muzaffer :Zafer kazanan, galip gelen
Mücahit :Savaşçı, Cihada katılan
Müfit :Faydalı, yararlı
Müjdat :İyi, müjdeli haberler
Mükerrem :Yardımsever, ikram sever
Mükremin :Konuksever, ikram sever
Mümin :İnanan, iman eden
Mümtaz :Seçkin, başkalarından ayrı tutulan
Münir :Aydınlatan, ışık veren
Müren :Dereden büyük akarsu, çay, ırmak moran
Mürsel :Yollanmış, gönderilmiş olan
Mürşit (d) :İrşad eden, doğru yolu gösteren
Müslüm :İslam dininden olan / Teslim olan
Müşfik :Acıyan, şefkat gösteren
Müştak :Özleyen, göreceği gelen
N Harfi
Nabi :Yüksek, yüce, haber veren
Naci :Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Nadi :Bağıran, haykıran
Nadir :Ender, az bulunur, seyrek
Nafi :Gelip geçen, etkili, sözü dinlenen
Nafiz :İşleyen, içeriye giden, delip geçen işleyen
Nahit (d) :Venüs, Zühre yıldızı
Nail :Ele geçiren, muradına eren
Naim :Uyuyan, uykuda olan
Namık :Yazar, yazan kişi
Nami :Tanınmış, ünlü şöhretli
Nart :Yürekli, yiğit
Narter :Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
Nasreddin :Yardımcı, imdada yetişen
Naşit (d) :Şiir söyleyen, şiir okuyan
Nayır :Arkadaş, dost
Nayman :Sekiz; Batı Moğolistan'da yaşayan ve sekiz oymaktan oluşan Türk Topluluğu
Nazım :Düzenleyen, tanzim eden
Nazif :Temiz, güzel
Nazmi :Vezinli, kafiyeli sözle ilgili/ Düzenli
Nebi :Peygamber, Tanrı'nın buyruklarını kullara ileten
Necat :Kurtuluş, selamet
Necati :Kurtuluşa ermek
Necdet :Güçlü ve korkusuz
Necip :Soyu temiz, cömert
Necmettin :Din'in Yıldızı
Necmi :Yıldızlarla ilgili , yıldızlara ait
Nedim :Yakın dost, samimi arkadaş
Nedret :Az bulunma, seyrek olma hali
Nejat :Soy, asıl, hesap
Nemutlu :(İmrenilecek bir olgu dolayısıyla söylenen "ne mutlu" sözünden) Ne kadar mutlu çok mutlu
Nesim :Hoşa giden hafif rüzgar
Neşet :Yetişme, meydana gelme
Nevzat (d) :Yeni doğmuş çocuk
Nezih :Temiz, pak, seçkin
Nihat (d) :Tabiat, huy
Niyazi :Yalvarma, yakarma
Nizam :Sıra, dizi, düzen, kural
Nizamettin :Düzenli, tertipli
Nizami :Kurallara uygun, düzenle ilgili
Nogay :1280-1299 yılları arasında Tuna ve Dobruca Tarlalarının başı olarak saltanat süren, Hulagu Han'ca öldürülen kişi, Nogay Han
Noyan :Ordular komutanı, başkomutan, soylu kişi
Nuh :Eski metinlerde rahat anlamında / Bir peygamber adı
Numan :Kan / gelincik
Nur :Aydınlık, parıltı, ışık
Nuralp :Aydınlık saçan yiğit
Nurbay :Aydınlık saçan erkek
Nurer :Aydınlık saçan yiğit
Nurettin :(Nureddin) Aydınlatın, dinin getirdiği nur
Nuri :Işıklı, ışıktan geleni
Nurkut :Aydınlık sal, ışık ver
Nursal :Aydınlık sal, ışık ver
Nurşat :Nura boğulmuş
Nurtaç :Nurlu taç taşıyan
Nusret (d) :Tanrı yardımı
Nusret :Tanrı yardımı, başarı, zafer
Nuyan :Soylu kişi, noyan
Nüzhet :Eğlence, gönül rahatlığı
O Harfi
Nabi :Yüksek, yüce, haber veren
Naci :Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Nadi :Bağıran, haykıran
Nadir :Ender, az bulunur, seyrek
Nafi :Gelip geçen, etkili, sözü dinlenen
Nafiz :İşleyen, içeriye giden, delip geçen işleyen
Nahit (d) :Venüs, Zühre yıldızı
Nail :Ele geçiren, muradına eren
Naim :Uyuyan, uykuda olan
Namık :Yazar, yazan kişi
Nami :Tanınmış, ünlü şöhretli
Nart :Yürekli, yiğit
Narter :Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
Nasreddin :Yardımcı, imdada yetişen
Naşit (d) :Şiir söyleyen, şiir okuyan
Nayır :Arkadaş, dost
Nayman :Sekiz; Batı Moğolistan'da yaşayan ve sekiz oymaktan oluşan Türk Topluluğu
Nazım :Düzenleyen, tanzim eden
Nazif :Temiz, güzel
Nazmi :Vezinli, kafiyeli sözle ilgili/ Düzenli
Nebi :Peygamber, Tanrı'nın buyruklarını kullara ileten
Necat :Kurtuluş, selamet
Necati :Kurtuluşa ermek
Necdet :Güçlü ve korkusuz
Necip :Soyu temiz, cömert
Necmettin :Din'in Yıldızı
Necmi :Yıldızlarla ilgili , yıldızlara ait
Nedim :Yakın dost, samimi arkadaş
Nedret :Az bulunma, seyrek olma hali
Nejat :Soy, asıl, hesap
Nemutlu :(İmrenilecek bir olgu dolayısıyla söylenen "ne mutlu" sözünden) Ne kadar mutlu çok mutlu
Nesim :Hoşa giden hafif rüzgar
Neşet :Yetişme, meydana gelme
Nevzat (d) :Yeni doğmuş çocuk
Nezih :Temiz, pak, seçkin
Nihat (d) :Tabiat, huy
Niyazi :Yalvarma, yakarma
Nizam :Sıra, dizi, düzen, kural
Nizamettin :Düzenli, tertipli
Nizami :Kurallara uygun, düzenle ilgili
Nogay :1280-1299 yılları arasında Tuna ve Dobruca Tarlalarının başı olarak saltanat süren, Hulagu Han'ca öldürülen kişi, Nogay Han
Noyan :Ordular komutanı, başkomutan, soylu kişi
Nuh :Eski metinlerde rahat anlamında / Bir peygamber adı
Numan :Kan / gelincik
Nur :Aydınlık, parıltı, ışık
Nuralp :Aydınlık saçan yiğit
Nurbay :Aydınlık saçan erkek
Nurer :Aydınlık saçan yiğit
Nurettin :(Nureddin) Aydınlatın, dinin getirdiği nur
Nuri :Işıklı, ışıktan geleni
Nurkut :Aydınlık sal, ışık ver
Nursal :Aydınlık sal, ışık ver
Nurşat :Nura boğulmuş
Nurtaç :Nurlu taç taşıyan
Nusret (d) :Tanrı yardımı
Nusret :Tanrı yardımı, başarı, zafer
Nuyan :Soylu kişi, noyan
Nüzhet :Eğlence, gönül rahatlığı
Ö Harfi
Öcal :Öc almaktan, intikal alan
Ödül :İyi bir işe, bir başarıya karşılık olarak verilen armağan
Öğün :("Övünmek'ten buyruk) kendi kendini öv, kendi kendini yücelt, övün
Öğünç :Övünülecek şey, kıvanç, övünç
Öğüş :Torun; çok; övme biçimi, övüş
Öğüt :Birine, yapması ya da yapmaması gereken şeyler üzerine söylenen söz
Öke :Olağanüstü yetenekleri olan kimse, dahi
Ökmen :Akıllı, zeki
Ökmener :Akıllı, yiğit, zeki yiğit
Öksel :Akılla ilgili, zeka ile ilgili, ussal, akılsal
Öktem :Yürekli, yiğit, güçlü, görkemli; ünlü
Öktemer :Yürekli yiğit, güçlü yiğit, görkemli yiğit, ünlü yiğit
Ökten :Güçlü, yiğit
Ömer :Dirlik, canlılık yaşam gücü
Ömür :Hayat, yaşam
Önal :Daima önde olmak
Önalan :Önce davranan, önde giden, başa geçen
Önay :Ay'ın ilk günlerindeki hali, hilal
Öncel :Birine göre kendinden, önce gelen, selef; yol açan, yol gösteren
Öncü :Önder, yol gösteren, önde giden, bir işte yol açan
Öncüer :Önde giden yiğit, öncülük eden yiğit
Önder :Lider, yönetici, şef
Önel :Bir işin yapılması için verilen süre
Önem :Bir şeyin nitelik ya da nicelik yönünden değeri olma durumu, değer
Öner :(İlk ya da ikiz doğumda önce doğan çocuk için) önde gelen yiğit Önde giden erkek
Öney :Önde olan, üstün
Öngör :Önceden gör, ilerde olacakları sez.
Öngören :Önceden gören, önceden kestiren
Öngün :Önemli bir günün ya da bir bayramın öncesindeki gün, arife
Önol :Önderlik et
Önsel :Hiçbir denemeye dayanmadan, yalnızca akıl yordamıyla
Önsoy :Önde gelen soy
Önumut :Önde gelen umut, ilk umut
Ören :Eski yapı veya kent kalıntısı
Örsal :Örsü al
Örsan :Örsü an
Örsel :Örs gibi sağlam el
Örskan :Sağlam kan, örs gibi sağlam kan
Över :Bir kimsenin ya da bir şeyin iyiliklerini söyleyebilerek onun Değerini belirtir
Övgü :Övmek için söylenen güzel söz, övme
Övgün :Övülen kimse
Övül :Başkasınca beğenil ve iyiliklerin söylensin
Övün :Kendi kendini öv, kendini yücelt
Övünç :Bir niteliği nedeniyle övünme işi, sevinme, sevinç, kıvanç
Övüş :Birinin iyiliklerini söyleyerek beğenildiğini belirtme, Övme biçimi, övme yolu
Öz :Bir kimsenin benliği, içsel varlığı; bir şeyin temel öğesi (mecaz olarak) ana nokta, can alıcı nokta, ana öğe, bir şeyin en güçlü kısmı, özü, içine arılığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan
Özak :Özü ak, özü beyaz, ak öz, beyaz öz
Özakay :Özü ak ay, özü beyaz Ay
Özal :Özü kırmızı, özü al renkte, gerçek al,
Özalp :Özü yiğit, öz yiğit
Özarı :Özü temiz özü arı
Özay :Özlü, özü ay gibi aydınlık olan
Özbay :Özü zengin
Özbek :Yürekli, doğru, namuslu; Orta Asya'da yaşayan bir Türk boyu, Bu boydan kimse
Özberk :Özü sert, özü sağlam
Özbey :Özü bey
Özbilen :Herşeyin özünü bilen, az ama öz bilen
Özbilge :Özce bilge kişi, özü bilge
Özbilgin :Bilgin kimse, özce bilgil kimse
Özbilir :Her şeyin özünü bilir
Özbir :Özü sözü bir, doğru özlü
Özcan :Bir kimsenin kendi öz canı olan
Özçelik :Özü çelik olan kimse, sağlam özlü
Özçetin :Özü çetin olan kimse, çetin kimse
Özçevik :Hemen durum alabilen kimse, çevik kimse
Özdal :Dal gibi kimse, özü değerli
Özdeğer :Değerli kimse, özü değerli
Özdem :"İçsel varlığım olan" özü demir olan, demir özlü
Özdemir :Demir gibi kimse, özü demir olan, demir özlü
Özden :İçtenlikli kimse, içten davranışlı, içten, soyca temiz; özsu
Özdener :İçtenlikli davranan, kimse; soyca temiz yiğit
Özdilek :İçten dilenen şey, içsel dilek
Özdilp :Özü dilli, tatlı dilli
Özdinç :Dinç kimse, özü dinç
Özdoğa :Özce doğaya benzeyen kimse
Özdoğal :Özce doğaya uygun, doğal kimse
Özdoğan :Özce şahin gibi olan kimse
Özdoğru :Doğru kimse, özü doğru
Özduru :İçsel varlığı duru kimse, temiz kimse, özü duru
Özdurul :İçsel varlıkça durulaş, özünü durulaştır, duru özlü ol
Özek :Ağacın, bitkinin içi, özü, çalışkan, güç, soluk, nefes, okla boyunduruğu birbirine bağlayan demir; bir şeyin ortası, göbeği
Özel :Yalnız bir tek şeye, bir ereğe ya da kimseye ayrılmış olan; her vakit görülenden ayrı, alışılmıştan, olağandan ayrı
Özen :Bir şeyi elden geldiğince iyi yapmaya çalışma, özenme
Özenç :Bir şeyi elden geldiğince iyi yapmaya çalışma işi, özenme işi, özen
Özer :Özü er olan
Özercan :Özce erkek olan sevgili kimse, yiğit ve sevgil kimse
Özerdal :Özce yiğit ve dal gibi kimse
Özerdem :Özce erdemli kimse, özce iyilikçi, alçak gönüllü kimse
Özerhan :Ünlü uçbeyi, ünlü akıncı yiğit Evrenos Gazi'nin dedesi
Özerk :Kendi kendini yöneten
Özerkin :Özgür kimse, özerk kimse
Özerol :Özce yiğit ol
Özertan :Özce şafak vakti gibi olan
Özertem :Özce erdemli kimse, iyilikçi, alçak gönüllü, erdemli kimse...
Özge :Başka, ayrı; başka bir yaradılış ve huyda olan; iyi, güzel; Cana yakın, sıcakkanlı
Özgebay :Yaradılışça başka ve zengin kimse
Özgeer :Yaradılışça başka olan yiğit
Özgen :Yapıp ettiklerinden hiç kimseye karşı sorumlu olmayan, özgür
Özgenalp :Özgür yiğit
Özgenç :Genç kimse, özce genç
Özgener :Özgür yiğit
Özger :Özge er, başka er, özge yiğit
Özgü :Belli bir şeyde ya da kimsede bulunan, başkasında olmayan
Özgüç :Özü güçlü
Özgül :Özü gül kimse; özellikle bir türle ilgili olan, o türe özgü olan...
Özgüleç :Güler yüzlü kimse, özü güleç
Özgün :Hiç kimseye benzemeyen
Özgünay :Hiç kimseye benzemeyen ve Ay gibi kimse
Özgüner :Hiç kimseye benzemeyen yiğit
Özgüneş :Güneş gibi kimse, özü güneş
Özgür :Başkasının kölesi olmayan, eyleminde kimseye hesap vermeyen, hür
Özgürcan :Özgür kimse, başkasının kölesi olmayan can, hür can
Özgürel :Özgürce iş gören el
Özgüven :İnsanın kendine inanma duygusu, insanın kendi özüne duyduğu güven
Özhan :Han soyundan gelen
Özilter :Özü yurdu savunan
Özinal :Özü inanç verici
Özinan :Özü inandırıcı
Özkan :Soylu kan
Özkaya :Özü kaya, özü sağlam
Özker :Sağlam, sağlıklı, er; temiz yürekli yiğit, özger; iyilikçi; yardımsever
Özkul :Özü Tanrı'ya kul olan
Özkut :Uğurlu kimse, özü kutlu
Özkutay :Uğurlu Ay gibi kimse, özü uğurlu ve Ay gibi güzel kimse
Özkutlu :Özü uğurlu, kutlu kimse
Özlek :Toprağın özlü, verimli yeri; zaman; doğaüstü güç
Özlem :Bir kimseyi ya da sevilen bir şeyi görme isteği, göreceği gelme, Hasret
Özlen :Kendini özlet, özlenilecek biri ol; kaynak; küçük dere; ağaç kökü
Özler :Göreceği gelir, hasret çeker
Özlü :Özü olan, öz bölümü çokça olan; özleşmiş olan; içten gerçek
Özlüer :Özü olan yiğit, özlü yiğit
Özmen :Özlü kimse, içten kimse
Özmuştu :Özü muştu olan, özü müjde olan kimse
Özmut :Özü mut getiren, mutluluk veren
Özoğuz :Tam Oğuz olan
Özok :Özü ok gibi doğru kimse, doğru özlü kimse
Özol :Bir şeyin en güçlü bölümü ol, özü ol
Özozan :Özü olan kimse, şair kimse
Özönder :Gerçek önder olan kimse
Özpeker :Özü sağlam yiğit
Özpolat :Özü çelik gibi yiğit
Özsel :Özü sel gibi olan, kimse; içle ilgili, içsel
Özsoy :Özü temiz, soylu kimse
Öztan :Gerçek şafak
Öztaş :Özü taş, taş gibi sağlam kimse
Öztek :Eşi benzeri olmayan kimse, özü tek olan
Öztekin :Biricik kimse, benzeri olmayan kimse; öz şehzade, tam bir şehzade
Öztimur :Özü demir olan, öz demir
Öztin :Gerçek ruh, öz ruh
Öztiner :Gerçek ruh olan yiğit
Öztok :Herşeye doymuş kimse, özü tok
Öztuna :Gerçek Tuna Irmağı
Öztunç :Tunç gibi sağlam kimse, özü tunç
Öztürk :Gerçek Türk; özü Türk, öz Türk
Özüak :Temiz özlü kimse
Özüdoğru :Doğru kimse, doğru özlü
Özüpek :Sağlam kimse
Özütok :Herşeye doymuş kimse
Özveren :Kendi özünden, kendinden veren kimse, kendi yararından vazgeçen, Özverili
P Harfi
Pala :Kısa, geniş kiliç
Pamir :Orta Asya'da yükseltilerle dolu kütle, yayla
Par :Çeşme; bahçe, gül bahçesi, alev
Parla :("Parlamak"tan buyruk) ışık saç, tutuşup alev çıkar, ışıl ışıl yan
Parlar :Işık saçar, parıltı çıkarır, parlaklık yayar; tutuşur, alev alır
Pars :Etoburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, Yırtıcı bir hayvan
Pasin :Eski bir Türk oymağını adı
Paşa :Bir askeri ünvan / ağabey, erkek kardeş
Pehlivan :Güreşçi
Pekak :Çok beyaz
Pekalp :Güçlü yiğit, sert yiğit, pek yiğit
Pekcan :Sağlam, dayanıklı can; güçlü can; çok cana yakın
Pekçetin :Çok çetin; çok güç
Pekdeğer :Çok değer, değeri çok
Peker :Güçlü erkek
Pekin :Kuşkuya yer olmayacak denli kesin
Pekiner :Pek yiğit, kuşkuya yer olmayacak denli yiğit
Pekintürk :Kuşkuya yer olmayacak denli Türk, kesinlikle Türk
Pekkan :Güçlü kan, sağlam kan, dayanıklı kan, sert kan
Pekol :Sağlam ol, dayanıklı ol, sert ol, pek ol
Pekşen :Çok şen
Pektaş :Sert taş, dayanıklı taş
Pektürk :Sağlam Türk, dayanıklı Türk, pek çok Türk, tam Türk
Pekün :Sağlam san, sağlam ün
Pelit :Palamut meşesi
Perk :Sağlam, güçlü, sert, berk
Peyami :Haberle ilgili, haber veren
Polat :Sertleştirilmiş , su verilmiş demir
Polatalp :Çelik yiğit
Polathan :Çelik gibi sert han, çelik kağan
Polatkan :Çelik kan, sağlam kan
Poyraz :Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar
Pusat :Zırh ve korunma araçlarının genel adı; silah
R Harfi
Raci :Rica eden, dileyen
Rafet / Refet :Çok acıma
Rafet :Merhamet etme, esirgeme.
Rafit :Akıllı, doğru yolda olan.
Ragıp :İçtenlikle isteyen, özleyen
Ragip :Allah'ın kulu
Rahim :Esirgeyen, acıyan
Rahman :Acıması bol olan
Rahmi :Becerikli, atılgan
Raif :Acıyan, esirgeyen
Rakım :Yazan, çizen, yükselti.
Ramazan :Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
Rami :Atıcı, mermi atan
Ramiz :Akıllı, zeki. işaretlerle gösteren.
Rasim :Çok övülmüş, methedilmis
Rasin :Beyaz ay,dolunay
Rasit :Dürüst, güvenilir
Raşit (d) :Doğruyola giden
Rauf :Çok acıyan, esirgeyen
Recai :Güçlüklerden yılmayan, hızlı
Recep :Beyaz taç, gelin tacı
Refet :Aydınlık gece
Refig :Din uğruna çalışan
Refiğ :Bolluk içinde yaşayan.
Refik :Arkadaş, yoldaş, eş, koca.
Reha :Candan, cana yakın
Remzi :İşaret ve gizliliğe ait
Renan :İnleyen, çınlayan.
Resat :Kahraman, cesur, savasçi
Resit :Yigit,cesur
Resul :Elçi, peygamber.
Reşat :Aklın gerektirdiğini yapan
Reşit (d) :Akıllı, iyi davranan, iyiyi, doğruyu seçebilen, ergin.
Rıdvan :Cennetin kapıcısı olan melek
Rıfat :Yücelik, büyük aşama.
Rıfkı :Yumuşaklıkla, sükunetle ilgili
Rıza :Hoşnutluk, memnunluk
Ridvan :Aslan gibi cesur, savasçı beyi
Rifat :Cesur,yiğit
Rifki :Cesur,yiğit
Riza :Yiğit,hükümdar
Ruhi :Ruhla ilgili
Rusen :Sabah günes dogarkenki zaman
Rustu :Armağan, hediye
Ruşen :Aydın, parlak
Rüçhan :Orta Asya'da Tanri dağı,bir Türk boyu
Rüknettin :Bir şeyin temeli / Dinin temeli
Rüstem :Kahraman, yiğit.
Rüştü :Doğru yolda olan, akıllı.
Rüzgar :Yel
S Harfi
Sabahattin :Güzellik
Sabit :Yerinde duran kımıldamayan
Sacit (d) :Secdeye varan, ibadet eden
Sadettin :Kutluluk, saadete erme, mübarek olma
Sadık :İçten bağlı, gerçek dost
Sadi :Baht açıklığı
Sadri :Anaya göre çocuk
Sadullah :Allah'ın talihli kıldığı
Sadun :Yıldız bilimine göre, uğurlu olan
Safa :Saflık berraklık, gönül rahatlığı
Saffet :Saflık, temizlik
Safi :Katıksız, ayırt edilmiş
Sağanak :Şiddetli, ani ve kısa süreli yağmur
Sağay :Yenisey Türklerine bağlı bir Türk boyunun adı
Sağcan :Sağlıklı can, sağlıklı kimse
Sağhan :İyi kağan Sağın saygıdeğer, kutsal kimse; hekim, doktor; Kazak hakanlarının Ünlülerinden biri
Sağlam :Dayanıklı, kolay bozulmaz; yıkılmaz; zarar görmemiş, Bozulmamış; sakatlık ce sayrılığı bulunmayan sağlıklı; güvenilir; Gerçek, doğru; dürüst
Sağlamer :Dayanıklı yiğit, yıkılmaz yiğit, güvenilir yiğit
Sağun :Saygıdeğer, kutsal kimse; hekim, doktor
Saim :Oruç tutan, oruçlu
Sait (d) :Kutlu, cennetlik
Salgır :Akarsu
Salgur :Saldırıcı, saldıran; bir Türkmen oymağını başkanı olan Salgur Bey'in adından
Salih :İyi, yararlı, yetkili
Salim :Eksiksiz, sağ, sağlam
Salkan :Serin yellere açık yer
Salman :Özgür, hiç kimsenin kölesi olmayan
Saltuk :Hiç bir koşul ve denetime bağlı olmayan
Saltukoğulları :Beyliği'ni kuran Saltuk Bey'in adından
Salur :Oğuzlar'ın Üçok boyuna bağlı bir Türk oymağını adı
Samet (d) :Sonsuz, ebedi
Sami :İşiten, dinleyen
Samim :Bir şeyin merkezi
Sanal :Ün kazan, ünlü ol
Sanalp :Ünlü yiğit
Sanat :Duygu, tasarım ve güzelliğin kişiyi etkileyen anlatımı
Sanberk :Ünü sağlam
Sancak :Bayrak
Sancar :Eski Türk adlarından; kısa kama
Sançar :Sancar
Saner :Ünlü yiğit, tanınmış kimse
Sanlı :Çok tanınmış, herkesçe bilinenen, ünlü
Sanver :Ünün her yana yayılsın, ünlen
Saran :Çevresini kuşatan, çevreleyen; kollarının arasına alan; hoşa giden, beğenilen, insanı saran, çeken, çekici; sevimli; candan, içten, yürekten, tutkun, istekli
Sargut :Eski adlardan; açık saman rengi
Sarp :Dik geçilmesi ve çıkılması güç
Sarper :Dikbaşlı yiğit, sarp yiğit
Sarphan :Sarp kağan
Saruhan :Eski bir Türk beyi
Satvet :Zorlu, sindirici güç
Savaş :Birbirine düşman iki ordunun çarpışması, silahlı eylem
Savaşer :Savaşçı yiğit
Savaşkan :İyi savaşan, iyi döğüşen
Savtekin :Diri ve biricik; diri canlı şehzade; Anadolu'nun alınışında Emeği geçen bir Türk komutanı
Savtunç :Sağlam tunç
Sayan :Saygı gösteren, saymak eylemini yapan
Sayar :Saygı gösteririr, saygılı
Saydam :İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki nesnelerin görünmesine engel olmayan; parlak düz
Saygı :Kişilerin birbirlerine karşı duyumsadıkları çekinme ile karışık sevgi Ve değer duygusu; başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu
Saygım :Saydığım kimse, benim saygım
Saygın :Saygı gösterilen, güvenilir olan, saygı gören
Saygut :Sayılan ve uğurlu, kutlu sayılan
Sayguter :Sayılan ve kutlu bilinen yiğit
Sayhan :Saygı gösteren kağan
Sayıl :Kendini saydır, saygı gör, önemsen
Sayıner :Seçkin yiğit, değerli yiğit, saygı gösterilen yiğit
Saykut :Sayılan ve kutsal kimse
Sayraç :Cıvıldayan, şakıyan, güzel ötüşlü
Saytekin :Sayılan ve biricik, sayılan şehzade
Sazak :Küçük pınar, kaynak
Seber :Arkadaş, dost
Sebük :Hızlı, çabuk; sevgili
Sebükalp :Hızlı, yiğit, çabuk yiğit, çevik yiğit
Sebüktekin :Hızlı ve biricik; hızlı şehzade, hızlı prens
Seçen :İyiyi kötüden ayıran, seçme işini yapan kimse
Seçim :Seçme işi; seçim günü doğmuş çocuğa verilen ad
Seçkin :Seçilerek en iyi diye ayrılan; benzerleri arasında yüksek niteliğiyle göze çarpan; seçilmiş
Seçkiner :Herkesçe beğenilen yiğit
Seçmeer :Seçilerek alınmış yiğit
Seçmen :Beğenen seçen; bir seçimde oy hakkı olan
Sedat :Doğruluk, haklılık
Sefa /Safa :Saflık berraklık
Sefer :Yolculuk, savaş hali
Seha :Eli açık, cömert
Sel :Sürekli yağmurlardan ya da eriyen karlardan oluşarak önüne gelen herşeyi alıp götüren taşkın su
Selami :Huzurla, selametle ilgili
Selcan :Taşkın su gibi can
Selçuk :Küçük sel; tezcanlı, evecen, hızlı; Selçuklulara adını veren Sultan Selçuk'tan
Selçuker :Tezcanlı yiğit, hızlı yiğit, evecen yiğit
Selek :Eliaçık, cömert
Selen :Ses, kulakla duyulan her ses; sel yatağı; varlık, bolluk; bilgi
Seler :Taşkın yiğit, sel gibi yiğit
Selışık :Sel gibi akan ışık, aydınlık seli
Selim :İyileşmesi kolay hastalık
Selman / Salman :Özgür, hür
Semih :Bol, cömert gönüllü
Sencer :Halden bilen kimse; kale, hisar; Çağatay hanlarından birinin adı
Sener :Sen yiğitsin
Senih :Yüce, yüksek
Sercan :Canların özü, canın başı
Serdar :Askerin başı, komutan
Seren :"Sermek" eylemini yapan; gemilerde yelken direği
Sergen :Raf, bir şeylerin dizili olduğu yer
Serhan :Hanların başı
Serhat (d) :Sınır boyu
Serkan :Serhan / baş han , ser + kan,
Sermet :Öncesiz ve sonrasız
Sert :Kesilmesi, kırılması, çizilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, katı, berk Sarsıcı, dayanılması güç; hoşgörüsüz
Sertaç :Baştacı
Serter :Sert + Er, sert erkek
Sertuğ :Baştuğ
Server :Bir topluluğun en ileri geleni, baş, şef, reis
Servet :Para mal mülk
Sevin :Sevinç duy, coş
Sevinç :İstenen ya da hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku
Sevük :Sevi, sevgi; sevilmiş, sevilen, sevgili; dost, arkadaş
Seyhan :Çukurova'da Adana'dan geçerek Akdeniz'e dökülen büyük ırmak
Seyhun :Orta Asya'da bir ırmak
Seyit :Efendi, bey
Seza :Değer, yaraşık, uygun
Sezai :Uygun, yaraşır
Sezal :Sezen, sezgili
Sezer :Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar
Sezgin :Sezme yeteneği olan kimse, sezici
Sezginer :Sezme yeteneği olan yiğit
Sıdal :Biraz olgunlaşmış, erginleşmeye başlamış
Sıddık :Çok içten ve doğru kimse
Sığanay :Alageyik ve Ay gibi güzel
Sıtkı :Yalan söylemeyen, dürüst
Sina :İlaç yapılan bir tür bitki
Sinan :Süngü ve mızrak gibi şeylerin sivriucu
Sipahi :Tımar sahibi asker
Siper :Korunulacak, saklanılacak yer
Somer :katışıksız yiğit, tam yiğit
Sona :bir tür ördek, suna; artık ondan sonrası olmayan, sona gelen; (mecaz olarak) son çocuk
Sonat :Bir veya iki çalgı için yazılmış müzik yapıtı
Sonay :Artık ondan sonrası olmayan Ay; (mecaz olarak) son çocuk
Sondal :Artık ondan sonrası olmayan dal; (mecaz olarak) son çocuk
Sonder :Son diyen; (mecaz olarak) son çocuk
Sonel :Artık ondan sonrası olmayan el; (mecaz olarak)son erkek çocuk,
Soner :Artık ondan sonrası olmayan yiğit; (mecaz olarak) son erkek Çocuk, son yiğit
Songür :Sonu iyi gelen kimse, sonu gür
Sonuç :Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum; bir şeyin ucu (mecaz olarak) son çocuk
Soral :Sorduktan sonra al
Sorkun :Bir tür söğüt
Soyalp :Soyu yiğit, soylu yiğit
Soydan :Soylu, iyi bir soydan gelen
Soydaner :Soylu yiğit, iyi soydan gelen yiğit
Soydinç :Soyu dinç
Soydinçer :Soyu dinç yiğit
Soyer :Soyu er, soyu yiğit, soylu yiğit
Soyhan :Soyu han olan, kağan soylu
Soykan :Soylu kan
Soykurt :Soylu kurt, kurt gibi bir soydan gelen
Soykut :Soyu uğurlu kimse, soyca kutlu
Soylu :Öteden beri temiz tanınmış, bir aileden olan, soyu temiz olan
Soytekin :Soyu biricik, soylu ve tek olan kimse; soylu şehzade
Soyuer :Yiğit bir soydan gelen, yiğit soylu
Sökmen :Selçuklular çağında Hasankeyf Artuklu Beyliği'ni kuran kimse; yiğitlere verilen san, yiğit
Sönmez :Sürekli olarak yanar, hiç sönmeden yanar
Sönmezalp :Hiç sönmdedn yanar yiğit; (mecaz olarak) sonsuza değin Yaşayacak yiğit
Sönmezer :Hiç sönmeden yanar yiğit; (mecaz olarak) sonsuza değin yaşayacak yiğit
Söylem :Konuşan bireyin kullandığı dil
Söz :Kelime
Sözen :İyi ve güzel konuşan kimse
Sözer :İyi ve güzel konuşan yiğit; sözünün eri kimse
Sözmen :İyi ve güzel konuşan kimse
Suat (d) :Mutlu, mutlulukla ilgili
Suat :Mutlu, mutlulukla ilgili
Suavi :Zorluklara dayanan
Suay :Suya vuran ay ışığı gibi ışıltılı
Subutay :Moğol hükümdarı Cengiz Han'ın ünlü komutanlarından birinin adı
Sunal :Sun ve al
Sunar :(Saygı ile) veriri, gönderir, yollar
Sunay :Adak ayı
Sungu :Sunulan şey, birine sunulan şey, bağış, armağan, sunu
Sungun :Yetenek; eğilim; armağan edilebilecek nitelikte
Sungur :Doğana benzeyen bir alıcı kuş, atmaca, şahin akdoğan
Sunguralp :Atmaca gibi ve yiğit, şahin yiğit
Sungurtekin :Şahin gibi ve biricik; Süleyman Şah'ın oğlu
Suphi :Sabahla, aydınlıkla ilgili
Süalp :asker yiğit
Süer :Er yiğit, yürekli kişi, asker yiğit
Süerdem :Erdemli asker
Süha :Büyükayı yıldız kümesinde en küçük yıldız
Sükan :Yiğit, yürekli, asker kan
Süleyman :Davud peygamberin oğlu
Sümer :Aşağı Mezopotamya'da bir bölge Sümer ülkesi; M.Ö. 400 Yıllarında bu bölgede devlet kuran bir türk kavmi
Süner :Esneyebilir, esnek, uzayabilir, uzar
Sünter :Kızıl renkli, çavdara benzer sert buğday
Sürel :Süreyle, zamanla ilgili, süreye değgin
Süren :Devam eden, sürüp giden; yönetip yürüten; önüne katıp götüren
Süreyya :Ülker yıldız takımı
Sürsoy :Soyu sürdür; süren soy
Süruri :Sevinçli, sevinçle ilgili
Ş Harfi
Şaban :Kameri yılın 8. ayı
Şadi :Sevinç, neşe, mutluluk
Şafak :Güneş doğmadan az önce ufukta görünen ağartı
Şahan :bkz. Şahin
Şahap (b) :Ateş, alev parçası
Şahin :Bir tür yırtıcı kuş
Şahinalp :Şahin gibi yiğit
Şahiner :Şahin gibi yiğit
Şakir :Şükreden, nankörlük etmeyen
Şamil :Kapsayan, içine alan
Şan :İyi tanınma, ün
Şanal :Adın her yanda duyulsun, ünün yaygınlaşsın, iyi ün sahibi ol
Şanalp :Ünlü yiğit
Şanlı :Ünü yaygın, ünlü, iyi ün sahibi
Şanlıbay :İyi ün sahibi ve varsıl kimse
Şansal :Adını, şanını her yana duyur, şan ver
Şanver :Ünün, şanın her yana yayılsın
Şarık :Parlak, parlayan
Şavlı :Bilgili bilgisini iyi kullanan, bilim adamı, bilgin
Şaylan :Kendini öven, övüngen; neşe saçan, sevinçli; ince, incelikli, nazik
Şaylaner :Neşeli yiğit; incelikli erkek
Şecaattin :Yüreklilik, yiğitlit
Şefik :Şefkatli
Şemsi :Güneşe ait, güneşle ilgili
Şen :Yaşamından memnunluğunu davranışlarıyla gösteren, bunu çevresindekilere de yayan kimse, neşeli
Şenalp :Neşeli yiğit, şen yiğit
Şenaltan :Neşeli ve zengin kimse
Şencan :Neşeli ve cana yakın
Şendoğan :Neşeli doğmuş kimse
Şenel :Çevresine neşe saçan
Şener :Neşeli yiğit, şen yiğit, şen erkek
Şengül :Neşeli ve gül gibi kimse
Şengün :Neşeli gün; ve güneş gibi kimse
Şeniz :Neşeliyiz
Şenkal :Neşeli kal
Şenkaya :Neşeli ve kaya gibi kimse
Şenol :Her zaman neşeli ol
Şensoy :Soyu şen kimse, şen soydan
Şentürk :Neşeli Türk
Şenyaşar :Yaşamı şenlik, mutluluk içinde geçer, şen bir yaşam sürer
Şeref :Onur. Manen yüksek ve erdemli olmak
Şerif :Kutsal, mübarek
Şevket :Ululuk, yücelik, kudret ve kuvvetlilik
Şevki :Şevk, keyif, istekle ilgili
Şimşek :Çok bulutlu, yağmurlu havalarda, buluttan buluta ya da yere Elektrik boşalırken oluşan, kırık çizgi biçimindeki çok yoğun Elektrik akımı; (mecaz olarak) çok hızlı kimse
Şimşeker :Şimşek gibi yiğit
Şinasi :Tanıyış, tanımakla ilgili
Şirzat :Aslan gibi güçlü, kişilikli kimse
Şölen :Eğlenmek ya da bir güzel olayı kutlamak için yapı
Şükrü :Şükretme, hoşnut olma
T Harfi
Tacettin :Taca ait
Taci :Taç ile ilgili
Tağalp :Dağ gibi yiğit
Tahir :Pak, temiz
Tahsin :Beğenip, alkışlanan, kale gibi sağlam
Talas :Yelin kaldırdığı toz; kasırga, fırtına
Talat :Yüz, surat, çehre
Talay :Dal gibi ince, Ay gibi güzel; çok büyük göl, deniz
Talayer :Dal ve Ay gibi yiğit; çok yiğit; deniz eri denizci
Talayhan :Dal gibi kağan
Talaz :Dalga, kasırga, fırtına.bkz. Talas
Talip :İstekli, isteyen, talep eden
Talu :İyi, güzel, seçilmiş, seçkin
Taluy :bkz. Talu
Tamar :bkz. Damar
Tamay :Dolunay, ay'ın dolgun durumu
Tamer :Bütünüyle yiğit, tam yiğit
Tamerk :Tam güçlü, özerk
Tamkan :Soylu kimse
Tamtürk :Tümüyle Türk, her şeyiyle Türk
Tan :Güneş'in doğmasından önceki zaman, şafak
Tanaçan :Şafak gibi açılan, aydınlatan
Tanaçar :Şafak vaktinde açar
Tanağar :Şafak vaktinin kızıllığı, şafak ağırtısı
Tanal :Şafağı al; şafak vaktinin al rengi, tan alı
Tanalp :Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi
Tanaltan :Al renkli şafak
Tanay :Şafak kızıllığının Ay'ı, şafak vaktinin Ay'ı
Tanaydın :Şafak aydınlığı
Tanberk :Şafak gibi aydınlık ve sağlam kimse
Tanbey :Şafak beyi, şafak vaktinin beyi
Tancan :Şafak vakti doğan can
Tandoğan :Şafak vakti doğmuş olan
Tandoğdu :Şafak vakti doğmuş olan
Tandoruk :Doruktan yükselen şafak
Tanel :Şafak gibi güzel elli
Taner :Aydınlık erkek
Tanercan :Şafak gibi güzel ve can yiğit
Tanerk :Şafak gücü; güçlü şafak
Tangör :Şafağın doğuşunu gör
Tangüç :Şafak gücü
Tangün :Şafak vaktinin Güneş'i
Tangüner :Tan Güneş'inin yiğidi
Tanhan :Şafak kağan
Tanıl :Herkesçe bilin, ünlen, tanın
Tanju :Türk imparatorlarına Çinlilerce verilen ad
Tankut :Kutlu aydınlık
Tankutlu :Uğurlu şafak, kutlu şafak
Tansel :Aydınlığa ait, sabahla ilgili
Tansev :Şafağı seven kimse
Tansever :Şafağı seven kmse
Tansoy :Şafak gibi güzel soydan kimse
Tansu :Şaşkınlık verecek denli güzel şey, olağanüstü şey, insanları hayran eden ve doğaüstü sayılan olay, mucize
Tantürk :Şafak gibi Türk
Tanuğur :Şafak vaktinin uğuru
Tanyel :Şafak vaktinin yeli
Tanyer :Şafağın doğduğu yer
Tanyu :Hakan, kağan, hükümdar; Çinlilerin eskiden Türk hakanlarına Verdiği unvan
Tanyualp :Yiğit kağan
Tanyutekin :Biricik kağan, yiğit şehzade
Tanyücel :Şafak vakti yüce ol
Tanyüz :Yüzü şafak gibi güzel, güzel yüzlü
Taran :Tarla, geniş toprak, geniş yer
Tarhan :Soylu kimse, bey varsıl kimse
Tarık :Sabah yıldızı
Tarkan :Eski Türk adı / Dağınık
Taşan :Yükselerek bulunduğu yerin kıyısından aşan, kabına sığmayan
Taşar :Kabına sığmaz, coşar, coşkun
Taşcan :Taş gibi sağlıklı kimse
Taşdemir :Taş ve demir gibi kimse
Taşel :Sert elli
Taşer :Taş gibi sert yiğit
Taşkan :Taş gibi sağlam bir kandan gelen
Taşkın :Taşmış bir durumda olan, coşkun, su baskını
Taşkıner :Kabına sığmayan yiğit, coşkun yiğit
Taştan :Taş gibi, taştan yapılmış gibi sağlam, taştan yapılmış
Taştekin :Taştan yapılmış ve biricik olan; taş gibi sağlam şehzade
Tayanç :Arka, dayanılacak şey; kayıran, koruyan
Taybars :Yavru pars
Taycan :Genç ve güçlü kimse, tay canlı
Tayfun :Çok zorlu bir fırtına
Tayga :Avrupa’dan, Doğu Asya’ya kesintisiz uzanan orman
Taygan :Eşi benzeri olmayan, eşsiz, biricik
Taygun :Çocuk, genç
Tayguner :Genç yiğit
Taykut :Genç ve kutlu, uğurlu
Taylan :Uzun boylu ve yakışıklı kimse
Taylaner :Uzun boylu ve yakışıklı yiğit
Tayman :Genç
Taytimur :Genç demir
Tayyar :Uçan, uçucu
Tayyib (p) :İyi, hoş çok temiz
Tekalp :Biricik yiğit, tek yiğit
Tekant :Biricik yemin, tek yemin
Tekay :Biricik Ay,
Tekcan :Biricik sevgili
Tekin :Bir tane, biricik, bir benzeri daha olmayan; beyoğlu, yiğit şehzade
Tekinalp :Biricik yiğit; yiğit, şehzade
Tekiner :Biricik yiğit
Tekinsoy :Biricik soydan, biricik soy
Tekiz :Bir tek iz; ikiden azız, biriz
Tekok :Bir ok
Tekol :Biricik olasın
Teksoy :Biricik soy
Temel :Kök, esas, dayanak
Teoman :Hun İmparatoru Mete'nin, yani Oğuz Han'ın babası
Tevfik :Allah'ın yardımı, uygunlaştırma,başarı
Tezalp :Aceleci yiğit, tez canlı yiğit
Tezcan :Acele eden, tezcanlı
Tezel :Eli çabuk kimse
Tezer :Eli çabuk yiğit, aceleci yiğit
Tezeren :Çabuk yetişen
Tezok :Çabuk giden ok
Tezol :Elini çabuk tut
Tınaz :Ot ya da saman yığını; ekin yığını, yığı
Tibet :Çin’in batısında bağımsız bir bölge
Timuçin :Büyük Moğol İmaparatorluğu'nun kurucusu Cengiz'in asıl adı
Timur :Demir; Timurlenk, aksak Timur da denilen ünlü Türk-Moğol İmparatoru, Yıldırım Beyazıt'ı tutsak eden kimse
Timurcan :Demir can
Timurhan :Demir han, sert kağan
Timurkan :Demir kan
Timurtaş :Demir taş
Tokay :Dolunay; dere kıyılarındaki sık çalılık
Tokcan :Doymuş kimse
Toker :Gözü gönlü tok yiğit
Toktamış :Bir yerde yerleşik oturan
Toktaş :Tok gözlü ve taş gibi
Toktimur :Tok gözlü ve demir gibi; sağlam demir
Tokyay :Tok gözlü ve yay gibi çevik
Tolga :Bir tür savaş başlığı, kask
Tolonay :Dolunay, Ay'ın on dördündeki durumu
Tolun :Dolgun, dolun, bedir
Tolunay :Dolunay
Tolunbay :Dolgun ve zengin
Toman :Yavuz'a yenilerek Mısır'ı Türkler'e teslim eden Kölemen hükümdarı
Tonguç :İlk çocuk; çocuk
Toprak :Toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla çürümüş organik cisimlerden oluşan ve üzerindeki bütün canlılara yaşama ortamı sağlayan madde; kara; ülke, yurt; topraktan yapılmış
Toralp :Eğitilmemiş, toy yiğit
Toraman :Sonradan ortaya çıkan, sonradan türeyen; tombul, iri yapılı
Toros :Anadolu'nun güneyinde, Akdeniz boyunca uzanan ünlü sıradağ
Torun :Bir kimseye göre çocuğun çocuğu
Toycan :Deneysiz genç, toy kimse, genç insan
Toygar :Çayır kuşu
Toygun :Genç, delikanlı
Töre :Bir toplumda uyulması gereken kuralların tümü, toplumsal kural
Tufan :Şiddetli, sürekli yağmur ve getirdiği su baskını
Tugay :Alayla tümen arasında bir askeri birlik
Tuğalp :Tuğlu yiğit, sorguçlu yiğit
Tuğer :Tuğlu yiğit
Tuğlan :Sorguç sahibi ol
Tuğrul :Bir tür yırtıcı, alıcı kuş, çakır doğan; Selçuk Devleti'nin kurucusu
Tuğtekin :Tuğlu şehzade
Tuna :Avrupa'da bir nehir
Tunacan :Sevgili Tuna, can Tuna
Tunadan :Tuna Irmağın'dan; (mecaz olarak) Tuna'dan tutulmuş çocuk
Tunaer :Tuna Irmağı'nın yiğit kişisi
Tunam :"Benim olan Tuna, benim Tuna'm"
Tunay :Gece doğan Ay, gece Ay'ı
Tunaya :Tuna Irmağı'na
Tunca :Meriç'in bir kolu. Balkan dağlarından doğar, Edirne'nin Güneyinde Meriç'le birleşir
Tuncal :Al renkli tunç
Tuncalp :Tunç gibi yiğit, tunç yiğit
Tuncay :Tunç renkli ay
Tuncel :Tunç gibi el
Tuncer :Tunç gibi er
Tunç :Bakır, çinko ve kalay karışımı bir maden
Tunçal :Kızıl tunç, al renkli tunç
Tunçaslan :Tunçtan yapılmış aslan; (mecaz olarak) tunç gibi sağlam, aslan gibi güçlü
Tunçbay :Tunç gibi sağlam ve zengin kimse
Tunçbilek :Tunçtan yapılmış bilek; (mecaz olarak) çok güçlü bilek
Tunçok :Tunçtan yapılmış ok
Tunçsoy :Sağlam soy, güçlü soy, tunç gibi soy
Tunçtürk :Tunç gibi Türk
Tunga :Alper Tunga adlı söylence yiğidinin adından biri; yiğit, güçlü; Kaplan türünden yırtıcı bir hayvan
Turaç :Keklik türünden, eti yenen bir av kuşu
Turan :Dünyadaki tüm Türklerin yaşayacağına inanılan ülke
Turgay :Çayırkuşu / Toygar
Turgut :Oturulacak yer, belde
Turgutalp :Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş yıllarında İnegöl kalesini alan yiğit kişi
Turhan :Onurlu kişi
Tutku :Bir şeye karşı duyulan aşırı istek eğilim
Tutunç :Tutunulacak şey; (mecaz olarak) kişiyi yaşama bağlayan çocuk
Tuyan :Duyumsayan, duyan; semiz, şişman; zengin
Tuygan :Duyumsayan, duygulu, duyan
Tuygun :Duyumsayan, duyan, duygulu; genç, güçlü
Tümay :Ay'ın on dördündeki durumu, dolunay
Tümcan :Herşeyiyle can, bütünüyle can
Tümer :Her şeyiyle yiğit, tüm yiğit
Tümhan :Tam bir kağan gibi olan kimse
Tümkan :Soylu kan, tam kan
Tümtürk :Her şeyiyle Türk, tam Türk
Tünay :Gece doğan Ay, gece Ay'ı
Tünaydın :Akşamüzeri söylenen bir esinleme sözü
Türe :Görenek ve gelenek, töre; hak ve hukuka uygunluk duygusu...
Türkalp :Yiğit Türk
Türkaslan :Aslan Türk
Türkay :Ay gibi parlayan Türk
Türkcan :Can türk, sevgili Türk
Türkdoğan :Türk doğmuş olan
Türkdoğdu :Türk olarak doğmuş olan
Türkekul :Türk'ün hizmetinde olan
Türker :Türk erkeği
Türkkan :Türk soylu
Türkmen :Oğuz Türklerinin bir kolu ve bu koldan olan kimse
Türknoyan :Türk başkomutanı
Türköz :Özü Türk olan
Türksan :Sanı Türk olan, Türk sanlı
Tüzün :Düzenlilik, düzgünlük; doğruluk
Tüzünalp :Düzgün yiğit, doğru yiğit
Tüzüner :Düzgün yiğit, doğru yiğit
U Harfi
Uca :Ulu, yüce, yüksek, erişilmez
Ucaer :Yüce, yiğit, erişilmez yiğit
Ucatekin :Erişilmez ve tek olan, yüce ve tek; yüce şehzade
Uçan :Kanatlarını açarak yükselen, havada yol alan
Uçanay :Gökte uçan, Ay gibi olan kimse
Uçanok :Uçarak giden ok
Uçantekin :Kanatlı şehzade
Uçantürk :Havada yükselen Türk, havada yol alan Türk
Uçarer :Kanatlarını açarak havada yol alan yiğit, uçar gibi giden yiğit
Uçhan :Uç ilde hüküm süren han
Uçkan :Uçucu, uçan kuş, uçmayı çok seven
Uçkun :Uçmaya düşkün, uçmayı çok seven; anasınca uçmaya alıştırılan yavru kuş
Uçman :Uçan insan, pilot
Ufuk :Yerle göğün birleşmiş gibi göründüğü sınır
Ugan :bkz. Ogan, Oğan
Uğur :Halkın kimi olgularda gördüğü iyilik müjdesi
Uğural :Uğur sahibi ol
Uğuralp :Uğurlu yiğit
Uğurata :Uğurlu baba, uğur getiren ata
Uğuray :Uğurlu, kutlu ay
Uğurcan :Uğur getiren, uğurlu kimse
Uğurel :Uğurlu el, uğurlu kimse
Uğurol :Uğurlu ol
Uğurtan :Uğur getiren şafak vakti
Uğurtay :Uğur getiren, uğurlu genç
Ulaç :Bağlayan, bağlayıcı, bağlaç; (mecaz olarak) yaşama bağlayan çocuk
Ulaş :("Varmak, ardından koşup yetişmek" anlamına gelen "ulaşmak"tan buyruk) yetiş, eriş
Ulu :Çok büyük erdemleri olan, yüce; erişilmez derecede yüksek ve büyük;
Ulualp :Yüce yiğit, ulu yiğit
Uluant :Kutsal ant, büyük yemin
Ulubay :Yüce ve zengin kimse
Ulubey :Erdemleri bakımından çok büyük saygı gören erkek kişi
Uluç :Büyük Türk Denizcisinin adı (Uluç Ali Paşa)
Uluçhan :Altınordu Devleti hanlarından biri
Uluer :Yüce yiğit, seçkin yiğit
Uluğ :Ok büyük erdemleri olan, seçkin, yüce, büyük, yüksek, ulu
Uluğbey :Yüce bey, büyük bey; Timur'un torunu, devlet adamı, ozan ve bilgin kişi
Uluğtekin :Yüce şehzade
Uluhan :Yüce kağan
Ulukut :Büyük ve kutsal kimse
Ulum :Bilimler
Ulun :Ucunda temreni olmayan ok, sivri demirsiz ok
Ulunay :Yüce Ay, büyük Ay
Uluöz :Yüce kimse, seçkin kimse
Ulus :Aynı sınırlar içinde, aynı bayrak altında yaşayan insan topluluğu
Ulusal :Ulusla ilgili, ulusun malı, ulusa değgin
Ulusoy :Yüce bir soydan gelen kimse, yüce soylu, yüce soy
Uluşahin :Seçkin, erişilmez yücelikte ve şahin gibi kişi
Uluşan :Yüce ad, seçkin ad, yüce ün
Ulutan :Yüce tan
Ulutekin :Seçkin ve biricik, yüce ve tek; yüce şehzade
Ulutürk :Seçkin Türk, yüce Türk
Ulvi :Yüce, yüksek
Uman :Olması istenilen bir şeyin olmasını dileyen, bekleyen
Umar :Bir konu için çözüm yolu, çare; olması istenilen bir şeyi olsun Diye bekler, umut eder
Umay :Hint Okyanusu adalarında bulunan güvercin büyüklüğünde zümrüt yeşili kanatları olan, kemikle beslenen, üzerinde Uçtuğu kişiye zenginlik ve mutluluk getireceğine inanılan masal kuşu, devlet kuşu, devlet kuşu; tanrıça
Umur :Görgü, tecrübe
Umut :Umma, bekleme
Umutlu :Umudu olan kimse
Unan :Sadakat, bağlılık
Urağan :Birkaç kasırganın karşılaşmasıyla oluşan şiddetli fırtına
Ural :Asya'da bir sıradağ; bu sıradağlardan çıkıp Hazer Denizi'ne Dökülen bir ırmak
Uraltan :Ural Irmağı'nın ya da Ural Dağları'nın şafağı
Uran :Sanayi
Uray :Belediye
Uruç :İslamlığa göre, yiyip içmede belli bir süre kısıntı yapma yoluyla Tanrı'ya gösterilen kulluk, oruç
Usluer :Yaramaz olmayan yiğit
Usman :Usu olan kişi; akıllı kişi
Ussal :Akla uygun olan, akla yatan
Utarit :Merkür gezegeni. Dokuz kattan oluşan göğün ikinci katı
Utkan :Ateşli kan, od kan
Utku :Birçok emek ve çekinceli uğraşmalar sonucu erişilen mutlu sonuç, yengi, zafer
Uyar :İsteğe göre davranır uysal
Uyaralp :İsteğe göre davranan yiğit, uysal yiğit
Uygar :Uygarlığın olanaklarından yararlanan ya da böyle olanakları olan bir ülkede yaşayan
Uygu :İki şey arasında uygunluk ilgisi
Uyguner :Yakışır, yaraşır, yiğit; yararlı yiğit, işe yarar kimse
Uygur :VII. Yüzyılda Orta Asya'da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş olan Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse
Uyguralp :Uygur yiğidi
Uysal :Yumuşak başlı, söz dinler, söz anlar, uyar
Uytun :Kutlu, kutsal
Uz :Usta, işe yatkın, becerikli
Uzalp :Becerikli yiğit
Uzay :Bütün varlıkları her yandan kaplayan sonsuz boşluk
Uzbay :Becerikli ve zengin
Uzcan :Becerikli kimse
Uzel :Usta el, becerikli el, işe yatkın el
Uzer :Becerikli yiğit
Uzgör :Geleceği gör, uzağı gör
Uzgören :Uzağı gören, geleceği gören
Uzhan :Becerikli kağan; bkz. Oğuzhan
Uzman :Belli bir işte, belli bir konuda beceri, görüş ve bilgisi olan kimse
Uzmen :Usta kişi, becerikli kişi
Uztekin :Becerikli ve tek; becerikli şehzade
Ü Harfi
|
Erkek İsimleri ve Anlamları
|
|
|
|
|
|
|
|
Üçer :Üç yiğit
Üçok :Oğuz Destanı'na göre sol kolda bulunan 12 Oğuz boyuna Verilen genel ad
Ülcan :Ele avuca sığmaz, çok canlı
Ülgen :Ulu, yüce, yüksek, sağlam; iyilik tanrısı
Ülgenalp :Yüce yiğit, sağlam yiğit
Ülgener :Yüce, yiğit, sağlam yiğit
Ülger :Boğa burcunda yedi yıldızdan oluşan takım yıldız, Ülker
Ülke :Bir devletin egemenliği altındaki toprak ya da toprakların tümü, yurt
Ülkem :"Benim olan yurt, yurdum, benim olan ülke",
Ülkü :Kişiyi umut içinde yaşatan, ulaşılmaya çalışılan yüce dilek, amaç, erek
Ülkümen :Amaç sahibi kişi, ülkü kişisi, ülkücü
Ümit :Umulan, beklenen şey
Ünal :Ad sahibi ol, ünlen, tanın
Ünalan :Ad sahibi olan, ünlenmiş kişi, ünü olan kimse, iyi ad sahibi...
Ünalp :Ünlü yiğit
Ünay :Ünlü ve ay gibi kimse, ünü olan Ay
Ündoğan :Ünlü doğmuş kimse
Üner :Ünlü yiğit
Ünkaya :Ünlenen kaya, ünlü kaya; tanınmış ve kaya gibi kimse
Ünlen :Herkesçe tanın, ünün her yana yayılsın, ün sahibi ol
Ünler :Yüksek sesle bağırır
Ünlü :Herkesçe tanınan, ün salmış olan, tanınmış
Ünol :Şan ol, ünlü ol
Ünsaç :Her yana ününü duyur
Ünsal :Her yana adını duyur
Ünsan :Ünlü ve sanlı
Ünsay :Tanın ve sayıl
Ünsev :Tanın ve sevil
Ünseven :Tanınmayı, ünlenmeyi seven
Ünsever :Ünlü olmayı sever
Ünsevin :Ünlü ol ve sevin
Ünsoy :Tanınmış soy, ünlü soy
Üntürk :Tanınmış Türk; ünlü Türk
Ünügör :Çok tanınmış, ünlenmiş, ünü yaygın ve çok
Ünüvar :Herkesçe tanınır, ünlü
Ünver :Her yana adını duyur, çok tanınmış biri ol, ünlen
Ürkmez :Korkmaz
Ürün :Doğadan elde edilen yararlı şey
Üster :Baş olan yiğit
Üstol :Baş ol üstün ol
Üstünel :Güçlü el, iyi nitelikli el
Üstüner :Güçlü yiğit, iyi nitelikli yiğit, üstün gelen yiğit
|
|
|
V Harfi
Vadi :İki dağın arasında kalan dere boyu
Vahap :Çok bağışlayan, bol ihsan edici
Vahdet :Bir ve tek olma
Vahdi :Bir ve tek olmayla ilgili
Vahit (d) :Tek, bir
Varan :Giden, varan
Vargın :Giden, varan
Varlık :Var olan her şey; önemli, yararlı, değerli şey; var oluş; para mal, mülk ve genel olarak zenginlik, varol her zaman yaşa
Varol :Var olmakla ilgili / yüceltme ünlemi
Vecdi :Coşkunlukla, vecd ile ilgili
Vecihi :Soylu, asil
Vedat :Dostluk, sevme, sevgi
Vefa :Sözde durma
Vehbi :Tanrı vergisi
Veli :Sahip, eren, ermiş
Verim :Ortaya çıkan beklenen sonuç
Volkan :Yanardağ
Vural :Vurarak al, vurup al.
Vurgun :Vurulmuş çok sevmiş kimse, tutkun
Y Harfi
Yağan :Yağmur, kar, yağış
Yağış :Yağmur, kar, dolu gibi doğa olayı; yağmur
Yağız :Koyu buğday rengi, esmer
Yağızalp :Esmer, yiğit, karayağız yiğit
Yağızer :Esmer, yiğit, karayağız yiğit
Yağıztekin :Esmer ve biricik; yağız şehzade
Yağmur :Havadaki su buharının yükseklerde soğuyarak yoğunlaşması sonucu yere düşen su damlacıkları; Oğuz beylerinden biri
Yahya :Meryem Ana'nın amcasının oğlu olduğu söylenen bir peygamber
Yakup (b) :Bir Peygamber adı
Yalaz :ateş dili, ateşin her yana uzanan dili, yalım, alaz
Yalazalp :Yalımlı yiğit, yalım gibi yiğit
Yalazay :Yalımlı Ay, parıldayan Ay, alevli Ay
Yalçın :Düz, çıplak ve dik, düz, kaygan, sarp, dik
Yalçıner :Sarp yiğit, dik yiğit
Yalçınkaya :Çıkılması güç kaya, dik kaya, büyük, dik ve kaygan kaya
Yalçuk :Parlayan, Ay; evren; elçi
Yalgın :Ilgım, serap; aşı kalemi almaya ve aşılamaya elverişli ağaç, çiçek
Yalım :Alev, ateş uzantısı
Yalın :Çıplak; içine başka şey katılmamış, sade; gösterişsiz, süssüz
Yalınalp :katışıksız yiğit, sade yiğit
Yalınç :İçine başka bir şey karıştırılmamış, tek bir şeyden oluşan
Yalkın :Yalnız, tek, tek başına; ince, zayıf
Yalman :Düz, çıplak ve yassı taş; mızrak ucu; dik, sarp, yalçın
Yaltıray :Parlak ve parıldayan; parlak ışık saçan Ay
Yalvaç :Tanrı'nın habercisi, Tanrı elçisi
Yamaç :Dağın eğik yüzeyi, eğik yanı, bayır; karşı
Yaman :Güç etki ve beceriklilik sahibi
Yamaner :İşbilir yiğit, becerikli yiğit
Yamanöz :Becerikli kimse, işbilir kimse, yaman kimse
Yamansoy :İşbilir bir soydan gelen
Yankı :Sesin bir yere çarparak dönmesiyle duyulan ikinci ses
Yardan :Sevgiliden
Yarın :Bugünden sonraki gün
Yarkın :Güneş ışığı, güneş aydınlığı; şimşek
Yasin :Kuran-ı Kerimde bir surenin adı
Yaşa :Hiç ölme, yaşamını sürdür
Yaşar :Doğan çocuğun ölmemesi için konulan adlardan
Yaşın :Işık, yıldırım, şimşek
Yavuz :Çok sert, yaman, yürekli, korkusuz
Yavuzalp :Korkusuz yiğit, yaman yiğit
Yavuzcan :Yürekli, korkusuz kimse
Yavuzer :Korkusuz yiğit, yaman yiğit
Yavuzsoy :Korkusuz soy, yürekli soydan kimse, yaman bir soydan gelen kimse
Yazılan :Anı, günü gününe tutulan anıların tazıldığı defter
Yekta :Tek, eşsiz
Yeler :Rüzgar gibi yiğit
Yeltekin :Rüzgar gibi ve tek olan; yel gibi şehzade
Yenal :Yenerek al
Yener :Oyun, yarış, savaş gibi şeylerde karşısındakine üstün gelir
Yenerol :Üstün gelen ol, üstün gel
Yengi :Üstün gelme, yenme, utku, zafer
Yenisey :Orta Asya'nın en büyük ırmaklarından birinin adı
Yeter :(Artık çocuk istemeyenler son çocuklarına verirler) yeterli, yetişir
Yetkin :Olgunlaşmış, kemale ermiş
Yetkiner :Yetişkin yiğit, olgunlaşmış yiğit, olgun yiğit
Yılaydın :Aydınlık yıl
Yıldıralp :Korkutan yiğit, yıldıran yiğit
Yıldıray :Ayla ilgili / yıldır yıldır parlamak ay gibi
Yıldırer :Korkutan yiğit, yıldıran yiğit
Yıldırım :Buluttan buluta ya da yere elektrik boşalması
Yıleri :Yılın yiğidi (mecaz olarak) o yıl doğan erkek çocukların en yiğidi
Yılmaz :Hiçbir şeyden korkup çekinmez
Yiğit :Güçlü ve yürekli; delikanlı, genç, genç adam
Yiğitalp :Yiğitler yiğidi, erler eri
Yiğitcan :Güçlü ve yürekli kimse
Yiğiter :Güçlü ve yürekli erkek
Yinanç :İnanılan şey, inanç
Yolaç :Gidilecek bir çığır yarat
Yönal :Belli bir yana doğru dön
Yönder :Önde giden kimse, önder
Yönel :Belli bir yana doğru dön
Yöntem :Bir işte tutulacak yol, ereğe ulaşmak için tutulacak özenli yol
Yörük :Hayvancılıkla geçinen göçebe bir Türkmen oymağı ve bu oymaktan olan kimse
Yunus :Bir takım yıldızının adı / Denizde yaşayan bir memeli türü
Yurdaer :Yurda er olan kimse, yurdun yiğidi
Yurdahan :Yurda kağan olan kimse
Yurdaışık :Yurda ışık olan kimse
Yurdakul :Yurda hizmet eden, yurda kul olan kimse
Yurdal :"Yurt kazan" anlamında
Yurdaşen :Yurdu şenlendiren, yurda şenlik olan
Yurday :Yurdun Ay'ı yurda Ay olan kimse
Yurdun :Yurda ait olan
Yurduşen :Ülkesi, yurdu şen kimse
Yurtseven :Ülkesini, yurdunu sever.
Yusuf :Eklenecek, ilave edilecek
Yüce :Yüksek, büyük, erişimez, ulu
Yücealp :Büyük yiğit, erişilmez yiğit, ulu yiğit
Yüceer :Erişimez yiğit, ulu yiğit
Yücel :Yüce bir duruma gel, yüceleş, büyüdükçe büyü, yükseldikçe yüksel, büyük ol, ulu ol
Yücelen :Yükselen, ulaşılmazlaşan, ululaşan, yüceleşen
Yücelt :Yüce bir duruma getir, yüceleşmesini sağla, yükselt, ululaştır, erişilmez kıl
Yücelten :Yüce, ulu bir duruma getiren, ululaştıran, yükselmesini sağlayan yükselten, erişilmezleştiren, ulaşılmaz kılan
Yücesan :Erişilmezleşmiş ad, ulu ad
Yücesoy :Erişilmezleşmiş soy, ulu soy
Yücetekin :Ulu ve biricik; ulu şehzade
Yüksel :Manevi anlamda yüce ol anlamında
Yükselen :Yükseklere çıkan, ilerleyen
Z Harfi
Zafer :Savaş ve uğraşla elde edilen başarı, sonuç
Zahit (d) :Dince yasak olan şeylerden sakınan
Zaman :Vakit, süre
Zekai :Akılla, zeka ile ilgili
Zekeriya :Erkek
Zeki :Akıllı olan
Zeren :Kavrayışlı, zeki, akıllı, uyanık
Zeyrek :Eli uz, akıllı, uyanık, anlayışlı
Zihni :Zihnin gücüyle, kavrayışla ilgili
Zikri :Zikirle, ayinle, ilgili, zikreden
Ziya :Aydınlık, ışık
Zobu :İriyarı, delikanlı, hovarda
Zorlu :Güçlü, tuttuğunu koparan
Zülfikar/ Zülfükar :Hz. Alinin ünlü Çatal ağızlı kılıcı
Zülfü :Zülfikarla ilgili
Kız İsimleri
A Harfi
AÇANGÜL: Açılan gül çiçeği
AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki
AFET: Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın
AFİFE : Namuslu, namusuna çok düşkün olan
AFİTAP : 1.Güneş. 2. Çok güzel, parlak yüzlü kadın
AHENK: Uyum
AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel
AHU: Ceylan, karaca 2.Çok güzel,ince,zarif kadın.
AHUCAN: Çok güzel dost.
AHUEDA:Nazlı güzel.
AHUELA:Çok güzel gözlü.
AHUGÜL: Çok güzel.
AHUNAZ: Nazlı güzel,nazenin.
AHUNİSA:Çok güzel kadın.
AHUNUR:Göz kamaştıran güzelliğe sahip olan.
AJDA:Filiz,sürgün. Çok genç.
AJLAN: Hızlı, çabuk, telaşlı
AKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisi
AKEL: Eli uğurlu anlamında
AKGÜN: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün
AKSEV:Aydınlığı sev,ışık saç
AKSU: Anadolu'da değişik boylarda bir çok akarsuyun adı
AKŞIN: Beyaz tenli kadın
AKTAN: Ak renkli tan; Kutlu tan, uğurlu tan
ALA: Ela karışık renkli, alaca; Benekli; Tam olgunlaşmamış, yarı olmuş
ALAGÜL:Çok renkli gül.
ALÇİÇEK:Kırmızı çiçek.
ALÇİN: Kızıl renkli küçük bir kuş
ALEDA: Nazlı, kaprisli
ALEV: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime
ALEYNA: Bizim üzerimize olsun
ALGIN: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun
ALGÜL:Kırmızı gül. Gül kırmızısı
ALIM: Gözü gönlü çeken nitelik, çekicilik, gönül çelen güzellik, albeni
ALTIN: Yüksek değerli bir maden
AMİNE:Yüreğinde korku olmayan.
ANDAÇ: Anılar, hatıralar
ANIL: Başkaları tarafından sözün edilsin
ANKA: Kaf Dağı'nda bulunduğu söylenen masal kuşu
ARIN: Arı, katışıksız, temiz, kirden uzak
ARKIN: Yavaş, ağır, sakin
ARMAĞAN: Hediye, ödül
ARMİNA: Emine, korkusuz, yürekli
ARNİSA: Çok namuslu kadın
ARSU: Su kadar berrak
ARYA: Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı
ARZU: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek
ARZUCAN:Candan isteyen.
ARZUGÜL:İstenilen,beğenilen gül.
ARZUM:İsteğim,dileğim,hevesim.
ARZUNAZ:Naz yapan,nazenin.
ASENA: Dişi kurt, güzel kız
ASLI:Temelli,köklü. Bir şeyin benzeri.
ASLICAN:Özü can gibi sevgili
ASLIHAN:Han soyundan gelen.
ASLINAZ:Nazlı olması geçmişinden gelen.
ASLINUR:Nur saçan bir geçmişi olan.
ASU: Azgın, huysuz,isyan eden. Afacan.
ASUDE: Rahat, huzur içinde olan
ASUELA: Ela gözlü yaramaz
ASUMAN: Gökyüzü
ASYA: Dünyanın en büyük kıtası
AŞINA:Bildik,tanıdık.
AŞKIM:Sevdiğim,sevgilim.
AŞKIN: Aşmış, ileri
AYBEN: Ben ayım anlamında
AYBENİZ:Ay gibi parlak tenli,ay benizli.
AYBİKE: Ay gibi güzel kız
AYBİRGEN: Ay veren
AYCAN:Ay gibi sevilen,aydınlık can.
AYÇA: Yay biçimindeki ay,Hilal.
AYÇAĞ:Ay gibi parlak çağ.
AYÇAN:Ay gibi aydınlık kişi.
AYÇİÇEK: Gün çiçek
AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki
AYDAN: Güzelliğini aydan almış,ay gibi parlak ve güzel
AYDENİZ: Hem ay, hem de deniz
AYDONAT: Işık donat, parlaklık donat anlamında
AYEVİ: Ay çevresinde oluşan ışık çemberi
AYGEN: Gönül arkadaşı
AYGÖNÜL:Güzel gönüllü.
AYGÜN: Hem ay, hem gün
AYKAL: Ay gibi parlak ve ışıklı kal
AYKIZ: Ay+Kız
AYKUT: Kutlu ay, uğurlu ay
AYLA: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi
AYLAN:Ay gibi güzel değerlere sahip olan.
AYLİN: AYLA ile aynı anlamdadır
AYNUR:Ay ışığı
AYPERİ:Ay ve peri gibi çok güzel.
AYSAR: Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse
AYSEL:Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan
AYSEMA:Ay gibi parıldayan yüz.
AYSEREN:Güzelliğini gözler önüne seren.
AYSIN: Sen aysın, ay kadar güzelsin
AYSU: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak.
AYSUN:Ay gibi ışıltılı ve güzel.
AYŞE: Rahat ve huzur içinde yaşayan
AYŞEGÜL:Güller içinde mutlu yaşayan.
AYŞEN:Neşeli,gülen,aydınlık.
AYŞENUR: Ayşe+Nur
AYŞIL: Ay ışığı
AYŞİM,AYŞİN:Parlak ışık saçan.
AYTEN:Güzel bir tene sahip olan.
AYTU:Aya benzeyen tuğlu.
AZİZE:Saygın,sevgili,kutsal.
AZRA: Üstünde hiç yürünmemiş kum; Yeni yetme kız
B Harfi
BADE: Aşk, kutsal sevgi
BAHA: Değerli, kıymeti çok
BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik,gençlik çağı.
BAHARGÜL:Bahar gülü.
BALA: Yavru çocuk
BALCA: Bal gibi, bala benzer
BALIN: Yar, sevgili
BALKIN: Pırıldayan, parlak
BALKIZ: Bal kadar tatlı kız
BANU: Prenses; Hanımefendi. Yeni evli gelin.
BANUHAN:Hatun hükümdar.
BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı
BEDİZ: Resim, tasvir, süs, bezek
BEGÜM: Hanım; Kadın hükümdar.
BEHİN: İyinin iyisi
BEHİYE:Güzel.
BELDE: Memleket, şehir, kasaba
BELEMİR: Peygamber çiçeği olarak biliniyor. Açtığı kokusunun dağılmasıyla anlaşılan gizli çiçek anlamında
BELEN: Bel, geçit; İki dağ arasından geçen yol
BELFÜ: Kar tanesi
BELGİ: İşaret
BELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenen
BELGÜN:Aydınlık gün.
BELİN:Korku ile şaşkın şakın bakmak.
BELİZ: İşaret, iz; alamet
BELKIS:Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı.
BELMA:Uysal,sakin.
BELUR:Billur,billurdan olan.
BENAN: Parmak uçları
BENAY: Ben ayım, ay gibiyim
BENEK: Namuslu kadın
BENGİ,BENGÜ: Ölümsüz, sonsuz
BENGİSU: Ölümsüzlük suyu
BENGÜL:Gül gibi.
BENİZ: Yüz
BENNUR:Işık saçan.
BERGÜZAR: Anılmak için verilen şey, andaç
BERİA: Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili
BERİL: Zümrüt
BERİN,BERRİN: En yüksek, en ulu anlamında
BERKE: Zerdali, kayısı. Kamçı, değnek
BERNA: Bağlı, bağlanmış; Genç, körpe, delikanlı
BERRAK: Duru
BERRAN: Keskin, kesici
BESİME:Sevimli,güler yüzlü.
BESİSU: Bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su
BESTE: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü
BESTEGÜL:Gül kadar güzel ve duygulu.
BESTENİGAR: Türk müziğinde bileşik bir makam
BETÜL,BETİL: Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hz. Meryem ve Hz. Fatma`nın diğer isimleri
BEYZA: Çok beyaz, lekesiz
BİGE:Evlenmemiş,çocuk doğurmamış olan. Sultan.
BİHTER: Daha iyi, en iyi
BİKE: Evlenmemiş, çocuğu olmamış kadın
BİLCAN:Bilgili dost.
BİLGE: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi
BİLGET: Havadis, malumat
BİLGÜN: Bil+Gün
BİLHAN: Çok bilgili
BİLLUR: Pek duru, pürüzsüz
BİLNAZ:Çok naz eden.
BİLNUR:Bilge kişi.
BİNAY:Öylesine güzel ki bin ay eder.
BİNGÜL: Gülü bol; Gül bahçesi
BİNNAZ: Çok nazlı,cilveli,kaprisli.
BİNNUR:Çok ışıklı, ışığı gür
BİRAY: Ay gibi tek, eşsiz
BİRBET: Yüzü benzersiz
BİRGEN: Yalnız, yalnızlığa alışkın
BİRİCİK: Bir tane, tek, emsalsiz
BİRGÜL: Tek ve güzel bir gül.
BİRSEN: Yalnız sen
BİRSU:"Bir içim su" denilebilecek kadar güzel olan.
BUKET: Çiçek demeti
BURCU: Güzel koku, ıtır
BURÇAK: Bir bitki
BURÇİN: Dişi geyik
BUSE: Öpücük
BÜGE:Bent,su benti.
BÜKÜM: Bükme eylemi
BÜŞRA: Müjde, sevinçli haber
C Harfi
CAHİDE:Çalışıp çabalayan.
CANAN: Gönülden sevilmiş, yar.
CANAY:Ay gibi temiz.
CANDAN: İçten, gönülden
CANDAŞ: Candan, değerli dost
CANEDA: İçten, sevimli kişi
CANEL:İçten,candan uzatılan dostluk eli.
CANFEZA: Müzikte bileşik bir makam
CANKIZ: Sevilen, sevimli, şirin kız
CANKUT: Sevimli, cana yakın
CANSEL:Hayat veren su.
CANSIN:İçten,gönüldensin.
CANSU: Can suyu. Hayat veren su.
CAVİDAN:Sürekli,kalıcı olan,sonsuz.
CELİLE:Büyük,ulu.
CEMİLE:Hatır hoşluğu için yapılan hareket.
CEMRE: Ateş parçası, kor; Şubat ayında bir hafta arayla hava, su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
CENNET:Çok güzel yer. İyilik yapanların,günahsızların öldükten sonra mutluluğa kavuşacaklarına inanılan yer.
CEREN: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan; ceylan
CEVHER:Bir şeyin özü. Güç,enerji.
CEVZA: İkizler burcunun eski adı
CEYDA: İnce-uzun boyunlu ve güzel
CEYLAN: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan. Gözlerinin güzelliğiyle ünlü zarif,ince bacaklı memeli.
CİHANBANU:Dünya hükümdarı.
CİHANNUR:Alemi aydınlatan nurlu ışık.
Ç Harfi
ÇAĞ: Belirli bir özellik göz önünde bulundurularak ele alınan zaman dilimi
ÇAĞLA Badem, kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali
ÇAĞRI:Davet. Doğan kuşu. Mavi hareli göz.
ÇIĞLIK: İnce ve keskin bağırış.
ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü
ÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi
ÇİLEN:Hafif yağan yağmur,çisenti.
ÇİLER: Şarkılar söyleyen, şakıyan
ÇİSİL: İnce ince yağan yağmur
D harfi
DAMLA:Çok küçük miktarda su. Çok az.
DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası
DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki
DEMET: Çiçek bağlamı, deste
DEMRE: Noel Baba'nın doğduğu sanılan tarihi yer
DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su
DEREN: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren
DERİN: Sığ olmayan
DERYA: Büyük deniz anlamında
DERYANUR:Bilgisiyle ışık saçan.
DESEN: Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri
DESTE:Bağlam,demet.
DESTEGÜL: Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek. Bağlanmış gül demeti.
DEVİN: Hareket, kımıldanış
DEVİNSU:Suyun ritmik hareketleri. Akarsu.
DEVRİM: Yerleşik toplumsal düzenini , köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak değiştirme.
DEVRİN:Bir kişi veya olayın gündemde olduğu tarih dönemi.
DİCLE: Bir nehir adı. Ulu ırmak.
DİDAR:Güzel yüz. Görme.
DİDE: Göz, göz bebeği
DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim
DİLA:Gönlümü çalan.
DİLAN:Gönüllerce olan,yürekler dolusu.
DİLARA: Gönül alan, gönül okşayan.
DİLAY: Gönle ışık saçan, ay kadar güzel
DİLBER:Gönlü yakan güzel. Alımlı güzel kadın.
DİLDAR: Gönlü baskı altında tutan sevgili
DİLDE: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin dilinde olan kimse
DİLEK: İstek, rica,arzu.
DİLEM: Gönül ilacı
DİLER: Dilemek eyleminden
DİLHAN: İçten ve yürekten konuşan
DİLNİŞİN: Gönülde yer tutan,hoş,güzel
DİLRÜBA: Gönlü şen,dertsiz
DİLSEREN:Hatiplik yeteneğini gözler önüne seren.
DİLSU: Dil+Su
DİLŞAH: Gönül şahı,sevgili,sultan.
DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; Tabiat
DOĞANGÜN: Doğmakta olan gün
DOĞAY: Ayın yeni doğuş hali
DOĞU: Güneşin doğduğu ana yön
DOLUNAY:Ayın tam yuvarlak olduğu an
DORA: Doruk, zirve
DURUGÜL:Gül gibi temiz olan.
DUYGU: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim
DUYGUN:Duygulu,hassas,hisli kişi.
DUYGUNİSA:Duygulu,hassas kadın.
DÜŞÜM: Hayalimdeki, düşlediğim, istediğim anlamında
E Harfi
EBRU:1.Keman kaş. 2.Bulut rengi. 3.Bir sanat dalı
ECE: Kraliçe. Güzel kız,kadın.
ECEGÜN: Çok güzel bir günde doğan
ECEM: Kraliçem, sevgili kraliçe anlamında
ECENAZ:Nazlı güzel.
ECESU:Su gibi berrak ve güzel.
ECMEL: Çok güzel
EDA: Naz, cilve. Davranış,tavır. Verme,ödeme. (Namaz için)kılma,yerine getirme. Üslup.
EFİL:Rüzgar,dalgalanma.
EFSUN: Büyü, sihir
EGE: Türkiye'nin batısında yer alan deniz
ELANAZ:Ela gözlü,nazlı güzel.
ELANUR:Ela gözleriyle nur saçan.
ELÇİN: Deste, tutam
ELİF: Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız.
ELİFE:Tutku,istek,alışılan şey.
ELİZ:El izi.
ELVAN: Renkler,çeşitler.
EMEL:Arzu,özlem.
EMET: Bereket, bolluk
EMİNE: İnanılır,güvenilir.
ENER: Dağ eteği
EREM: Cennet
ERENDİZ: Jüpiter gezegeninin adı
ERÇİL: Doğru,inanılır,güvenilir kişi.
ERDA: Beyaz karınca.
ERKE: Enerji, iş başarma gücü; Nazlı
ERNA: İşveli,cilveli,şen şakrak sevgili.
ESEN: Sağlıklı, salim
ESENGÜL: Rüzgar gibi esen,Gül gibi güzel kokan.
ESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parça
ESİM: Rüzgar gibi olan.
ESİN: Sabah rüzgarı
ESMA: İsimler,adlar. Çok yüksek olan.
ESMACAN: Adı can olan.
ESMAGÜL: Adı gül.
ESMANUR: Adı nur.
ESNA: Yüksek, yüce. Bir işin yapıldığı an.
ESRA: En çabuk, çok çabuk
EŞAY: Ayin güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan.
EŞLEM: Selametli, güvenilir
EVA: Havva. Yaratılan ilk kadın.
EVİN: Bir şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü
EYLÜL: Sonbaharda bir ay adı
EZGİ: Melodi, şarkı, türkü
EZGİN: Sesi düzenli gelen. Paraca durumu bozuk olan. Çok sıkıntı çekmiş.
F Harfi
FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın.
FATMAGÜL: Gül gibi güzel yeni anne olmuş kadın .
FAZİLET: Erdemli, iyi ahlaklı
FERAH: Aydınlık, iç açıcı
FERAHGÜL: Güzelliğiyle neşe saçan.
FERAHNUR: İnsanın gönlünü ışık saçarak aydınlatan
FERAY: Ay ışığı, ayın parlaklığı,ışıltı saçması.
FERCAN: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan
FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet
FERDACAN: İçtenliğini hiç kaybetmeyecek olan.
FERHAN: Sevinçli, gönlü hoş
FERİ: Köke değil dallara ait olan. İkinci derecede olan.
FERİDE: Eşi benzeri olmayan,tek. Çok değerli inci.
FERİS: Şık,zarif.
FERİSU: Temizliği ve berraklığıyla ışık saçan.
FERNUR: Aydınlık,ışık.
FERSUDE: Eskimiş,yıpranmış,örselenmiş.
FERZİN: Kraliçe
FEYZA: Bolluk, çokluk, bereket. Taşkın.
FEZA: Boşluk, sinirsizlik; Uzay
FİDAN: Yeni yetişen ağaç
FİGEN: Yaralayan, kıran
FİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu.
FİRDEVS: Cennetler. Cennet bahçeleri.
FİRUZE: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı
FULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek
FUNDA: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik
FÜRUZAN: Parlayan, parlak
FÜSUN: Büyü
G Harfi
GAMZE: Göz kırpma, gözle işaret; Nazlı bakma; Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur
GAYE: Amaç, erek
GAZAL: Ak geyik, ahu; Geyik yavrusu; Güzel söz (mecazi)
GAZEL: Konusu daha çok sevgi ve içki olan, manzume; Tek kişinin özel ahenkte okuduğu müzik parçası; Sonbahar vaktinde düşen yapraklar
GECE: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre
GELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek
GENCAY: Yeni doğmuş ay; Hilal biçimindeki ay
GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan
GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey
GONCA: Tam açılmamış çiçek
GONCAGÜL: Gül goncası.
GÖK: Yerin göz ile görülebilen ufuklarından başlayarak yukarıda kubbenin içi gibi gözüken sonsuz boşluk; Mavi renk
GÖKAY: Hem gök, hem ay; Güzel ay
GÖKBEN: Ben gökyüzü anlamında
GÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzel
GÖKÇENAZ: Nazlı mavi.
GÖKSU: Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı
GÖKYEL: Kuzeydoğudan esen rüzgar, poyraz
GÖNEN: Rutubet, yaşlık; Ekilecek toprağın tavlandırılması
GÖNÜL: İstek, arzu, sevgi.
GÖNÜLGÜL: Gül gibi zarif bir gönlü olan.
GÖRKE: Heybetli
GÖRKEM: Göz alıcı ve gösterişli olma durumu,ihtişam.
GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.
GÖZDEM: Beğendiğim,sevdiğim,saydığım,bitanem.
GÖZDENAZ: Nazlı güzel.
GÖZDENUR: İnsanlara vermiş olduğu iç huzurla herkesin beğenisini kazanan.
GÖZEN: İlgi çekici, samimi; Sulak yer; Pınar
GÜHER: Cevher
GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül
GÜLAL: Gülün kırmızısı gibi güzel.
GÜLAY: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan.
GÜLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı toprak rengi
GÜLBEN: Gül yüzlü,gül gibi beni olan.
GÜLBİN: Gül fidanı, gül yetişen yer.
GÜLCAN: Gül gibi güzel kişi.
GÜLCE: Gül gibi.
GÜLÇİÇEK: Her yönüyle güzel olan.
GÜLÇİN: Gül toplayan, gül seven.
GÜLDEN: Güle ilişkin, gülden yapılmış. Gül soluklu.
GÜLEDA: Gül gibi güzel ve nazlı.
GÜLEN: Güleç yüzlü, mutlu anlamında
GÜLENAY: Güleç ay, gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzel
GÜLFEM: Ağzı gül gibi olan
GÜLFER: Zarifliği ve güzelliğiyle göz kamaştıran.
GÜLGEN: Güler yüzlü
GÜLGÜN: Gül renkli; Gülen, gülümseyen
GÜLHAN: Gül kadar çok sevilen, han, hakan
GÜLİN: Güzel,zarif.
GÜLİNAZ: Nazlı,güzel.
GÜLİSTAN: Gül bahçesi
GÜLİZ: Gül yetiştiren
GÜLİZAR: Al yanaklı, gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik bir makam
GÜLNİHAL: Gül fidanı.
GÜLNİSA: Gül gibi kadınlar anlamında
GÜLNUR: Işık saçan güzellik.
GÜLPERİ: Gizemli gül, saklı gül.
GÜLRİZ: Gül saçan
GÜLRU: Gül yüzlü, gül yanaklı
GÜLSANEM: Çok güzel kadın.
GÜLSELİ(N): Coşkulu bir güzelliğe sahip olan.
GÜLSU: Gül ve su gibi güzel
GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında
GÜLŞAH: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olan
GÜLŞEN: Gül bahçesi
GÜLTEN: Gül tenli, vücudu gül gibi
GÜLÜM: Bana ait olan gül. Canım.
GÜLÜMSE: Tebessüm et
GÜN: 24 saatlik zaman dilimi; Güneşin yeryüzüne gönderdiği ışık; Güneş, yaşam
GÜNAL: Işık al, ışıklı ol
GÜNAY: Hem gün, hem ay
GÜNÇİÇEK: Ay çiçek
GÜNDÜZ: Günün aydınlık bölümü
GÜNEŞ: Çevresindeki gezegenlere ısı ve ışık veren büyük gök cismi
GÜNEY: Her zaman güneş gören, güneşli yer; Bir yön
GÜNHAN: Oğuzhan'ın altı oğlundan biri
GÜNNAZ: Nazlı kişi.
GÜNNUR: Güneş gibi ışık saçan.
GÜRAY: Bol ışıklı ay, güçlü ay
GÜRDAL: Güçlü dal, sık dal
GÜVEN: Güvenmekten, yürekli ol anlamında
GÜZ: Sonbahar
GÜZAY: Güneş olmayan yer; Kuzey; Güz ve ay
GÜZEL: Hoşa giden,hayranlık uyandıran
GÜZİN: Seçilmiş, seçkin. Beğenilen.
GÜZÜN: Güz mevsiminde olan
H Harfi
HABİBE: Sevgili,seven dost.
HALE: Ayın çevresindeki ışık halkası.
HALENUR: Kutsal ışık
HANDAN: Güleç, sevinçli,şen şakrak.
HANDE: Gülüş,gülme. Açılma. Eğlenme.
HANİFE: Allah'ın birliğine inanan; Hz. Muhammed zamanından önce tek tanrıya inanan
HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran
HASİBE: Değerli,soyca temiz,soylu.
HASLET: Doğuştan gelen güzel huy
HAVVA: Yaratılan ilk kadın.
HAYAL: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü
HAYAT: Ömür, yaşam
HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği
HAZAN: Sonbahar
HAZAR: Barış
HENNA: Kına ağacı.
HERA: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça
HESNA: Güzel,hanımefendi kadın.
HEVES: Bir şeye duyulan istek
HEVİN: Aşk, sevda
HELİN: Yuva
HİCRAN: Ayrılık,bir yerden ayrılmak. Ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz acı.
HİLÂL: Ayın yay biçimindeki görünüşü,yeni ay,ayça.
HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek
HOŞSEDA: Hoşa giden ses
HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş; Sevda
HÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu
HÜMEYRA: Kızıllık, pembelik
HÜNER: İnce ve şaşırtıcı ustalık
HÜRREM: Sevinçli, güler yüzlü
HÜSNA: Pek çok güzel
HÜSÜN: Güzellik
I Harfi
IĞIL: Çok yavaş akan su
ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücum,akın.
ILGIM: Serap
ILGIN: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık (genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur)
ILGIT: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında
ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklık
IRMAK: Akarsuların en büyüğü
IŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlık,nur.
IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık
IŞILAY: Işıltılı ay, parlayan ay
IŞILTI: Parıltı,titrek ışık.
IŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi
IŞINBIKE: Aydınlık saçan kadın.
ITIR: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü, esans
İ Harfi
İCLAL: Ağırlama,ikram. Büyüklük,ululuk.
İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler'in verdiği ad
İDİLSU: Su için yazılmış şarkı.
İLAYDA: Su perisi
İLBÜKE: İlbey hanımı, seçkin hanım
İLCAN: Ülkenin canı,sevdiği.
İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim
İLGİN: Yabancı,gurbette yaşayan.
İLGÜN: Ülke güneşi. Başkaları,yabancılar.
İLKAY: Ayın ilk hali.
İLKBAHAR: Yılın ılık mevsimi
İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad.
İLKE: Temel alınan düşünce, kural
İLKGÜZ: Eylül ayı
İLKİM: İlk çocuğum anlamında
İLKİN: İlk çocuklar için kullanılan adlardan. Önce,öncelikle.
İLKNUR: İlk ışık
İLKYAZ: İlkbahar
İLMA: Parlatma. Belirleme,işaret etme.
İLSEL: İlle ilişkili, yurtla ilişkili
İLSU: Ülkenin suyu,bereketi.
İLTER: Yurdu koruyan, yurtsever.
İMER: Zengin,varlıklı.
İMGE: Düş, hayal, görüntü, tasarım
İMRAN: Evine bağlı, evcimen anlamında
İMREN: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği.
İNANÇ: İnanılan şey
İNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde
İNCİLAY: Parlama,ışıldama
İNCİNUR: İnci gibi ışıklı,parlak.
İPAR: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar,zarif.
İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti
İREN: Özgür, serbest
İRİS: Mitolojide Tanrıların elçisi
İSMİHAN: Hükümdar ismi
İYEM: Güzellik,iyilik.
İZEL: El izi anlamında
İZEM: Büyüklük, ululuk
İZGİ: Güzel, adaletli, zeki
İZLEM: İzlemek eylemi
İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında
J Harfi
JALE: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları
JALENUR: Parlayan,ışıldayan çiğ.
JANSET : Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi)
JANSELİ : Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi)
JASMİN: Yasemin
JEYAN: Kızan, kükreyen
JİNSAL: Çağ, yaş, dönem
JÜLİDE: Dağınık,karmakarışık.
K Harfi
KADER: Alınyazısı,yazgı. Talih.
KAİNAT: Var edilen şeylerin hepsi, yaratılanlar
KAMELYA: Pembe,kırmızı,beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi.
KAMER: 1. ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında
KAMİLE: Tam,eksiksiz. Kemale ermiş. Bilgin,bilgili.
KAMURAN: İstediğine ulaşmış,mutlu.
KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya'nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan
KARANFİL: Kokulu bir çiçek.
KARDELEN: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi
KARMEN: Parlak kırmızı.
KAYRA: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; Tanrıdan geldiğine inanılan iyilik; İhsan, lütuf
KERİME: Cömert. Ulu,büyük. Kız çocuk.
KEVSER: Cennette bulunduğuna inanılan su.
KIVANÇ: Sevinç
KIVILCIM: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası
KIZILTAN: Kızıl renk almış tan
KÖSEM: Sürünün önünden giden,yol gösteren koç. Cildi temiz,pürüzsüz.
KUĞU: Beyaz tüylü bir su kuşu
KUMRU: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş
KUMSAL: Kumla örtülü deniz kıyısı
KUTAY: Kutlu,uğurlu ay
KUTSAL: Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kimse
KUZEY: Bir yön
KÜBRA: Büyük, ulu; Büyük önerme
L Harfi
LAL: Parlak, koyu kırmızı renkte olan
LALE: Çan biçiminde bir çiçek
LALEHAN: Lalelerin sultanı.
LALEZAR: Lale yetiştirilen yer,lale bahçesi.
LAMİA: Parlayan, parlak.
LATİFE: Yumuşak,hoş,güzel,nazik. Güldüren güzel söz,şaka.
LEMA: Parıltı,parlayış.
LEMAN: Parlama,parıltı.
LEMİS: Dokunma,elleme.
LERZAN: Titreyen,titrek
LEYAN: Parlayan,parlayıcı. Konfor. Lüks hayat.
LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.
LEYLİFER: Gece ışığı
LİLA: Açık eflatun
LİNET: Sürgün.
M Harfi
MAHİRE: Hünerli,becerikli.
MAHPERİ: Güzeller güzeli.
MAİDE: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek, ziyafet
MANOLYA: Bir süs bitkisi
MARAL: Dişi geyik
MAVİSU: Deniz
MAYIS: Bir bahar ayı
MEBRUKE: Kutlu kadın ("mübarek kelimesinin dişisi")
MEDİHA: Övülen,beğenilen,sevilen kadın.
MEHİR: Ay parçası
MEHPARE: Ay parçası gibi güzel.
MEHTAP: Ay ışığı,dolunay.
MEHVEŞ: Ay gibi güzel kadın
MELDA: İnce ve taze bedenli
MELEK: Tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biri; Pek güzel, yumuşak huylu ve masum (mecazi)
MELİHA: Güzel,şirin,sevimli.
MELİKE: Kadın hükümdar,padişah eşi.
MELİS: Bal, bal arısı
MELİSA: Oğul otu
MELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yel
MENEKŞE: Mor beyaz renkli, kokulu, yuvarlak yapraklı bir çiçek
MERAL: Dişi geyik,ceylan.
MERCAN: deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türü
MERİÇ: Bulgaristan'dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırı boyunca akarak Enez yakınlarında Ege Denizi'ne dökülen ırmak
MERİH: Mars gezegeni
MERVE: Mekke'de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı
MERYEM: İsa peygamberin annesinin adı
MERZE: Mercan.
MEYYAL: Meyleden,aşırı istekli. Fazlaca eğilen. Eğik.
MISRA: Manzumenin satırlarından her biri,dizeler.
MİHRİBAN: Dost,sevgili,yarendeş. İyi yürekli,güler yüzlü.
MİHRİCAN: Dost,sevgili. Sonbahar.
MİHRİGÜL: Güler yüzlü,dost,sevecen,güzel.
MİHRİNAZ: Çok nazlı.
MİHRİNUR: Güldüğünde ışıklar saçan.
MİMOZA: Bir süs bitkisi
MİNA: Mine. Liman. Şişe,cam,billur. Şarap şişesi.
MİNE: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası; Şişe, cam, billur sırça
MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan
MİRCAN: Güneş gibi aydınlık.
MÜGE: İnci çiçeği
MÜJDE: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış
MÜJGAN: Kirpikler.
N Harfi
NADİDE: Az bulunur,görülmemiş. Çok değerli,eşsiz.
NADİRE: Az bulunan.
NAĞME: Güzel uyumlu ses, ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz
NAHİDE: Venüs gezegeni. Ergenlik çağında genç kız.
NARİN: İnce, ince yapılı, kibar
NAŞİDE: Şair,şiir okuyan ve yazan.
NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış
NAZAN: Cilve yapan,nazlanan,nazenin.
NAZER: Nazar
NAZGÜL: Gül kadar güzel olan,nazlı.
NAZLI(M): Naz yapan; İşveli(m), edalı(m)
NAZLIHAN: Naz yapan han anlamında
NECLA: Evlat,çocuk. Soylu.
NEFİSE: Çok güzel,değerli.
NEHAR: Gündüz anlamındadır
NEHİR: Akarsu, ırmak
NEHİRE: Gereğinden fazla.
NERGİS: Bir süs bitkisi
NERMİN: Yumuşak,narin,ince.
NESLİ: Soylu.
NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.
NESLİŞAH: Şah soyundan
NESRİN: Yaban gülü
NEŞE(M): Gönül açıklığı(m), sevinc(im)
NEŞVE: Keyif,neşe.
NEVA: Ses, ahenk; Güç, zenginlik, servet; Nasip; Türk müziğinde bir makam
NEVAL: Talih,kader,kısmet.
NEVADE: Torun anlamında
NEVBAHAR: İlkbahar, ilkyaz
NEVESER: Türk Müziğinde Dede Efendi'nin bulduğu bileşik bir makam
NEVGECE: Yeni yeni oluşan gece
NEVGÜL: Yeni açmış gül
NEVİD: Yeni, yepyeni
NEVRA: Beyaz çiçek. Işıklı olma,parlaklık.
NEVRES: Yeni yetişen.
NEYİR: Işıklı, aydınlık, parlak
NİGAR: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim
NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan,taze sürgün.
NİHAN: Saklanmış, gizli olan; Sır
NİL: Çivit. Mısır'da bir nehir
NİLAY: Işıklı mavi,ışıklı lacivert.
NİLGÜN: Lacivert renkli, çivit renginde
NİLÜFER: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi
NİRAN: Nurlar,aydınlıklar,ışıklar. Ateşler. Cehennem.
NİSA: Kadın,kadınlar.
NİSAN: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı
NUR: Aydınlık, parıltı, parlaklık
NURAN: Nurlu,ışıklı.
NURAY: Işık saçan.
NURCAN: Aydınlık insan.
NURFER: Işık veren,aydınlatan,ferahlatan.
NURGÜL: Nur+Gül
NURGÜN: Nur+Gün
NURPERİ: Bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan.
NURSAL: Işıksal ışıkla ilgili
NURSAY: Işık gibi say, ışık gibi bil anlamında
NURSELİ: Işık seli (yağmuru) anlamında
NURSEZA: Nura layık, ışığa, aydınlığa layık anlamında
NURTEN: Işık gibi duru tenli anlamında
NUTİYE:Gökyüzündeki en parlak yıldız
NÜKET: Nükte, zarif, güzel sözler
NÜKHET: Güzel koku
NÜKTE: İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz
O Harfi
OKSAL: Ok at; Oka ilişkin
OKŞAN: Sevil,şefkat gör.
OLCA: Ganimet,bolluk.
OLCAY: Mutlu, ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih
OLGAÇ: Bilgi ve görgüde olgunlaşan
OMAY: Gözde,sevilen,beğenilen.
ONGU: Sağlık,mutluluk.
ONGÜL: Ön ayak olmak; İlk gül
ORKİDE: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin ortak adı
OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel
OYLUM: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı
Ö Harfi
ÖDÜL: Armağan
ÖĞÜN: Kendini yücelt. Zaman. Kez,defa.
ÖĞÜT: Tavsiye.
ÖMÜR: Yaşama süresi,hayat.
ÖNAY: Yeni çıkmış ay
ÖNGÜL: Direnen,inatçı. Kılavuz. Öncü,teşvik eden.
ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan
ÖVGÜ: Övme, övmek için söylenen söz
ÖVGÜN: Övülmüş, övülen kişi
ÖVÜNÇ: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övünç,
ÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay
ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında
ÖZDE: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan
ÖZDEN: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili
ÖZEN: Büyük hassasiyet göstermek
ÖZGE: Yabancı. İyi,güzel. Cana yakın,şakacı. Yürekli,gözü pek
ÖZGEN: Başına buyruk. Rahat. Özü geniş. Kuzu kulağı otunun filizi
ÖZGÜL: Gerçek gül, benim gülüm anlamında
ÖZGÜR: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, koşula bağlı olmayan, başına buyruk, hür
ÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; Hasret
ÖZLEN: Görme isteği uyandır, kavuşma isteği ver, seni özlesinler
ÖZNİL: Nil gibi verimli.
ÖZNUR: Özü ışıklı,aydınlık.
ÖZSU: Besleyici su, besisuyu, bitkilerin dokularında bulunan su
ÖZÜN: Şiir. Hak edilmiş ün.
ÖZTEN: Güzel tenli.
P Harfi
PAMİRA: Orta Asya'da bir yayla
PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi
PARLA: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün sanın artsın; Güzel ol, güzel görünüşlü ol
PELİN: Acı ve güzel kokulu bir bitki
PELİNSU: Pelin+Su, hem pelin hem su anlamında
PERÇEM: Kahkül
PERİ: Cisimleri çok latif ve görünmez olan hoş yaratık; Güzel insan, güzel kimse
PERRAN: Uçan, uçucu
PERVİN: Ülker yıldızı
PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları
PEYDA: Belli, açık, ortaya çıkmak, oluşmak
PINAR: Büyük su kaynağı
PIRILTI: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık
R Harfi
RABİA: Dördüncü.
RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık,ışıltı.
RANA: İyi, güzel, yumuşak, hoş
RAVZA: Sulu, su yatağı yer; Bahçe
REBİA: Bahar.
RENAN: Çok ses çıkaran, çınlayan
RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel
REVAN: Yürüyen, giden; akan, akıp giden. Ruh,can.
REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen
REZZAN: Ağırbaşlı, onurlu
RİMA: Dişi ceylan yavrusu
ROSA: Gül rengi,pembe kırmızı arası bir renk.
RUHAN: Güzel kokulu
RUHSAR: Yanak, yüz, güzel yüz
RUHŞEN: Neşeli,canlı.
RUHUGÜL: Gül kadar temiz bir ruha sahip olan.
RUKİYE: Büyü,sihir.
RÜÇHAN: Üstünlük
RÜYA: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey, umut
S Harfi
SABA: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar. Türk müziğinde bir makam
SABAH: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler
SAHRA: Kır,ova,çöl
SALİHA: Yararlı,iyi,elverişli.
SANAL: Sanlı ol, ünlen
SANEM: Çok güzel kadın; Put
SARA: Halis, saf, katkısız
SARE: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk
SARGIN: Albenili, çekici, büyüleyici,yıldızı şirin, hoşa giden, sevimli, güzel
SAYE: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma
SAYGIN: Sayılan, sevilen
SAYIL: Her zaman saygı gör
SEBLA: Uzun kirpikli göz
SEÇİL: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen
SEÇKİN: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit
SEDA: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı
SEDEF: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, sert bir madde; Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş
SEDEN: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak
SEGAH: Doğu müziğinin makamlarından
SEHER: Tan ağartısı
SEL: Taşkın su
SELDA: Bir söğüt cinsi
SELEN: Haber, müjde
SELİN: Gür akan su
SELİNTİ: Ufak sel
SELİS: Akıcı söz
SELMA: Barış içinde,huzur,erinç.
SELMİN: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan
SELVA: Amerika'da Amazon, Afrika'da Nijer ırmakları gibi ekvator bölgesinde büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad.
SELVİ: İnce uzun ağaç
SEMA: Gökyüzü; Göç
SEMANUR: Nurlu gökyüzü
SEMEN: Yasemin çiçeği. Semizlik.
SEMİN: Değerli, pahalı; Semizlik
SEMİRAMİS: Babil'in Asma Bahçeleri'ni kurduran Asur kraliçesi
SEMRA: Esmer kadın.
SENA: Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik, yükseklik; Aydınlık; Bir ot adi
SENAHAN: Metheden, alkışlayan, öven
SENAR: Yar, aşık, seven insan
SENAY: Ay gibi güzelsin.
SENEM: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı; Arapça'da put; Arapça'da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel
SERA: Varlıklı olmak, zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer, toprak; Ok yapımında kullanılan bir ağaç
SERAP: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı
SERAY: Ay gibi güzel
SEREN: Gemi direği
SERMA: Kış soğuğu
SERPİL: Gelişmek,büyümek.
SERPİN: Yağmur
SERRA: Rahatlık,kolaylık
SERTAP (SERTAB): İnatçı anlamında
SEVAL: Severek al anlamında
SEVDA: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek
SEVDEM: Sevginin en son demi
SEVEN: Bir başkasına sevgi duyan
SEVGİ: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
SEVGÜL: Gül gibi sevilen.
SEVİL: Her zaman sevilen biri ol
SEVİM: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik
SEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku
SEVTAP: Tapılacak kadar çok sevilen.
SEYLAN: Sel, akma, akış
SEYYAL: Akıcı, akışkan
SEZEN: Hisseden, sezgili
SEZER: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar
SEZGİ: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği
SEZİN: Sezinleme işi, sezme. Duygulu,anlayışlı.
SILA: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak; Doğup büyüdüğü ve özlediği yer; Bahşiş, hediye; Bağ
SİBEL: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası (Fransızca "si belle": öylesine güzel anlamında)
SİM: Gümüş gibi parlak ve beyaz
SİMA: Yüz, çehre
SİMGE: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler
SİMİRNA: İzmir'in eski adı. Aynı zamanda Amazon savaşçılarının kraliçesinin adı.
SİNEM: Yüreğim, çok sevdiğim
SİTARE: Yıldız
SONEDA: Nazlı olmaması temenni edilen
SONGÜZ: Kasım ayının halk arasındaki adı
SONYAZ: Sonbahar
SU: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı
SUMRU: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi
SUNA: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği.
SURPERİ: Peri güzeli.
SUZAN: Yakan,yakıcı.
SÜHEYLA: Yumuşak ve iyi huylu,mütevazı kadın.
SÜNDÜS: Ham ipek,ipekli.
SÜSEN: Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek
T Harfi
TAÇNUR : Mutluluk
TAHİRE : Gündoğusundan esen rüzgar
TAİBE : Tövbe eden, pişmanlık duyan
TALHA : Güzellik
TALİA : Güzel, şirin
TALİHA : Rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi veya kötü durumlar hazırladığına inanılan doğa üstü güç, şans, felek
TAMAY : Dolunay, ayın on dördüncü
TANAY : Secde eden
TANSELİ : Şafak vakti gelen sel
TANSU : Göğüsle ilgili
TANYEL : Katıksız, arı - Seçilmiş
TANYELİ : Tan vakti esen rüzgar
TARA : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
TAYYİBE : 1.İyi davranış. 2.Yatıştırıcı, hoşa giden söz
TENAY : Uygun, yakışan - Yetkili olan - Dine uygun hareket eden
TENDÜ : Öz, asıl
TENNUR : Yüksek, ulu
TİJEN : Taç, taçlar
TİLBE : Put - Güzel kadın
TUBA : 1.Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç. 2.Güzellik, iyilik. 3.Rahat
TUĞÇE : Küçük tuğ
TULÜ : Doğuş, doğma (güneş için) anlamında
TÜLAY : Ayın ince ışığı
TÜLİN : Ayın çevresinde görülen ışık halkası
TÜNAY : Gece ve ay
TÜRKAN : 1.Kraliçe. 2.Güzel kız
TÜRKÜ : Yankı, ses
TÜRKAN : 1.Kraliçe. 2.Güzel kız
U Harfi
UBEYDE : Tanrının kölesi
UĞURGÜL : Uğurlu gül
UHDE : Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev.
ULYA : En yüce, en ulu, yüksek
UMAY : Devlet kuşu
UMUR : Görgü, deneyim
UZEL : Usta, becerikli
Ü Harfi
ÜLKÜ : Amaç, ideal
ÜMRAN : 1.Bayındırlık. 2.Uygarlık, medeniyet. 3.İlerleme, mutluluk, refah
ÜNZİLE : Gönderilmiş
ÜZGÜ : Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü, eziyet.
V Harfi
VAHİBE : Hibe eden, bağışlayan.
VAHİDE : Tek yalnızca bir tane.
VARİDE : Gelen, erişen - Söylenti
VEDİA : Korunması için bırakılan emanet
VERDA : Gül.
VİLDAN : Yeni doğmuş çocuklar
VİRA : Durmadan, aralıksız, sürekli.
Y Harfi
YAĞMUR : Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları.
YAPRAK : Bitkilerin solunumunu sağlayan, yeşil ve türlü biçimlerdeki ince bölüm
YAREN : Dost, arkadaş
YASEMİN : Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki
YAŞAM : Hayat
YELDA : 1.Uzun. 2.Yılın en uzun gecesi
YELİZ : Ferah yer, aydınlık, havadar
YEŞİM : Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş
YILDIZ : Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri.
YONCA : Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı
YUDUM : Bir içimlik sıvı
YÜKSEL : Başarı kazan, yücel
YUDUM : Bir içimlik sıvı
Z Harfi
ZEHRA : Çok beyaz, parlak yüzlü
ZEHRE : Çiçek.
ZELİHA : Züleyha, su perisi
ZENNAN : Kadınlar
ZENNUR : Zinnur, nurlu, ışıklı
ZEREN : Anlayışlı, kavrayışlı.
ZERİN : Altından ya da altına benzer olan.
ZERRİN : Altından yapılmış.
ZEYNEP : Süs, bezek.
ZİNNUR : Nurlu, ışıklı
ZİŞAN : Şanlı, şerefli - Bir tür lale
ZUHAL : Satürn gezegeninin adı.
ZULAL : Hafif, güzel, soğuk su.
ZÜBEYDE : Öz, asıl
ZÜHRE : Çoban yıldızı, venüs.
ZÜLAL : Saf, temiz, hafif tatlı su.
ZÜLEYHA : Su perisi - Hz.Yusuf'un karısı
ZÜMRA : Akıllı, çabuk kavrayan kadın.
ZÜMRÜT : Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|